Dada Hareketi – Muhalif Sanat (Dadaizm)

- Okuma süresi: 4 dk, 40 sn

Dada hareketi, 1916 yılında İsviçre’de ünlü düşünür ve şair Hugo Ball tarafından ‘Voltaire Cabaret’ adıyla ortaya çıkmıştır. I.Dünya Savaşı’nın yarattığı çöküntü Dada Hareketini bir araya getirmiştir. Dadacılar Zürih, New York, Paris, Köln ve Berlin’de küçük gruplar oluşturmuşlardır. Dada hareketinde sistem eleştirisi ön plandadır.

1918 tarihli Dada Manifestosunu kaleme alan Tristan Tzara’ya göre Dada, ‘ Bir protestodur; yıkıcı bir eylemdir. Mantığın yerle bir edilmesidir; işte Dada budur. Belleğin, arkeolojinin geleneğin yıkımıdır. Dada, özgürlüktür.

Çarpışan renklerin, zıtların birliğinin, grotesk şeylerin, tutarsızlıkların ifadesi, kısaca yaşamın kendisidir…’ Tristan Tzara Dada manifestosunda Dada hareketinin bir bağımsızlık ve topluma güvensizlik gereksiniminden doğduğunu söyler.

Dada Hareketi – Sanat Anlayışı ve Sanatçıları

‘ Ödevleri toplumun tümünü yeniden biçimlendirmek ve doğayı insanın hizmetine sokacak yeni yöntemler getirmek olan güçlü, genç, diri sınıflar gerçekçiliğe yönelirler…’ (A.Lunaçarski – Sanatta Sosyalist Gerçeklik s. 61 )

Lunaçarski bu sözünde sanatın topluma yön vermesi ve toplumu yeniden biçimlendirmenin gerekliliğinden bahseder. Bu gereklilik Dada hareketinde de söz konusudur. Nitekim Dada sanatta karşı olma düşüncesini benimsemektedir. Karşı duruş yeni bir gerçeklik anlayışını beraberinde getirir.

Tabi ki Lunaçarski’nin sosyalist gerçekliği gibi sürekli değişimi savunan bir gerçeklik algısı değildir fakat geleneklere direnen ve kuralları yıkan bir gerçekliktir. Dolayısıyla karşı karşıya kaldığı otoriteye karşı mücadeleci bir sanat anlayışı benimsemeleri sanata yeniden biçim kazandırmıştır.

Dada hareketi savunucuları yeni bir gerçekliğin peşinde olmuşlardır. Sanatçıları belli bir üslup olmaksızın sosyal ve kültürel anlamda kabul görülmüş düzeni yıkmak amacında olmuşlardır. Bu doğrultuda yeni sanat değerleri ve yeni anlatımlar oluşturmuşlardır.

Marcel Duchamp

Dada sanatçıları arasında yer alan Marcel Duchamp, sanat yapıtı ile gündelik nesneler arasındaki ayrımı ortadan kaldırmaya yönelik, var olan geleneksel kalıpları kabul etmeyen, deneysel ve araştırmacı bir sistem yaratmıştır.

İlk hazır-yapımı bir bisiklet tekerleği ve bir tabure olmak üzere iki nesneden oluşan ‘Bicycle Wheel’ adlı çalışmadır.

Duchamp, gündelik hayattan nesneler kullanarak onlara yeni bir anlam kazandırır. 1917 tarihli ‘Çeşme’ adlı çalışması bu nesnelerden biridir. Porselen bir pisuvar olan Çeşme, Richard Mutt takma adıyla imzalanmıştır.

dadaizm

MARCEL DUCHAMP-ÇEŞME

Kimileri tarafından ahlaksızlık kimileri tarafından da basit bir tesisat nesnesi olarak görülmüştür. Tartışma yaratan diğer bir eseri ise bıyık ve sakal çizdiği Leonardo Da Vinci’nin tablosu Mona Lisa’nın ‘L.H.O.O.Q.’ adını verdiği reprodüksiyonudur.

dada hareketi

MARCEL DUCHAMP- L.H.O.O.Q.

Kurt Schwitters

Dada hareketi sanatçılarından Kurt Schwitters’ın da ‘Sanatçının kurguladığı her şey sanattır’ sözünden bu sanatçıların savunucularına göre eserin biçim, konu ve işleyiş bakımından bir öneminin olmadığı çıkarımını yapabiliriz.

KURT SCHWITTERS-THE MERZ BARN

Kurt Schwitters etiket, kırık tahta parçaları, biletler gibi atık malzemelerden kolajlar ve konstrüksiyonlar oluşturmuştur. Çalışmalarına ‘Merz’ adını vermiştir.

 

Hans Arp

Rastlantısallığa ve doğaçlamaya önem veren Dada sanatçıları arasında Hans Arp da yer almaktadır. ‘ Rastlantısallık Yasalarına Göre Düzenlenmiş Dikdörtgenler’ kolaj ve asamblaj gibi tekniklere örnek eserlerindendir.

dadaizm

Hans Arp

‘ Bu sanatçılar kuşkusuz çocuklara benzemeye özeniyorlardı ve büyük S harfi ile yazılan Sanat’ın tumturaklı görkemliliğini alaya alıyorlardı.’ ( E. H. GOMBRICH- Sanatın Öyküsü s.601 )

Dada hareketi sanatçıları sanatta sınırları ortadan kaldırmış, sıradan bir nesneyi doğrudan sanat yapıtı olarak sunmuş ve geleneksel estetiğe karşı başkaldırmıştır. Kübizmle sanata giren kolaj, asamblaj, montaj gibi teknikler bu sanatta daha ileri boyuta taşınmıştır ve objenin kullanım alanı genişletilmiştir.

Malzeme farklılık göstermiştir. Bu malzemeler seri üretilmiş endüstriyel nesnelerdir. Tristan Tzara ‘Mantık bir beladır’ diyerek bu avangard hareketin toplum tarafından kabul gören bütün normların şaçmalıklarını reddettiğini iğneleyici olarak gözler önüne serer.

1960′ lardan sonra Dada hareketi yeni oluşumların yönünü belirlemede yardımcı ve etkili olmuştur. Daha özgürlükçü, sıradan, halkın içinden ve otoriteye karşı mücadele eden muhalif sanatlar doğmaya başlamıştır.

İLGİLİ: Konstrüktivizm Sanat Akımı ve Temsilcileri

Kaynaklar:

AHU ANTMEN- Sanatçılardan Yazılar ve Açıklamarla 20. Yüzyıl Batı Sanatında Akımlar

E. H. GOMBRICH- Sanatın Öyküsü

DAVID HOPKINS- Dada ve Gerçeküstücülük

KOLEKTİF ( A. LUNAÇARSKI)- Sanatta Sosyalist Gerçekçilik

TOBY CLARK- Sanat ve Propaganda

TRISTAN TZARA- Dada Manifestoları & Diğer Metinler

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Sanat Tarihi bölümü mezunu, iletişim: mirpayasli93@gmail.com

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir