Ekspresyonizm Sanat Akımı – Dışavurumculuk

- Okuma süresi: 10 dk, 22 sn

Yenilikler Çağı

Merhaba, bugün sizlere Ekspresyonizm / Dışavurumculuk akımını anlatacağım. İlk olarak neden ve nasıl ortaya çıktığından bahsedelim. Ekspresyonizm ‘in ortaya çıktığı 20.yy pek çok konuda yenilikler çağıydı.

Einstein’ın ‘ Görelilik Kuramı’, Sigmund Freud’un ‘Psikanaliz’ adlı eseri, atomun keşfi, röntgen ışınlarının kullanılması gibi gelişmeler insan hayatına ve sosyal yaşantıya çok büyük etki ediyordu.

İnsanlar teknoloji ve bilim konularında yaşanan hızlı gelişimler karşısında ruhlarının ezildiğini düşünmüş olmalılar. Ortalama bir insan ömründen kısa süre içinde at arabalarının gezdiği sokaklarda bir anda motorlu taşıtlar ve arabalar cirit atmaya başlamıştı. Her gün her konuda yeni makaleler yazılıyordu.

Bilim ve tıp alanında çok önemli gelişmeler yaşanıyordu. Teknolojinin hızı ve modernleşme düşüncesi insanları yalnızlaştırdı ve hayata karşı yabancılaştırdı.

Yeniliklerin İnsan Üzerindeki Etkileri

Modernizm, bilim ve teknoloji alanlarında yaşanan hızlı gelişmeler, toplumsal gelenekler ve din konusunda yetersiz bir toplumun ortaya çıkmasına neden oldu.

Bu dönemde Almanya’da ve Fransa’da yaşayan herkes bu hızlı gelişmeden memnun değildi. Doğayı seven, din konusunda duygusal olan, ve ahlak kurallarının tamamen yok edilmesinden korkan insanlar ortaya çıkmaya başladı.

Bu insanlar bir araya gelerek ‘Die Brücke / Köprü’ adlı grubu kurdular. Onları bir araya getiren; yalnızlıkları, acıları, karamsarlıkları, dini ve insani değerleri savunma ve sorgulama istekleriydi.

İzlenimcilik/Empresyonizm estetiğine tepki gösteren herkes kısa süre içerisinde Ekspresyonist yani Dışavurumcu olarak tanınmaya başlandı.

İzlenimciler yani Empresyonistler yalnızca gerçeği tanıtmak, gördüklerini tuvale aktarmak istiyorlar. Ruhsal devinimlerini tuvale aktarma gibi bir amaçları yoktur.

İLGİLİ : Empresyonizm Sanat Akımı ve Empresyonist Sanatçılar

Ekspresyonistler için ise tek gerçek kişinin içinde yani ruhundadır. İzlenimcilerin yaptığı gibi görüneni resmetmek gerçeği resmetmek demek değildir. Dışavurumcular gerçeği kendileri yaratmaları istemektedir. Onlara göre nesnenin anlamı onun dış görüntüsünün altındadır. Bu düşünce sanatlarının ve düşüncelerinin temelidir.

Die Brücke / Köprü ve Mavi Süvari Grupları

Die Brücke yani Köprü grubundan da bahsedeyim biraz. Çünkü bu akımın kilit noktalarından biri grubun 1906 yılında düzenlediği bir manifestodur.

Bu manifestonun en can alıcı yeri ise; ‘’Geleceği omuzlarında taşıyan gençler olarak eski yerleşik güçler karşısında hem hareket hem de yaşama serbestliği talep ediyoruz. Yaratıcılık dürtüsünü çarpıtmadan doğru bir şekilde yansıtabilen herkes bizimledir.’’ sözleridir.

Ekspresyonizm - Die Brücke

Yani köprü grubunun bir amacı var. O da ‘’ Şiddetli ve abartılı biçimde çarpıntıları ve aşırı heyecanları tuvallerine aktarmak..”. Daha sonra benzer şekilde bir grup daha kurulmuştur. Bu yeni grubun adı ise Der Blue Reiter’dir.’ ‘Mavi sürücü’’ ya da ‘‘Mavi Süvari’’ anlamına taşımaktadır.

Ekspresyonizm Sanat Akımının Temel Unsurları

Ekspresyonizm ’in doğuşuna çok büyük etki eden üç unsur vardır. Bunlar; Edvard Munch, Van Gogh, Afrika Sanatı ve Fovizm (Yırtıcılık)’dir.

Şimdi asıl konumuz olan Ekspresyonist resim üslubundan bahsedelim. Öncelikle renk kullanımlarının oldukça güçlü olduğunu söyleyebiliriz.

Bu sanatçıların amaçları ruhlarındaki karmaşık ve güçlü duyguları tuvallerine aktarabilmektir. Bunun için renkleri tüpten çıktığı gibi doygun ve güçlü kullanırlar. Yani ait duygularını sert bir şekilde tuvale aktarmak istiyorlar.

Tabi bu yüzden her şeyi göründüğü gibi değil de, kendi içlerinde, ruhlarında ve zihinlerinde oluşan biçimleriyle tuvallerine aktarıyorlar. Bir objeye bakıyorlar ve onu göründüğü gibi değil, o nesneye karşı hissettikleri şekilde veya o resmi yaparken hissettikleri duyguya göre resmediyorlar.

Woman in a Green Jacket, August Macke

Woman in a Green Jacket, August Macke

Sert fırça darbeleriyle ve biçim bozma yöntemleri kullanarak eserler üretiyorlar. Resimler bu dönemde üç boyuttan iki boyuta iniş yapıyor. Yani özetleyecek olursak ; sanatçılar içlerinde oluşan duyguları dışa vurarak resimler yapmıştır.

Bunu yaparken de ifadeyi güçlü verebilmek adına; biçim bozma, renkleri tüpten çıktığı gibi kullanma, üç boyuttan iki boyuta indirgeme, Dışavurumcu resimlerde karşımıza çıkan temel unsurlardır.

Ekspresyonizm sanat akımının ilk yıllarında ilginç bir şekilde eserler birbirlerine motif ve üslup bakımından çok benzemektedir. Amaçları İzlenimciliğin kurallarını yıkarak hissettikleri gibi resim yapmak olduğundan yavaş yavaş sanatçılar kendilerinden izler taşıyan eserler yapmaya başladılar.

İnsan figürü yaparken inanılmaz deforme olmuş vücutlar kullanmaya başladılar. Tüm perspektif kuralları da bu dönem alt üst edildi. Tüm bunlar bilinçli olarak yapılıyor bunu unutmamak lazım. Naturalizm ve idealizme karşı Anti-Naturalist bir üslup geliştirerek bunda oldukça başarılı oldular.

Ekspresyonizm Akımının Temsilcileri

Peki kim bu sanatçılar ? Biraz da onlardan ve eserlerinden bahsedelim.

Max Beckmann, Erick Heckel, George Grosz, Max Pechstein, Oskar Kokoschka, Ernst Ludwing, Franz Marc, Emil Nolde, Aguste Macke, Wilhelm Lehmbruck, Wassily Kandisky, Otto Dix…
Şimdi örnekler verelim ;

Erich Heckel

Genellikle tabiatta çalışmayı seven bir ressamdır Heckel. Resim özelliklerine bir göz atarsanız yukarıda saydığım özellikleri resim üzerinde görebilirsiniz. Geniş alanlar tek renge boyanmış, resimde derinlik diye bir şey yok. Kalın ve sert fırça darbeleri kullanmış.

Ekspresyonizm - Sleeping Woman

Erich Heckel , Sleeping Woman, 1909

Sadece uyuyan bir kadını resmetmemiş duygularını da fırça darbeleri ve güçlü renk kullanımıyla tuvaline aktarmayı başarmış. Sanatçının çok sevdiği kırmızı ve yeşil rengi de bu eserde göze çarpıyor.

Ernst Ludwing

Ekspresyonizm - Ernst Ludwing Kirchner

Ernst Ludwing Kirchner, Sokak, Berlin, 1913

Sanatçı Die Brücke grubunun kurucularından biridir. Hayat kadınlarının betimlendiği bir eserdir. Figürler üzerinde kullanılan abartılı biçim bozma resmin en dikkat çekici yönlerindendir. Figürlerin anatomileri çok ciddi bir şekilde deformasyona uğramıştır. İki boyuta indirgenmiş mekan söz konusudur. Sanatçı 1.Dünya Savaşına gönüllü olarak katılmış ancak yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle evine geri gönderilmiştir.

2. Dünya Savaşının başladığı dönemde ise Naziler tarafından resimleri dejenere olarak kabul edilerek, çoğu satılmış ve Nazilerce yok edilmiştir. O dönemler Naziler Modernist buldukları resimleri aşağılıyor ve dejenere diyerek yok ediyorlardı. Ressam resimlerine yapılan zulüm yüzünden olsa gerek aynı yıl intihar etti.

Amedeo Modigliani

Ekspresyonizm - Modigliani

Amedeo Modigliani, Nude Sitting On The Divan, 1917

Modigliani ise her zaman kadınları resmetmiştir. Onun çizdiği kadınlar belirgin özelliklere sahiptir. Bu özellikler resimde de olduğu gibi ince ve uzun boyuna sahip, zarif yüzlü, badem gözlü kadınlardır.

Ayrıca burada da renk ve deformasyon kullanımında güçlü bir ekspresyonizm etkisi görüyoruz. Ekspresyonizm ’in genel özelliklerini bu resim için de görmek mümkündür. Yani renkler tüpten çıktığı gibi kullanılmış, iki boyut kullanmış ve geniş fırça darbeleriyle geniş satıhları tek renge boyanmış.

Bunun dışında zaman zaman manzara resimleri de yapan sanatçı resimde şiirsel bir anlatıma sahiptir. Genellikle kadın figürlü resimlerini yumuşak renklerle boyayarak kendi tarzını ortaya koymuştur. Modigliani’nin Paris’de açtığı bir sergisinde çok sayıda çıplak kadın figürü sergilemesi nedeniyle Paris polisi tarafından kapatılmıştır…

Otto Dix

Bu eser otoportredir. Sırtı bize dönük olan ve başını arkasına çevirerek bize bakan kişi Otto Dix’in ta kendisi. Savaş temalı resimleriyle tanınan bir ressamdır. Dönemin çoğu sanatçısı gibi savaşın etkilerini resimlerine yansıtmak istemiştir.

Gönüllü olarak savaşa katılan Alman sanatçı çoğu resminde kendini de bir savaşçı veya savaş tanrısı Mars olarak resmetmiştir.Bunun nedeni ise madalyalar kazanmış bir sanatçı, pardon savaşçı olmasıdır. Ayrıca Naziler tarafından dejenere bulunan tabloları nedeniyle sadece manzara resimleri yapması şartıyla resim yapmasına izin verilmiştir.

Ekspresyonizm - Otto Dix

Otto Dix, Self Portrait As a Soldier, Bir Askerin Otoportresi, 1914

Hatta sanatçı sadece manzara resimleri yapacağına yemin ettirilmiştir. Bir süre Adolf Hitler karşıtlığı nedeniyle cezaevine girip çıkmıştır. Sonra İkinci Dünya Savaşına katıldı ve Fransız askerinin elinde esir düşüp serbest kaldı. İkinci Dünya Savaşı çok etkili olmasa da Birinci Dünya Savaşı psikolojisini oldukça etkilemiştir.

Bu sebeple savaş konulu resimleri cehennemi andırır ve çok güçlü ve sert bir üsluba sahiptir. Asker olarak yaşadıklarını ve hissettiklerini dışavurumcu bir dille tuvaline aktarmıştır. Resimlerinde genellikle saldırgan bir tutum göze çarpar. Sanatçı öfkesini görselleştirmeyi hedeflemiştir. Ayrıca resimlerinde kullandığı hızlı fırça darbeleriyle Fütürizm Sanat Akımını da etkilemişti.

George Grozs

Ekspresyonizm - George GrozsDışavurumcu ve sembolik bir dil ile, bir cenaze törenini betimlemiştir. 1.Dünya Savaşına gönderme yapan resimde insanlığın cenazesi töreni yapılmaktadır. İstiflenmiş insan figürleri resimde en dikkat çekici özelliktir. Genellikle sanatçının eserlerinde bir kaos hakimdir. İnsanların ve insanlara ait duyguların sert bir dille tuvale aktarıldığı bir eserdir. Duyguları daha güçlü hissettirebilmek için geleneksel kuralların dışına çıkmıştır.

Sanatçı ilerleyen dönemlerde Dada akımının önemli temsilcileri arasında yer almıştır. Grozs resimlerinde şişman zenginleri, politikacıları, yozlaşmış din adamlarını, işkence temasını, hayat kadınlarını, cinsel suçları, grup seks gibi temaları ve savaşı konu olarak işlemiştir. Tabi bütün bunlar bir ses duyurma ve protesto amacıyla yapılmıştır.

Alexej Von Jawlensky

Sanatçı Henri Matisse ve Van Gogh’un resimlerinden ve resimlerinde kullandığı renklerden çok etkilenmiştir ve bu yüzden ana renkler arası uyumu tercih etmiştir.

Ekspresyonizm - Jawlensky Sakharoff

Alaxej Von Jawlensky, Portrait of The Dancer Alexander Sacharoff, Münih, 1909

Resimleri oldukça basit kompozisyonlara sahiptir ve iki boyutludur. Ayrıca eserleri çoğunlukla öyküsüz olarak tanımlanabilir. Bize tuhaf bakışlar dansçı tamamen kırmızılar içindedir. Resimde neredeyse hiç detay yok. Renkler burada da tüpten çıktığı gibi tuvale aktarılmıştır.

Bunun nedeni ise sanatçının kendini ifade etme yolunun renk olduğunu söylemesidir. Anatomi ise ciddi şekilde deforme edilmiştir.

Max Pechstein

Pechstein’ın Heckel ile tanışmasıyla Die Brücke/Köprü üyesi olması onu bir Dışavurumcu yani Ekspresyonist yapmıştır. Ancak incelediğimiz diğer ressamlara göre daha masum resimler yaptığını ilk bakışta anlayabiliriz.

Sanatçının eserleri diğer Dışavurumcu ressamlar gibi karanlık ve şiddetli değildir. O genellikle Dünyanın canlı ve güçlü renkleriyle doğal manzara resimleri yapmayı tercih etmiştir.

Ekspresyonizm - Max Pechstein

Max pechstein, The Yellow and Black Swimsuit, 1909

Savaş karşıtı düşünceleriyle tanınan ressam hayatı boyunca tabiatta ve balıkçı köylerinde yaşamış ve doğa ile insanın iç içe yaşayabileceğini resimleriyle ispatlamaya çalışmıştır. Simgelerden ve mitolojiden her zaman uzak durmuş ve genellikle denize giren insanları resmetmeyi tercih etmiştir. Bu resimde yine Ekspresyonizm akımının özelliklerini görebilirsiniz.

Diğer;

Oskar Kokosckha
Emil Nolde

Bugün sizlere Dışavurumculuk – Ekspresyonizm akımını anlatmaya çalıştım. Umarım beğenirsiniz. Okuduğunuz için teşekkür ederim, sanatla kalın.

Kaynaklar

E.H Gombrich – Sanatın Öyküsü
Ders Notlarım
Ekspresyonizm Sanat Ansiklopedisi – Lionel Richard

[Toplam:3    Ortalama:5/5]
Celil Sadık, Pamukkale Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü mezunu, İletişim : celilsadk02@gmail.com , Twitter : @SanatnTarihi

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir