Artemisa Gentileschi – Karanlık Dönemin Güçlü Kadını

Artemisia Gentileschi

Artemisa Gentileschi sanat tarihinin en güçlü kadın ressamları olmasının yanı sıra, karanlık atmosferiyle bilinen Barok Sanatın en önemli ressamlarından biridir.

Artemisia, ressam Orazio Gentileschi’nin kızıdır ve ilk fırça darbelerini babasından öğrenmiştir. Babası Orazio ise Barok dönemin en güçlü ressamı ve yaratıcısı sayılan Michelangelo Merisi da Caravaggio’nun etkisi altındadır.

Orazio ilk başlarda Maniyerist resmin etkisi altındaydı ancak o da dönemin çoğu sanatçısı gibi Caravaggio’nun yaptıklarını görünce maniyerist resimden uzaklaşarak Caravaggio’nun izinden gitmeye karar vermiştir.

Babası Orazio Gentileschi

Maniyerist resim dediğim ise Michelangelo Bunarotti’nin Sistina Şapeli duvar fresklerinde yaptığı resimler ile ortaya çıkmıştır. Yani Orazio Michelangelo Bounarotti’nin yaptığı bol ışıklı ve mavi renginin sıkça kullanıldığı, uçuşan ve idealize edilmiş figürleri bırakarak, bir diğer Michelangelo’nun Merisi da Caravaggio’nun karanlık Barok sanatının etkisi altına girmiştir diyebiliriz.

Orazio’nun, Caravaggio’dan etkilendiğini 1626’da yaptığı ‘Ud Çalan Kız’ adlı eserine bakarak rahatlıkla hissedebiliriz. Sırtı bize, yani izleyiciye dönük olan, sarı elbiseli genç bir kız görüyoruz. Bu kız bir masanın başında, elindeki udu akort ediyor.

Caravaggio’nun yaptığı gibi gerçekçi bir yaklaşım görüyoruz. Genç kız akort edebilmek ve çıkan sesleri iyi seçebilmek için kulağını uda doğru yaklaştırmış. Masada ise keman ve notaların yazılı olduğu kağıtlar duruyor.

Caravaggio’nun izinde

Orazio’nun Caravaggio etkisi altında kaldığının en güçlü kanıtlarından biri de Genova’da bulunduğu 1623 yılında yaptığı ‘Meryem’e Müjde’ adlı eserinde çok güçlü bir şekilde hissedilmektedir.

Özellikle Meryem ve Gabril meleğin bulunduğu kompozisyonun arkasında yer alan kırmızı perde Caravaggio’nun sıkça kullandığı bir uygulamaya göndermedir.   Doğal olarak bu etki Artemisia’nın resim sanatına da yansıyacaktır ve onun sanatı da Caravaggio’dan izler taşıyacaktır…

1600’de Kadın Ressam Olmak

1593’de doğan Artemisa’nın içinde bulunduğu dönem kadın ressamlara ilginin neredeyse hiç olmadığı bir dönemdir. Hatta o dönemlerde ‘Kadından ressam mı olur?’ diye  dolaşanların olduğunu da tahmin etmek zor değil.  Babası elbette destekçisiydi ancak koca bir dönemin algısına meydan okumak zorundaydı.

12 yaşında annesini kaybetmişti ve hayatının çoğunu babasının resim atölyesinde geçirmişti. Resim okullarına gitmek istiyordu ancak kızlar bu okullara kabul edilmiyorlardı.

Karanlık Sanatın Çıkış Noktası

1611 yılında ise babası Orazio, kızının gelişimini daha da ileri götürmesi için bir zamanlar birlikte çalıştığı ressam Agostino Tassi’den yardım istemişti. 19 yaşındaki Artemisia artık Tassi’nin atölyesinde çalışıyordu. Ancak burada hayatını ve sanatını ciddi şekilde etkileyecek bir olay yaşadı… Agostino Tassi, Cosimo Quoris adında bir arkadaşı ile birlikte Artemisa’ya tecavüz ettiler.

Ardından Tassi, Artemisia’ya onunla evleneceğine dair söz verir. Artemisa ona inanır ve ilişkileri bir süre daha devam eder. Ancak kısa bir süre sonra Tassi evlenmek istemediğini söyleyerek, Artemisia’yı terk eder.

Tassi ve Dava Süreci

Orazio ise Tassi’nin evlenmekten vazgeçtiğini duyunca onu kızına tecavüz ettiği için dava eder. Dava konusu sadece Tassi’nin kızına ettiği tecavüz değildir. Aynı zamanda Tassi’yi evlerinden bir tablo çalmak ile suçlamaktadır. 1612’de ise Mahkeme bir karar verir ve 5 yıllığına Tassi Roma’dan sürülür.

Bugün bu cezanın uygulanıp uygulanmadığına dair yeterli belge bulunmamaktadır.  Ancak Artemisia’da mahkeme de iffetli olmakla suçlanır. Bütün Roma Artemisia’nın bir kadın ressam olduğunu, ancak iffetli kadınların böyle bir iş yapabileceğini ve Artemisa’nın Tassi’yi baştan çıkardığını konuşuyordu.

Evliliği

Bütün bunların nasıl yaşandığını ve Artemisia’nın ne gibi iftiralara uğradığını tahmin etmek bugün bile zor değil. Bu yüzden babası acilen evlenmesi gerektiği söylemişti ve Artemisia’da bunu kabul etmek zorunda kalmıştı. Sonunda Piero Antonio Satiattesi ile evlendi.

Satiattesi de bir ressamdı ve Orazio’nun yakın çevresindendi. Yeni evlenen çift dedikodulardan uzaklaşmak için Roma’dan ayrılarak Floransa’nın yolunu tuttular.

Akademi

Artemisia bir yandan da eğitimine Floransa’da devam etmek istiyordu. Ayrıca Floransa’da kısa zamanda yeteneği ile Medici ailesinin dikkat çeken Artemisia artık zengin ve soylu insanlardan siparişler almaya başlamıştı. Karı koca ressamlar hem çalışıyor hem de Floransa Desen Akademisine girebilmek için hazırlık yapıyorlardı. Sonunda Artemisia bu akademiye kabul edilen ilk kadın oldu.

Hayatının geri kalan dönemlerinde ise Floransa ve Roma dışında Cenova ve Venedik’e giden sanatçı buralarda da büyük başarılar elde etti ve ardından Napoli’ye yerleşti. 1630 yılından itibaren Napoli’de yaşamaya başlayan sanatçı Napoli’de giderek ünlendi ve hayatının sonuna kadar burada kaldı.

Artemisia Gentileschi’nin yaptığı resimlerde güçlü kadın figürü en çarpıcı özellik olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle Judith ve Holofernes sahnesi sanatçının farklı açılardan sıkça tekrarladığı bir kompozisyondur.

Artemisia Gentileschi, Judith Holofernes’in Başını Keserken, 1611-1612, Tuval Üzerine Yağlı Boya, 159 cm x 126 cm, Museo Nazionale di Capodimonte, Napoli, İtalya.

Öncelikle bu kompozisyonun hikayesine bir göz atalım. Apokrif bir İncil’den alınan bu hikaye Asurluların, Yahudilerin yaşadığı toprakları yani Betulya’yı işgal etmesiyle başlar. Esaret altındaki Yahudiler, Asurlulardan kurtulmak istemektedirler.

Judith ise israiloğullarından genç, cesur ve güzel bir kadındır. Asur ordusunun komutanı Holofernes bu genç kadını görür ve çok beğenir. Bu yüzden de onun serbest dolaşmasına izin verir. Daha sonra da Holofernes bir ziyafet düzenleyeceğini söyler ve Judith’i Asur karargahına davet eder.

Artemisa Gentileschi

Judith ise Betulya’yı, şehrini kurtarmak için bir plan yapar. Holofernes’in ziyafette sarhoş olmasını bekler ve yardımcı Abra ile birlikte Holofernes’in çadırına girer. Daha sonra sızmış olan komutanı görür. Kılıcı da çadırın içinde öylece durmaktadır.

Kılıcı alır ve iki darbe ile kafasını gövdesinden ayırır.  Ardından hizmetçisi ile birlikte Holofernes’in kesik başını bir çuvala koyup Betulya’ya dönerler. Asurlular ise Holofernes’i çadırında kafasız bir şekilde bulunca panikleyip, Betulya’yı kuşatmaya son verirler.

Artemisia Gentileschi, Judith Holofernes’in Başını Keserken, 1612-1621, Tuval Üzerine Yağlı Boya, 199 cm x 162 cm, Uffizi Galerisi, Floransa, İtalya.

Bu sahnelerde tıpkı Caravaggio’nun yaptığı gibi Artemisa Gentileschi’nin de ‘anı’ yansıttığını görüyoruz. Artemisia bu Judith ve Holofernes sahnesini sıkça işlemiştir. Bu güçlü bir cinayet sahnesidir. Kadın figürleri bir erkek figürünün üzerine çullanmış, vahşi bir şekilde kafasını kesiyorlar.

Burada Judith, Holofernesin kafasını onun kendi kılıcı ile keserken, yardımcısının da adamı zapt etmek için nasıl yardım ettiğini görüyoruz.

Artemisa Gentileschi

İki kadın da çok karalı yüz ifadelerine sahipler. Bu da resmin gücünü arttıran önemli detaylardan biri. Ayrıca Caravaggio’nun  resimlerinde görmeye alışık olduğumuz güçlü bir gölge ışık oyunu sahneyi daha çarpıcı hale getiriyor ve figürlerin form bütünlüğünü bozuyor.

Yani hiç bir figür, bu ışık gölge yüzünden tam olarak gözükmüyor. Sadece gölgeler içinde debelenen figürlerin ışığa çıkan parçalarını görüyoruz. Artemisia’nın Judith figürünü ve bu sahneyi sıkça ele alması, yaşadığı tecavüzün psikolojik bir travması olarak yorumlanmıştır.

Artemisia Gentileschi, Judith ve Yardımcısı Holofernes’in Başı ile, 1625, Tuval Üzerine Yağlı Boya, 184 x 141 cm, Detroit Sanat Enstitüsü, ABD

Sıkça işlediği bu sahnelerin farklı bir versiyonunda ise ‘anı’ vermek yerine, olayın sonrasını gösterir. Ayrıca diğer resimlerde ışığın kaynağı belli değilken burada ışığın kaynağı mumdur. Judith elini mum ışığına uzattığı için, elinin gölgesi yüzüne vurmuş ve yüzü zar zor seçilmektedir. Ayrıca Artemisa’nın Judith figürünü yaparken kendi görüntüsünden esinlendiğine dair yorumlar vardır.

Artemisa Gentileschi

Söyleyeceklerim bu kadar. Sizlere kısaca Artemisia Gentileschi’yi ve sanatını anlatmaya çalıştım. Okuduğunuz için teşekkürler, sanatla kalın.

OKUMAYA DEVAM ET : Michelangelo Merisi da Caravaggio – Meryem’in Ölümü

Kaynaklar;

  • Nilüfer Öndin, Barok Resim ve Heykel Sanatı
  • Gombrich, Sanatın Öyküsü
  • Bedrettin Cömert, Mitoloji ve İkongrafi

Avatar
Celil Sadık, Pamukkale Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü mezunu, İletişim : celilsadk02@gmail.com , Twitter : @SanatnTarihi

1 Yorum

  1. Avatar

    İstqnbul

    20 Mart 2019 at 00:15

    Kısa ve öz harika

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir