Cecilia Gallerani Portresi / Kakımlı Kadın, Leonardo Da Vinci

Bugün hem Dünya Sanat Günü hem de Rönesans’ın en önemli sanatçılarından Leonardo Da Vinci’nin doğum günü. Bu yüzden sizlere ”Erminli Kadın” ya da ”Kakımlı Kadın” olarak bilinen eserinden bahsedeceğim.

Eser; 1489-1490 yılları arasına tarihlenir ve Da Vinci’nin dört kadın portresinden biridir. Pano üzerine yağlı boya olarak yapılmıştır ve günümüzde Polonya, Krakow’daki Czartoryski Müzesi’nde sergilenmektedir. Mona Lisa kadar ünlü olmasa da sıkça onunla kıyaslanan eserdeki kişi Cecilia Gallerani’dir. Cecilia’nın babası, Milano Dükü Ludovico Sforza’nın emrinde çalışan bir adamdı. Bu şekilde Ceilia, Ludovico Sfroza ile tanışmış olmalıdır.

Sforza’nın Cecilia’ya bir takıntısı olduğu kesin. Çünkü soylu ve asil bir aileden gelmeyen Cecilia’yı çok sevmiş ve metresi olmasını istemiştir. Cecilia’da nişanlanmak üzereyken, nişan atıp Sforza’ya gitmiş ve Milano Düküne bir de çocuk doğurmuştur. Cecilia ayrıca sanata olan merakı ile bilinmektedir. İyi bir eğitime sahiptir ve şiire çok meraklıdır. Sanırım bu özellikleriyle de bir sanat koruyucusu olan Sforza’nın dikkatini çekmeyi başarmıştır.  Ancak Sforza onunla evlenmemiş ve soylu bir kadın ile evlenmeyi tercih etmiştir.

Leonardo bu eseri muhtemelen Sforza’nın isteği üzerine yapmıştır. O sırada Cecilia 16 yaş civarındadır. Elinde bir kakım tutmakta ve sola doğru hafif tebessüm ederek bakmaktadır. Figürün vücudunun dörtte üçünü gördüğümüz ‘contrapposto’ tarzında bir portredir. Gövdesi bizim bakış açımıza göre sola başı ise sağa bakıyor.

Biz Cecilia’nın yüzünün sağ tarafını net bir şekilde görebiliyoruz. Sanki figür hareket ediyormuş gibi gözükmektedir. Zaten bu da Leonardo’nun resimlerinde sıkça karşılaştığımız bir durumdur. Onun resimlerinde oldukça canlı gözüken figürlerin bir ‘anını’ görürüz genellikle. Bu da sahnenin ve figürlerin gerçekliğini arttırmaktadır.

Cecilia sol taraftan kendisine doğru gelen birine bakıyor gibi ya da orada ilgisine çeken bir şey görmüş gibi bakmaktadır. Sanki başını az önce çevirmiştir. Cecilia’nın saçları ise ”coazone” modelindedir. Yani saç ikiye ayrılmış ve çenenin altında birleştirilmiş, geride de uzun bir örgü yapılmıştır. Başında ise sarı ve siyah bantlar ile sabitlenmiş bir tülbent bulunmaktadır. Boynunda gördüğümüz boncuklu siyah kolye ise Cecilia’nın bembeyaz teni ile bir zıtlık oluşturmakta, aynı zamanda figüre estetik bir görüntü kazandırmaktadır.

Resimde en önemli detaylardan biri de kesinlikle Cecilia’nın kucağında bulunan kakım ya da diğer adıyla ermin’dir… Bu dönemlerde kakımlar evcil hayvan olarak besleniyordu. Ama tabi herkes tarafından değil, sadece soylular tarafından. Bu yüzden bu hayvan soyluluğun da bir sembolü olarak kullanılmıştır. Aslında kakımların bazı özellikleri, onların soylular tarafından sevilmesine yol açmıştır. Mesela bir kakım, bir avcıdan ya da başka bir şeyden kaçarken ölmek pahasına çamurlu ve pis deliklere girmez. İşte bu nedenle kakımlar; asillik, temizlik ve saflık sembolü haline gelmişlerdir.

Ancak ne yazık ki sadece canlıyken değil ölüyken de oldukça değerlidirler. Dönemin soylu kadınları da kakım kürkünü oldukça sevmektedirler. Ayrıca Ludovico Sforza ”Order of the Ermine” yani ”Kakım Tarikatı” adlı bir şövalye birliğinin üyesidir.  Son olarak da kakımlar doğum ve hamilelik sembolüdürler. Bu yüzden Cecilia’nın resim yapıldığı dönemde şefkatli bir şekilde tıpkı bebek tutar gibi kucağında tuttuğu kakımın, bebeği ya da hamileliği sembolize ettiği düşünülmektedir.

Eserin teknik açıdan en önemli özelliklerinden biri de Mona Lisa’da da kullandığı Sfumato tekniğidir. Keskin hatları yumuşak hale getirmek için yaptığı bu bu uygulama ile resimde sisli ve puslu mistik bir atmosfer yakalamayı başarır. Ayrıca resmin arka planı bir restorasyon sırasında siyaha boyanmıştır.

Eserin sol üst köşesinde ise ”LA BELE FERONİERE LEONARDO DA VİNCİ” yazmaktadır. Bu yazı zamanında ufak bir karışıklığa da neden olmuştur. Resm Ludovico’nun bir diğer metresi olan Lucrezia Crivelli’nin portresi sanılmış ancak daha sonra bu resmin ”LA BELLE FERRONİERE” olduğu anlaşılmaktadır.

Söyleyeceklerim bu kadar, dünya sanat gününüz kutlu olsun, ayrıca bugün doğan Leonardo Da Vinci’nin de doğum günü kutlu olsun. Okuduğunuz için teşekkürler, sanatla kalın…

 

Avatar
Celil Sadık, Pamukkale Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü mezunu, İletişim : celilsadk02@gmail.com , Twitter : @SanatnTarihi

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir