Diyarbakır Kale Camii – Surdan Yükselen Minare

diyarbakır kale camii

Diyarbakır Kale Camii ya da diğer adıyla Hz. Süleyman Camisi, Diyarbakır iç kalesinin içinde yer almaktadır. Sarp bir kayalık olan Fis Kayası üzerine inşa edilen yapı, İnaloğulları vezirlerinden Cemalüddevle ünvanıyla anılan Nisanoğlu Kemaleddin Ebu’l Kasım Ali tarafından 1160 yılında yaptırılmıştır.

Mimarı ve sanatkarı bilinmemekle birlikte Nisanoğlu yapılarında adı geçen Hibetullah el-Gürgani’nin bu yapıda çalışmış olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca İslam fethi sırasında şehit düşen Halid bin Velid ve beraberindeki sahabelerin yapıya bitişik inşa edilen türbeye defnedildiği söylenmektedir.


Eğimli arazi üzerindeki yapı, farklı dönemlerdeki yapılarla bir yapı topluluğu haline gelmiştir. Batısında namazgah, bir çeşme ve Sahabeler Türbesi; kuzeyinde de bir türbe ve çeşmeye yer verilmiştir.

Hemen her dönemde onarım geçirmiştir. En son onarım 1991-1992 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılmıştır. Tamamına yakın kısmı günümüze ulaşabilmiş kalelerin başında yer almaktadır. Bugün sağlam ve ibadete açıktır.

Diyarbakır Kale Camii Kitabeleri

Diyarbakır Kale Camii – İnşa ve Onarım Kitabeleri

  • Minarenin doğu yüzündeki inşa kitabesi,
  • Harimin giriş kısmında mihraplarda bulunan kitabeler,
  • Minarenin güney yüzünde,
  • Caminin doğu cephesindeki pencere üzerindeki kitabe,
  • Ana giriş kapısı üzerindeki kitabe,
  • Doğu cephede ek yapının içinde bir kısmı bugüne kalan ve bu yüzden okunamayan kitabe,
  • Batı cephenin güney tarafında bir diğer okunamayan kitabe

Minarenin güney yüzünde ve giriş birimindeki payeler üzerinde yer alan niş içlerindeki kitabeler Ebu’l Kasım Ali’ye aittir.

Diyarbakır Kale Camii Planı

Diyarbakır Kale Camii kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen bir alana oturur ancak kalenin şeklini arazinin doğal yapısı şekillendirmiştir. Bu nedenle eğimli arazide bulunan yapıyı desteklemek adına güney cephenin iki yanına dikdörtgen biçimli payandalar yerleştirilmiştir.

Mihraba paralel üç sahından oluşan yapıdan toplamda üç mihrap nişi bulunmaktadır. Bunlardan biri mihrap duvarının ortasında diğer ikisi ise girişteki sahında yer alan payandaların içine yapılan nişli düzenleme şeklindedir. Düz damla kapatılan yapının saçakları kenarlardan yüksek tutulmuştur. Kuzeydoğu köşesinde minare, batı cephede ise türbe yer alır.

Enine üç sahına ayrılan yapının giriş sahını diğer iki sahının yarısı kadardır. Sivri kemerlerle sahınlar birbirinden ayrılmıştır. Girişte yer alan sahında bulunan payelerin kuzey yüzüne birer mihrap nişi yerleştirilmiştir. Mahfil, doğu duvarın kuzey köşesindedir.

Minare

Kare tabanlı ve kare gövdeli minarenin yüzeyi dört silme ile beş bölüme ayrılmıştır. Gövdenin üst bölümünden dört yöne açılan pencereler mevcuttur.

Petek kısmı silindiri olan minare külah ve alemle son bulur. Minareye çıkış kapısı harimdendir. Ayrıca minarenin zamanında gözetlemeye yaradığı ve kalevari görüntüsünden ötürü yapıya ismini verdiği düşünülmektedir.

Dış Cephe

Cephede düzgün kesme taş, süslemelerde ise bazalt ve kalker üzerine sgrafitto tekniği kullanılmıştır. Mihrabın tam arkasındaki duvarda yani güney dış cephede üçgen, çıkıntıya benzer bir düzenleme görülür.

Yine güney cephenin alt ve üst bölümlerinde ikişerden dört pencere vardır. Altta bulunan pencereler dikdörtgen üstte yer alan pencereler ise sivri kemerlidir. Sivri kemer düzenlemesine sahip pencere kemerleri beyaz ve kahverengi taşlarla süslenmiştir.

İLGİLİ: Yeşil Cami – İznik’te Osmanlı Mimarisi

İç Mekan

Kıble duvarının ortasında bulunan mihrap dikdörtgen çerçeve içine alınmış ve bu çerçevenin içi belli belirsiz içeri çekilen üç dilimli bir kemer ile kuşatılmıştır.

Nişin iki yanından yarıya kadar yükselen sütünceler, düz yivli ve silindirik gövdelidir. Mukarnaslı kavsaraya sahip olan bu mihrap nişi oldukça sadedir.

Girişteki sahında yer alan mihrap nişlerini ise kaval silmeler sınırlandırır. Yarım daire planlı nişin kavsarası yuvarlak kemer içerisindedir. Kemer içi dilim oluşturacak şekilde kaval silmelerle bezenmiştir.

Her iki nişte de ikişer satırlık kitabeler yer alır.Bu kitabelerin hemen üzerleri sanki kemerli bir düzenleme oluşturmuş ve içerisine de gülbezek motifi yerleştirilmiştir. Solda yer alan mihrap nişinin gövdesine kandil motifi işlenmiştir.

 

Kaynakça;

Orhan Cezmi Tuncer, Diyarbakır Camileri

Gülsen Baş, Diyarbakır’daki İslam Dönemi Mimari Yapılarında Süsleme

Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemi Uygarlığı

Toplam Puan!
Oy verin!
Teşekkürler!

Sena Gazan
Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir