II. Bayezid Şifahane Külliyesi - Edirne | Tarihli Sanat

II. Bayezid Şifahane Külliyesi – Edirne

- Okuma süresi: 3 dk, 56 sn

Edirne II. Bayezid Şifahane Külliyesi, II. Bayezid zamanında 1484-1488 yılları arasında Mimar Hayrettin tarafından bir yapı topluluğu olarak planlanmıştır.

15. yy’ın en büyük dini-sosyal yapılarından biri olan yapılar topluluğu bünyesinde cami, imaret, şifahane, bimarhane, medrese, hamam, mutfak ve erzak depolarını barındırıyor.

Cami birimini desteksiz tek bir kubbe örter. Merkezi kubbeye geçişte en önemli yapılardan birisidir. Cami, külliyeye hizmet vermek için yapılmıştır ve asıl yapı şifahanedir. Tamamıyla kesme taştan yapılan yapı tüm silüeti vurgulayacak şekilde yüksek olarak tasarlanmıştır. Birimler birbirinden ayrı tutulmuş sadece birbiri arasında geçiş sağlanmıştır. Yapı topluluğu, klasik dönem yapılarına hazırlık teşkil eder.

II. Bayezid Cami

Sivri kemerli ve iki renkli taştan oluşturulmuş her bir birimi kubbe ile örtülmüş revaklı  avluya sahiptir. Caminin kuzeyinde yer alan revaklı birim son cemaat yeri olarak kullanılmıştır.

Açık avlulu ve avlu etrafında gelişen plan şeması gösteren yapının camisine geçildiğinde kubbeyi taşıyıcı bir eleman olmaması nedeniyle duvarlar yükseltilmiş ve kubbe ağırlığıyla duvarların açılmasını engellemek için doğu ve batı cephelere mutfak ve şifahane yapıları destek elemanları olarak yerleştirilmiştir.

Yapıda karşımıza çıkan iki renkli taş süslemesi porfir ve mermer malzemedir. Porfir taş malzemede taneli taş kullanılmıştır. Kalem işleriyle süslenmiş cami 17. yy barok süslemelere sahiptir. Kubbeye geçişi sağlayan tromplar bitkisel bezemelidir. Kubbe kasnağına geçildiğinde sivri kemerli düzenlenmiş pencere dizisinin üzerinde alçı üzeri kalem işi Ayet kuşağı ön planda tutulmuştur. Güney cephe duvarında trompların oturduğu kemer düzenlemesi içerisinde çerçeveleri bezenmiş pencereler bulunur.

II. Bayezid Şifahane

Asıl yapı olan Şİfahaneden bimarhaneye geçilirken döneminde var olduğu bilinen ancak günümüzde bulunmayan bir gülistan olduğu bilinir.

Evliya Çelebi burası için “Hastalara deva, dertlilere şifa, divanelerin ruhuna gıda ve def’i sevda” der. Ve yine ondan öğreniyoruz ki büyük kubbenin altında musiki faslı veriliyormuş. Sultan Bayezid’in vakfiyesinde ise burası için kaç hekimin görevlendirildiği yazıyor.

Dört eyvanlı ve ortada aydınlık fenerli her biri kubbe ile örtülü birimlerden oluşan şifahane yapısının, aydınlık feneri altında sekizgen alana oturan sebilli şadırvanı bulunur. Her bir köşesi bir eyvan ve odaya açılan bu su birimi mermerdendir. Yapı hastaların su sesi ve gül kokusuyla tedavi olacağı düşünülerek düzenlenmiştir.

Orta birim kubbesi mukarnas dolgulu geçiş sistemli düzenlenmiş ve kasnak üzeri yuvarlak kemerli pencereli olarak tasarlanmıştır. Dört yönde yer alan eyvanlar birer odaya açılmış ve bu odalar tedavi odaları olarak işlev görmüştür.

II. Bayezid Şifahane Külliyesi Planı

Doğu batı doğrultusunda dikdörtgen bir alana oturan, payelerden birbirlerine ve duvarlara atılan kemerlerle bağlanması sonucu oluşturulan birimler kubbe ile örtülerek bir revak sistemi oluşturulmuştur.

Revak sisteminin kuzey cephe ekseninde dışa taşkın portalden avluya geçiş sağlanır. Camiye giriş revağının giriş kapısına denk gelen revak birimi diğerlerinden yüksek kurgulanmıştır.

Revaklarda iki renkli taş süslemeciliğinin yanında geçiş elemanları, kubbeler ve pencere çerçeveleri geometrik bitkisel bezemelerle süslenmiştir. Çoğu yenilenen bu kalem işi süslemelerinin bir kısmı hala orjinal halindedir.

Kuzey cepheden girişi sağlanan cami kare bir alana oturur ve mekanı desteksiz tek bir kubbe örter. güney cephe ekseninde yer alan mihrap nişinin üst kotlarında ve yan duvarlarda pencere düzenlemeleri yer alır. Mihrabın batısında minberi bulunur.

Süslemesiz silmelerle üç yönden çevrelenmiş mihrap mermerden olup tepelik kısmı kalem işi ile süslenmiştir. Mukarnaslı kavsaraya sahip nişin batısında yer minber korkulukları ajur tekniğinde yapılmıştır.

Kare bir alana oturan şifahane caminin batı cephesine bitişik yapılmıştır. Kuzey batı cephesinde şifahaneye bitşik cami minaresi yer alır. Dört eyvanlı ve eş bölüntülü tasarlanan şifahanenin her bir birimi kubbe ile örtülmüştür. Şifahaneyle simetrik caminin kuzey cephesine bitişik mutfak bulunur. Ve mutfakla şifahane aynı kuruluştadır.

KAYNAKÇA:
  • Abdullah Kuran, İlk Devir Osmanlı Mimarisinde Cami
  • Oktay Aslanapa, Osmanlı Mimarisi
  • Doğan Kuban, Osmanlı Mimarisi
  • Gezi notlarım

Sena Gazan, Anadolu Üniversitesi'nde Sanat Tarihi Bölümü okuyor. İletişim : sennagazan@gmail.com

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir