Ihlamur Kasrı

- Okuma süresi: 7 dk, 32 sn

İstanbul’daki en sevdiğim Osmanlı yapılarından olan Beşiktaş’taki Ihlamur Kasrı , Osmanlı Devleti’nin 31. padişahı Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılmıştır. Padişah burada çeşitli yabancı devlet adamlarını, şairleri, yazarları ve çeşitli sanatkarları ağırlamıştır.

Kasır Sözcüğü

Kasır, sözcük anlamı olarak “köşk” demektir.

Kasırlar, süslemesi ile ön plana çıkan, gösterişli, bir nevi küçük saray konumunda olan ve genellikle hükümdarlar için yapılan yapılardır. Bu yapılar şehrin biraz daha dışında, güzel manzaralı, orman ya da deniz gören yerlere inşa edilir. Hükümdarların, kralların ya da devlet başkanlarının buralarda kaldıkları, eğlendikleri, bazen misafirlerini ağırladıkları, çalıştıkları ve avlandıkları bilinir.

Osmanlı Devleti padişahları da böyle kasırlar inşa ettirmiş ve buralarda kalmışlardır. Örnek olarak Kağıthane Göksu, Beykoz, Maslak, Sepetçiler ve Ihlamur Kasırlarını verebiliriz.

IHLAMUR KASRI

Ihlamur Kasrı İstanbul’da Beşiktaş, Yıldız ve Nişantaşı arasında kalan Ihlamur Vadisi’nde bulunmaktadır. Ihlamur Vadisi’nin 18. Yüzyılda yani Sultan III. Ahmet Dönemi’nde Tersane Eminlerinden Hacı Hüseyin Ağa’ya ait olduğu  ve bu yüzden Hacı Hüseyin Bağları adıyla tanınan bir mesire yeri olduğu bilinmektedir. 19. Yüzyılın ikinci yarısına kadar “Hacı Hüseyin Bağları” adıyla bilinen bu alan, I. Abdülhamid (1774-1789) ve III. Selim (1789-1807) dönemlerinde ilgi çeken bir yer olur ve devlet hazinesine katılarak hasbahçe özelliği alır.

Sultan Abdülmecid, 1846 yılında Fransız şair Lamartine‘i Ihlamur ve çevresinde ağırlamıştır. Şair Ihlamur ve çevresinden şöyle söz eder;

“…Binanın karşısındaki bahçede güzel yemiş ağaçları ile bu vadiye ismini veren büyük ıhlamurlar vardı. Köşke çıkan üç basamaklı merdivenin önünde, yasemin dallarını aşamayan küçük bir fıskiye, tatlı bir şırıltı ile mermer havuza dökülüyordu. Ihlamur padişahın en sevdiği köşktür, burada dinlenir ve mütalaa eder.”

Şair Lamartine’in bahsettiği bu yere daha sonra Sultan Abdülmecid iki tane kasır yaptırır ve “ferahlık, tazelik, sevinç” anlamına gelen  “Nüzhetiye” adını verir. Bu iki yapı yapıldıkları tarihten günümüze kadar hem Nüzhetiye hem de Ihlamur isimleri ile anılmaktadır. Kasırlardan Merasim Köşkü ismiyle bilineni törenler için kullanılmış, Maiyet Köşkü ise sultanın maiyeti ve haremi için kullanılmıştır. Ayrıca sultanın burada av partileri düzenlendiği de bilinmektedir.

Her iki yapı da “Ihlamur Kasrı” adıyla özdeşleşmiştir lakin asıl Ihlamur Kasrı Mesarim Köşkü’dür. Ihlamur adının ise vaktiyle çevrede sayısı çok olan ıhlamur ağaçlarından geldiği söylenmektedir.

Ihlamur Kasrı Yapıları

Osmanlı Devleti’nin 31. padişahı olan Sultan Abdülmecid 1849-1855 yılları arasında 24,724m2 lik ağaçlı bir alan içerisine iki yapı yaptırmış ve bu iki yapının da mimarlığını sultanın sanat danışmanlığını da yapan Ermeni mimar Nikogos Balyan yapmıştır.

Ihlamur Mesiresi Sultan Abdülmecid’in kasırları yaptırmadan önce de sık sık geldiği ve küçük bağ evinde dinlendiği bir yerdir. Abdülmecid hükümdarlığı zamanında (1839-1861) Dolmabahçe Sarayı gibi önemli yapıların inşasına başlamış ve Ihlamur Kasrı’nı da yaptırmıştır.

Ihlamur Kasrı, Detay

Alanda iki kasır bulunmaktadır.  Bunlardan büyük ve daha gösterişli olanı Merasim Köşkü adını almıştır daha küçük ve sade olan yapının ismi ise Maiyet Köşkü’dür. Ihlamur Kasrı’nın kentin gürültüsünden ve karmaşasından biraz da olsa uzaklaşması için yapıların çevresi yüksek duvarlarla çevrelenir.

Osmanlı İmparatorluğu’nda özellikle Lale Devri’nden sonra kendini gösteren “batılı etki” mimari alanda oldukça güçlü hissedilmektedir. Üçüncü Ahmet Çeşmesi ile mimari alanda etkisini göstermeye başlayan Barok izler Ihlamur Kasrı yapılarında da karşımıza çıkar. 19. yüzyıl yapıları mimari öge seçimleriyle batılı etkiyi yansıtırlar.

Ihlamur Kasrı yapılarının dış cepheleri dönemin mimari bezeme anlayışına uygun olarak eklektik bir bütün içindedir. Köşklerin nişleri arasına yerleştirilen vazolar yapıya üç boyutlu bir görünüm kazandırırken Barok ve Ampir süsleme geleneğinin bir örneği olarak karşımıza çıkar.

MERASİM KÖŞKÜ

İki yapı içinden daha süslü, gösterişli ve büyük olanı Merasim Köşkü’dür. Girişindeki çift kollu büyük merdiven Barok izler taşımaktadır. Bir subasman katının üzerine tek kattan dikdörtgen planlı olarak inşa edilmiştir. Ana malzeme olarak kesme taş ve mermer kullanılmış ve kasrın cephesi gösterişli bezemelerle süslenmiştir. Deniz kabukları, çiçekler, yapraklar, rozetler,  “C ” ve “S ” kıvrımlarının oluşturduğu bezemeler, içerisinde çiçek ve meyve dolu vazolar bu süslemelerin öne çıkan motifleridir.

Ihlamur Kasrı – Merasim Köşkü

Merasim Köşkü’nde büyük boyutlarda giyotin pencereler görülür. Yapıya dışarıdan bakıldığında dışa taşan ve yükseltilerle belirginleştirilen orta bölümler dikkat çeker. Köşkün bir de balkonu bulunmaktadır.

Kasrın iç dekorasyonu 19. yüzyıl batılı zevki ile donatılmıştır.

MAİYET KÖŞKÜ

Aynı bahçe içinde yer alan iki kasırdan daha sade ve küçük olanı Maiyet Köşkü ismi ile bilinir. İki katlı olarak inşa edilmiştir. Aynı Merasim Köşkü’nde olduğu gini Maiyet Köşkü’nün de girişinde iki kollu bir merdiven bulunur. Yapının üst kat duvarları yapımı zor ve pahalı olan Avusturya stükosu ile kaplanmıştır.  MaiyetKöşkü’nün dış ön cephesi Neobarok izler taşımaktadır.

Ihlamur Kasrı – Maiyet Köşkü

Maiyet Köşkü örtü sistemi çeşitlilik gösterir. Aynalı tonoz, beşik tonoz ve manastır tonoz bu yapıya çarpıcı bir hava katmaktadır. Köşkün mobilya seçimleri de göz kamaştırıcıdır. Orta sofaya açılan köşe odalarından oluşan mekân düzenlemesiyle geleneksel bir havaya bürünür.

Sultan Abdülmecid dinlendiği, zaman zaman avlandığı, özel misafirlerini ağırladığı Ihlamur Kasrı’nda vefat etmiş (1861) ondan sonra gelen padişahlar da bu yapıyı kullanmışlardır.

Ihlamur Kasrı’nın Günümüzde Kullanımı

Ihlamur Kasrı I. Dünya Savaşı sonrasında uzun süre boş ve bakımsız kalmış, 3 Mart 1924’te 431 sayılı kanunla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bağlanmıştır. 1951 yılında İstanbul Belediyesi’ne ait bir yapı olmuş ve belediye tarafından restore edilmiştir. Bu restorasyondan sonra İstanbul Belediyesi, köşkleri Köşk Tarihi Müzesi ve Tanzimat Müzesi adıyla ziyaretçiye açmış ancak beklenilen ilgiyi bulamamıştır. 1966 yılından sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bağlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Saraylar Daire Başkanlığı tarafından restorasyona girerek düzenlenip dekore edilmiş ve çocuklar için bir sanat merkezi niteliğini almıştır. Yapının bugün ulaştığı biçimi 1987 yılına tarihlenir. Günümüzde Merasim Köşkü müze olarak düzenlenmiş Maiyet Köşkü ise bahçe için oturma ve dinlenme yeri olarak hizmete açılmıştır.

Kasrın büyük bir bahçesi vardır. Bahçede bulunan havuzun çevresinde iki aslan ve bir sırtlan heykeli bulunmaktadır.

Beşiktaş’ta yer alan kasırlar İstanbul’un gezilip görülmesi gereken yerlerinden biridir. Müze kartının geçmediği Ihlamur Kasrı’nı öğrenci iseniz 2,5 türk lirası karşılığında aldığınız bilet ile gezebilirsiniz. Hatta kafe olarak ayrılmış bölümünde bir bardak çay bile içebilirsiniz. İstanbul’un gürültüsünden kaçmak için güzel bir yer olacaktır hiç kuşkusuz. 🙂

Sonraki Yazı : Şehzade Abdülmecid Efendi ve Sarayda Beethoven Tablosu

Yararlanılan Kaynaklar;

Hülya Utkuluer – Cumhuriyet Döneminde Müzeye Çevrilen İstanbul Sarayları

İslam Ansiklopedisi

Pelin Yiğit – Ihlamur Kasrı’nın Peyzaj Mimarisi Değerlerinin Tarihi Süreç İçinde İncelenmesi

Görseller Dilan Şirin’e aittir.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Kübra Nur Kalkan, Hacettepe Üniversitesi'nde Sanat Tarihi Bölümü okuyor, İletişim : knurkalkan@outlook.com

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir