Eşrefoğlu Camii - Ahşap Süslemeciliğinin Doruk Noktası | Tarihli Sanat

Eşrefoğlu Camii – Ahşap Süslemeciliğinin Doruk Noktası

- Okuma süresi: 5 dk, 5 sn

Eşrefoğlu Cami, türbe ile birlikte 1296-1302 yılları arasına tarihlendirilir ve o yıllardan bu yıllara gelene kadar pek çok tamir geçirir. Eser Konya’nın Beyşehir ilçesinde yer almaktadır.

Eşrefoğlu

Yapıya dışarıdan baktığımızda dikkat çekici birkaç özelliğini görürüz. Mesela dendanlar… Bu mimari unsur camilerde karşılaşmadığımız bir durumdur. Yapıya bir hareketlilik ve özellik katmıştır. Ayrıca yapının kuzey ve doğu cephesi pahlı bir dikdörtgendir. Eşrefoğlu Cami ahşap destek bakımından 1258 yılına ait Sahip Ata Cami ve 1270 yılına ait Afyon Ulu Camiyi örnek almıştır.

Ayrıca Selçuklu Ulu Camilerinde görülen ahşap tavan, kalem işi süslemeler, kündekari minber, tuğla örgülü kubbe gibi özelliklerin tamamını barındıran tek örnektir.

İç Mekan

Ahşap süslemeciliğinin doruk noktası

Diğer bir önemli özelliği ise süslemeciliğinde gölgenin akışı tekniğinin kullanıldığı ilk eser olmasıdır. Ahşabın bütün tekniklerinin kullanıldığı, nakışlandığı başka bir cami örneği yoktur.

Caminin minare kaidesinde sivri kemerli niş içinde antik döneme ait bir lahdin bulunduğu sebil yapının en güzel unsurlarından biridir.

Bir diğer ilginç özellik ise aydınlatma fenerinin altında bir karlık bulunması. Bu karlık camiyi yazın serin tutarken, kışın ahşapların nem ihtiyacını ve oranını dengelemektedir.

Sütun Başlıkları

İç Mekan

İç kısımda mihraba dik yedi sahın bulunmaktadır. Giriş kısmında kadınlar mahfili ayrı bir yere sahiptir. Tabi bahsettiğim ana giriş. Bu giriş dışında yapıda iki giriş daha bulunmaktadır.

Yapıda sadece güney kısmında giriş bulunmamaktadır. Yapıya harim kısmından giriş yaptığınızda, giriş koridorunda çini mozaik süslemeli bir kapı açıklığı görürsünüz. Bu kapı üzerinde bulunan kavsarada caminin tarihi yazmaktadır.

Taç Kapı

Yapının en önemli yerlerinden biri de taç kapısıdır. Bu kapıda vakfiye şeklinde bir kitabesi bulunur. Mukarnaslı portal örtülü bir taç kapıdır.

Taç Kapı

Ayrıca burada kullanılan dilimli frizlerin güney etkili olduğu söylenebilir. Burada kullanılan neredeyse tüm süslemeler derin oyma tekniğindedir.

Taç Kapı

Köşede görülen mihrabiyelr ise yivlidir. Bu kapının büyüklüğüne ve süslemesine bakılırsa Selçuklu taç kapı geleneği devam ediyor diyebiliriz. Batı kapısı ise taç kapı şekli taşımaz. Yine de süslemesi bakımından önemlidir. Bir diğer önemli detay ise bingi üzerinde görülen balık pullu motiftir.

Mihrap Önü Kubbesi

Gelelim mihrap önü kubbesine; Baldaken tarzında tuğla konstriksiyonlu üç sivri kemere oturan bir kubbedir. Son derece güçlü renklerde sırlı tuğlalarla ve çinilerle süslenmiştir. Göbeğinde ise kufi yazı ile Allah, Hz.Muhammed ve 4 Halife ismi yer alır. Ayrıca eteğinde ayetler yazılıdır. Buradaki sırlı tuğla kullanımı nedeniyle İnce Minareli Medrese ile benzemektedir.

Kubbe

Mihrap

Sırada Mihrap var. Mozaik çinili mihrap Selçuklu devri örnekleriyle yarışabilecek düzeydedir. Üslup bakımından Konya mihraplarına benzer. Tamamen çini kaplıdır ve çok zengin bir görünüme sahiptir.Bu zengin görünümde hakim renk ise firuzedir.

Mihrapta mukarnas tekniği kullanılmıştır ve bu mukarnaslar altında yer alan motifler Konya Karatay Medresesinin Kubbe içi motifleriyle çok benzemektedir.

Özellikle burada kullanılan çiniler genel üslup açısından her yönüyle Selçuklu çini sanatının devamıdır. Mihrapta da tıpkı taç kapıda olduğu gibi güney etkisi görülmektedir.

Ayrıca burada kullanılan geçmeler bordür geçmelerdir. Mihrapta bir diğer dikkat çeken unsur ise iki büyük külçedir. Bunların etrafı çarkıfelek motifi ile konumlandırılmıştır. Genel olarak görülen süslemeler ise palmet, kıvrık dallar, stilize edilmiş bitki motifleri gibi süslemelere sahiptir.

Burada yine çok emek isteyen ve çok güzel gözüken bir diğer unsur ise mukarnas nişlerinde yer alan süslemelerin her birinin düzenlemesinin farklı olmasıdır.

Minber

Geldik Minbere, Ceviz ağacından olan bu minber türünün en güzel örneklerindendir. Hakiki kündekari tekniğinde yapılmıştır. Hatta Anadolu’daki sayılı örneklerdendir.

Minberin kitabesinde Eşrefoğlu Emir Süleyman Bey ve kapı kanatları üzerindeki kartuş üzerine kufi yazı ile Allah, Hz.Muhammed ve 4 Halife isimleri kabartma olarak işlenmiştir.

Bu minberin ustasının ismi ise kemerin iki yanında ”Amilehü İsa” olarak belirtilmiştir. Beylikler döneminde ilk bu yapıda minberde ahşaba ahşap kakma uygulanmıştır.

Bey Mahfili ve Kalem İşi Süslemeler

Yapıdaki diğer bir önemli unsur ise Bey Mahfilidir. Bu mahfil ikinci katı oluşturmaktadır. Mahfil de tamamen ahşaptır. Bütün yapıda olduğu gibi burada da ahşap üzerine boyama tekniği yapılmıştır.

Esrefoglu Camii

Ayrıca yapıda kullanılan en önemli süslemelerden biri de kalem işi süslemelerdir. Konsol bağlarında, ahşap üzerine boyanan zemin üzerine kalem işi süslemeler bulunur.

Esrefoglu Camii

Yine burada kırmızı zemin üzerine kalem işi süslemelere yer verilmiştir. Bu süslemeler Halı deseni gibi yapılmıştır. Süsleme motifi olarak en çok kullanılan unsur ise çarkıfelek motifidir.

Kaynaklar; Oktay Aslanapa – Türk Sanatı , Beylikler Dönemi Ders Notları – Saim Cirtil

 

Celil Sadık, Pamukkale Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü mezunu, İletişim : celilsadk02@gmail.com , Twitter : @SanatnTarihi

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir