Davut Heykeli – Donatello, Michelangelo ve Bernini

- Okuma süresi: 10 dk, 18 sn

Davut ve Golyat

Davut ve Golyat hikayesi Tevrat, İncil ve Kuran’ı Kerim‘de bahsi geçen bir hikayedir.

Davut peygamber Kudüs’te doğar. İsrail’in en büyük kralıdır. Kendisine 4 kutsal kitaptan biri olan Zebur indirilmiştir. Süleyman peygamberin de babasıdır.

Hikaye, İsrailoğulları ve Filistinlilerin savaşı esnasında gerçekleşir. Golyat kimilerine göre 3 metre boyu olan Filistinli savaşçı bir dev iken Davut, o sıralar ergen bir çocuktur. Çoban olarak yetiştirilmiş olan Davut, savaş esnasında cepheye yiyecek ve teçhizat taşımakla görevlidir.

Hikayeye göre İsrail’in ilk kralı olan Saul, Golyat’ı öldürene kızını vereceğini ve o kişiyi zengin edeceğini söyler. Davut, Golyat’ın kim olduğunu öğrenince Kral Saul’un karşına çıkar ve Golyat ile dövüşmek istediğini söyler. Saul, Davut’un henüz genç olduğunu ve bu işi yapamayacağını söyleyerek onu reddeder.

Ancak Davut Saul’a, sürüsünü otlatırken bir aslan veya bir ayıyla karşılaştığı zaman onları “çenesindeki kıldan tutup” öldürdüğünü anlatır. Bunun üzerine Saul Davut’un dövüşmesine izin verir.

Davut heykeli

Caravaggio’nun Davut ve Goliat isimli tabloların biri

Kral, Davut’a kendi zırhını giydirir ve başına takması için tunçtan bir miğfer verir. Zırh ve miğfer Davut’a ağır gelir, bu kıyafetlerin içinde rahat hareket edemez. Bu yüzden üzerinde ne var ne yoksa hemen çıkarıp eline bir sapan ve beş tane çakıl taşı alır, ardından yola çıkar.

Golyat ile karşı karşıya gelen Davut, düşmanının en hassas noktasına, alnının tam ortasına kalın bir miğfer giydiğini görür. Bunun üzerine ordunun kalkanları ile güneş ısısını Golyat’ın miğferine yansıtır. Miğferi ısınan Golyat, çareyi onu çıkarmakta bulur.

Tam bu esnada Davut sapanı ile Golyat’ın alnının ortasını hedef alarak onu vurur ve yere indirir. Yere düşen Golyat’ın kılıcını alan Davut, düşmanın başını ve gövdesini birbirinden ayırır. Golyat’ın kellesini de Kral Saul’a götürür. Hikayenin ana teması tanrının gücüyle her şeyin yapılabileceğidir.

Bu savaş, Kuran’da Bakara Suresi 249-251. ayetlerinde anlatılır. Hikaye, geçmişte olduğu gibi günümüzde de sanat eserlerine konu olmaktadır.

Rönesans Heykel Sanatı

Rönesans sanatçıları insan vücuduna ilgi duymuş, Klasik Yunan ve Roma heykellerinin formlarını yeniden ele alarak gerçekçi gözlemlere yer vermişlerdir.

Bu dönemin heykel konuları temele indirgendiğinde; İncil ve Tevrat’tan alınan sahneler, mitolojik olay ve varlıklar ile süvarilerdir.

Rönesans heykelinde kusursuz form, denge, zarafet ve orantı önemlidir. Genel olarak kullanılan malzeme ise tunç, mermer ve ahşaptır.

Lorenzo Ghiberti, Donatello, Michelangelo, Andrea Del Verrocchio rönesans heykelinin en önemli isimleridir.

Donatello ve Davut Heykelleri

Erken Rönesans’ın en etkili heykelcisi olan Donatello, Davut ve Golyat hikayesini iki farklı şekilde ele almıştır. Donatello’nun ilk Davut heykeli giysiler içinde görülmektedir.

Yapımına 1408 yılında başlanan heykel, mermerden oyulmuştur. Oldukça geleneksel bir anlatımı olan heykelde Davut, zafer kazandığının bir göstergesi olarak Golyat’ın başını ayaklarının altına almıştır. Elinde hiçbir savaş aleti görülmez, sol elini zafer kazanmış olmanın rahatlığı ile beline koymuştur.

Davut heykeli

İnsan ölçülerine uygun olarak yapılmıştır. Boyu 1 metre 91 santimetredir. Heykele 1416 yılına kadar bir yer bulamamış olup Floransa yönetimi 1416 yılında Palazo Vechio’da yani şehrin idari binasında sergilenmesine karar verir. Böylece Davut, şehir için politik bir anlam kazanmış olur.

Donatello’nun ikinci Davut heykeli ise Rönesans döneminin ilk büyük boyutlu çıplak heykeli olması nedeniyle önemlidir. Bu heykel ideal güzelliğin bir temsilidir. 1440’larda Medici ailesi tarafından Donatello’ya sipariş edilmiştir. Davut, süslemeci anlayış ve zarafet açısından bir ölçüde Gotik üslupla da ilişkilidir.

Davut heykeli

İlk heykelde görmüş olduğumuz hikaye burada da aynı şekilde ele alınmıştır. Golyat’ın kafasını kesen Davut’un ayağı yerdeki devin üzerindedir. Ayaklarının altında ise defne yapraklarından yapılmış bir çelenk vardır. Bu çelenk, zafer ile ilişkilidir.

Davut heykeli

Davut’un ayakları altındaki Golyat’ın başı

Boyu 1 metre 58 santim, malzemesi bronzdur. Bu bronz heykel, 15. yüzyıl heykel sanatında hem antik Yunan, hem de Roma heykelinden yararlanıldığının bir göstergesi olabilir.

Vücudu tamamen çıplak olan heykelin ayaklarında bir çift çizme başında da kenarlıklı ve çiçekli bir şapka bulunmaktadır. İlk heykelin aksine burada Davut’un saçları uzundur ve omuzlarına dökülmüştür.

Yine ilk heykelden farklı olarak elinde kılıç tuttuğunu görürüz. Bir elinde kılıç olan heykelin diğer eli belinde konumlandırılmıştır.

Bu duruş ona “feminen” bir görünüş kazandırır. Öyle ki Davut’un bakışları bile feminen ve flörtöz olarak yorumlanabilir. Yumuşak ve kadınsı biçimlidir. Yüz ifadesinden düşmanını alt etmenin vermiş olduğu rahatlık hissi okunmaktadır.

Davut heykeli

Donatello’nun Davut heykelleri

En küçük ayrıntısına kadar gerçekçi bir anlatımı vardır. Davut’un duruşu ve oranları onun iç huzurunu ortaya koyar. Donatello’nun yaptığı bu iki Davut heykeli, Floransa’da National Museum of Bargello‘da sergilenmektedir.

Michelangelo’nun Davut Heykeli

Rönesans’ın en bilinen sanatçılarından biri olan Michelangelo, ressam, heykeltıraş, mimar ve şairdir. Davut heykeli onun en meşhur eseridir. Bu heykel Rönesans’ın en üst noktası olarak kabul edilir.

Eser, 1501-1504 tarihleri arasında yapılmıştır. Michelangelo bu devasa eserini yapmaya başladığında ise yalnızca 26 yaşındadır.

Heykel kaidesiyle birlikte 4,34 x 5,14 ölçülerine sahiptir. Floransa Katedrali için verilen peygamber heykellerinden biridir ancak yapıldıktan sonra Palazzo della Signoria civarında bir meydana yerleştirilmiştir. Daha sonra buradan da kaldırılan heykelin bugün meydandaki yerinde bir kopyası bulunmaktadır.

Diğer Davut heykellerinden farklı olarak bu eserde Golyat’ı görmeyiz. Kaşları çatık, boynu gergin, suratı asık ve damarları belli olan Davut, bu haliyle Golyat ile savaşmaya karar verdiği anki halini bize yansıtmaktadır. Kararlı ve kendinden emindir.

Davut heykeli

Michelangelo – David, detay

Sol elinde sapan sağ elinde ise taş vardır. Vücut ağırlığını sağ bacağı taşırken sol bacak tamamen serbest bir duruş içindedir. Heykelin başı ve üst gövdesi alt vücuduna oranla daha büyüktür.

Bunun sebebi kimilerine göre maniyerist anlatıma dayansa da kabul görülen açıklama heykelin bir kilise cephesine veya yüksek bir kaidenin üzerine oturtulma amacıyla hazırlanmış olması ve bu şekilde bir açıdan bakıldığında oranların doğru görülecek olmasıdır. Vücudu baktığı yere doğru dönük olan Davut her an harekete geçecekmiş gibi durmaktadır.

Davut heykeli

İlk sanat tarihçisi olarak nitelendirilen sanatçı Giorgio Vasari, Michalengelo’nun Davut’unu anlatırken; “Kesinlikle Michelangelo’nun Davut’unu gören kimsenin, sağ ya da ölü hiçbir heykeltıraşın hiçbir yapıtını görmeye ihtiyacı yoktur.” der ve devam eder “hiç kuşkusuz bu figür, eski ya da yeni, Yunan ya da Roma yapımı bütün öbür heykelleri gölgede bıraktı.”

Yine Vasari’den öğrendiğimize göre, Simone da Fiesole adlı bir sanatçı Davut’un yontulacağı mermeri yontmaya başlar ve mermeri çatlatır. Bu yüzden Michelangelo’nun heykel üzerinde çalışması zorlaşır ve Simone da Fiesole’in keski izleri Davut’un üzerinde kalır.

Davut heykeli, Michelangelo’nun anatomi bilgisinin de ne kadar iyi olduğunu gözler önüne serer.

Davut heykeli

Michalengo – David, detay

Davut Heykeli ve Saldırılar

Heykele ilk saldırı toplum önüne çıktığı ilk yıl gerçekleşmiş olup bu saldırıda çok zarar görmemiştir. İkinci saldırı 1527’de politik protestolar esnasında gerçekleşir. Saldırı sonucu Davut’un sol kolu 3 parçaya ayrılmıştır.

Davut heykeli  14 Eylül 1991’de sergilendiği müzede de saldırıya uğramıştır. Piero Cannata adlı bir İtalyan, yanında getirdiği küçük bir çekiçle Davut’un sol ayak parmaklarına zarar vermiştir.

Davut heykeli

Piero Cannata’ın zarar verdiği sol ayak parmakları

Salgırganın savunması ise oldukça ilginçtir; “Bunu yapmamı Paolo Veronese’nin Güzel Nani’si istedi.” Piero Cannata’nın bahsettiği Paolo Veronese, Venedikli bir ressamdır ve Michelangelo ile aynı dönemde yaşamıştır. Güzel Nani ise ressamın ”The Beautiful Nani” isimli tablosudur.

Bu anıtsal eser ilk olarak Palazzo della Signoria’nın tam önündeki Piazza Signoria’ya yerleştirilmiş ve burada 400 yıl kadar durmuştur. Ancak sonraki yıllarda zarar görmesini engellemek amacıyla taşınmıştır. Heykeli taşımak için özel bir araç yapılmıştır.

Michelangelo’nun Davut heykeli bugün Floransa’daki Galleria Dell’accademia‘ da sergilenmekte ve her yıl yaklaşık 8 milyon ziyaretçiyi kendine hayran bırakmaktadır.

Barok Dönem Heykel Sanatı

Rönesans üslubundan ayrı ve hatta ona tümüyle karşıt bir sanat üslubu olan Barok, Rönesans’dan farklı, tamamen yeni bir anlatım biçimini benimser. Barok heykelinde figürler hareketli ve coşkuludur. Elbise kıvrımları, jest ve ifadelerde aşırılık vardır. Işık ve gölgeden yararlanarak heykellere derinlik kazandırılır. Barok heykelinde vücut ölçüleri aslına uygundur.

Şehir meydanlarına, saray bahçelerine, kiliselere heykeller yapılmış, büyük çeşme ve havuzlara da heykeller yerleştirilmiştir.

Dönemin en büyük sanatçısı ise 1598-1680 yıllarında yaşayan heykeltıraş ve mimar Lorenzo Bernini’dir.

Bernini’nin Davut Heykeli

1598 yılında Napoli’de doğan Bernini, Barok dönemin en önemli heykeltıraşı ve mimarıdır. O, heykel sanatının gelişmesinde yeni yollar açmış büyük bir sanatçıdır.

Bernini burada diğer Davut heykellerinden farklı olarak hikayedeki savaş anını canlandırmıştır. Tabiri caizse gergin bir ok gibi duran figür, düşmanını görmüş ve ona karşı hamlesini yapmak için harekete geçmiştir.

Davut heykeli

Golyat esere dahil edilmemiştir. Heykelin hatları çok belirgindir. Davut çıplak olarak değil üzerini örten yoğun bir kumaş parçasının içindedir. Vücudu esnek bir halde, düşmanına doğru dönmüştür. Bernini’nin teknik anlamdaki başarısının yanı sıra, eseri ölümsüz kılan en önemli özellik, Tevrat’da bahsi geçen detayların heykele aktarımıdır. Davut’un boynunda asılı olan çoban kesesi ve sağ elinde tuttuğu sapan  buna güzel bir örnek oluşturmaktadır.

Heykelin yüz ifadesi oldukça sert ve abartılıdır. Aslında Bernini’nin bütün heykellerinde bu abartıyı görürüz. Heykeller duygu durumlarını abartılı bir biçimde sergilerler. Sanatçı bu şekilde insan psikolojisini heykellerine yansıtır.

Davut heykeli

Bernini’nin Davut heykeli yalnızca fiziksel bir zaferin değil psikolojik bir zaferin de tasviridir. Kaşları çatık, dudaklarını ısıran bu Davut mutlak zaferi hedeflediğini bize açıkça belli eder. Işık ve gölge kullanımı konusunda ustalığıyla bilinen Bernini, bu eserinde de ışık ve gölge yardımıyla anlatılan hikayeyi daha etkili kılmıştır.

Heykel günümüzde Roma’da bulunan Galleria Borghese’de sergilenmektedir.

Not: Davut ve Golyat isimleri “Davud, David, Goliat, Calüt, Golyad” şeklinde de yazılır.

Yararlanılan Kaynaklar;

  • Bedrettin Cömert – Mitoloji ve İkonografi
  • Giorgio Vasari – Sanatçıların Hayat Hikayeleri
  • Art Book – Michelangelo
  • NTV – Sanat

[Toplam:12    Ortalama:4.8/5]
Kübra Nur Kalkan, Hacettepe Üniversitesi'nde Sanat Tarihi Bölümü okuyor, İletişim : knurkalkan@outlook.com

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir