İlk Günah ve Cennetten Kovuluş – Sistina Şapeli’nin Tavanı | Michelangelo

- Okuma süresi: 7 dk, 48 sn

Michelangelo Buonarroti

6 Mart 1475’de Floransa’da doğup bütün zamanların en ünlü heykelcilerinden biri olan Michelango 1564 yılında Roma’da hayata gözlerini yumar.

Michelangelo doğduğunda babası onda doğaüstü bir şey gördüğüne inanarak hiç düşünmeden bu adı seçer onun için.Çocukluğundan beri bir şeyler üreten sanatçı kendini her zaman bir ressamdan çok heykeltıraş olarak görür. Heykel ona anne sütünün bir hediyesidir.

Doğumdan kısa bir süre sonra ailesi ülkenin taş ocakları açısından çok zengin olan Settignano kentinde yerleşir ve Michelangelo burada taş işçilerinden birisinin karısına verilir. Bu kadın ona sütannelik yapar. Öyle ki Michelangelo Vasari’ye şaka yollu olarak şöyle der;

“Giorgo, zekam biraz iyiyse, senin memleketin Arezzo’nun kırlarının tertemiz havasında doğduğum içindir. Heykellerimi yaparken kullandığım çekiç ve keskiler de emdiğim ana sütünden geçti.”

Sanat tarihine adı altın harflerle kazınmış olan Michelangelo sayısız önemli esere imza atmıştır. Bunlardan biri de Sistina Şapeli’nin tavanı için hazırlanan 9 temel freskten biri olan İlk Günah (İnsanlığın Düşüşü) ve Cennetten Kovuluş’tur.

Sistina Şapeli

Sistina Şapeli hakkında kısa bir bilgi verecek olursak, şapel 1477-1481 yılları arasında inşa edilmiştir. Vatikan Müzesine bağlı olan şapel müzenin son durağıdır. Şapelin isminin Papa IV. Sixtus’tan geldiği bilinmektedir.

Sistina Şapeli süslemelerinde dönemin en ünlü sanatçıları çalışmıştır. Şapelin duvarları Raphael tarafından dokunan halılar ile kaplı olmakla beraber Botticelli, Roselli, Signolli ve Michelangelo’nun freskleriyle süslüdür. Michelangelo şapel süslemeleri için ilk teklif geldiğinde heykeltıraş olduğu için kabul etmemiş ancak Papa II. Julius’un ısrarları karşısında gönülsüz de olsa işi kabul etmiştir. Şapelin tavanında 1508 – 1512 yılları arasında çalışan Michelangelo bu süreçte çalıştığı yere kimseyi yaklaştırmamış, zaman zaman kapıları kilitleyip içeride uzun uzun tek başına çalışmıştır.

Şapel günümüzde papalık seçimlerinin yapıldığı mekan olarak kullanılmanın yanı sıra Vatikan Müzesine bağlı bir müze işlevi de görmektedir.

Yapının yüksekliği yaklaşık 13,5 metredir. Tavanı beşik tonozla örtülü olmakla birlikte Michelangelo’nun çalışacağı tavanın eni yaklaşık 14 metre, boyu ise 41 metre civarındaydı.

Michalengelo ve Sistina Şapeli Tavanı

Sistina Şapeli denilince akla ilk önce Michelangelo’nun meşhur tavan freskleri gelir. Ancak sanatçı kendisine Papa II. Julius tarafından teklif edilen fresk işini ilk başta kabul etmek istemez.

Michelangelo için bunun üç temel sebebi vardı. Öncelikli nedeni resmi iki boyutlu olduğu için heykel kadar değerli bulmamasıydı. İkinci neden freskin teknik zorluklarıydı. Fresk ıslak sıva üzerinde çalışıldığı için kurumadan hızlı bir şekilde yapılması gerekiyordu. Kuruyan sıvada değişiklik yapılamayacağı için freskin son hali ilk çalışmada verilmeliydi ki bu da oldukça zor bir işti. Üçüncü ve Michelangelo’nun en temel sebebi ise onun kendini heykeltıraş olarak görmesi ve yalnızca heykel yapmak istemesiydi.

Papa II. Julius, tavan pandantiflerinde on iki havarinin resminin yapılmasını ve bu işi de Michelangelo’nun yapmasını ister. İşi zar zor kabul eden sanatçı papanın istediği kompozisyonu değil kendi kompozisyonunu bağımsız hazırlamak koşulu ile işe başlar.

İlk Günah (İnsanlığın Düşüşü) ve Cennetten Kovuluş – Sistina Şapeli’nin Tavanı / Michelangelo

Michelangelo’nun bu iş için Eski Ahit’i defalarca okuduğu söylenir. Sanatçı burada geleneksel dini resmi bir kenara bırakıp kendi özgün üslubunu ortaya koyarak çalışır.

Sistina Şapeli’nin tavanının merkezinde dört tane büyük, beş tane küçük olmak üzerine toplam dokuz ana sahne yer almaktadır.

Michelangelo freskleri üç gruba ayırarak resmetmiştir. İlk grup (ki bu gurubu en son çalışmıştır) dünyanın yaratılışını temsil etmektedir. İkinci grup Adem ile Havva’yı, üçüncü grup yani ilk çalıştığı grup ise Nuh Peygamber’i anlatmaktadır.

Bu metinde üzerinde duracağımız kompozisyon şapelin altıncı kompozisyonu, ikinci grubuna dahil olan İlk Günah ve Cennetten Kovuluş’tur.

Michelangelo bu freskini 1509 – 1510 yılları arasında tamamlamıştır.

Bu sahne Havva’nın yaratılışının anlatıldığı merkezi sahneden hemen sonra gelir. Kompozisyon iki bölüme ayrılarak ele alınmıştır. Sol tarafta “Düşüş” resmedilirken sağ tarafta Adem ve Havva’nın eli kılıçlı bir melek tarafından cennetten kovuluşunu göstermektedir.

Cennetten Kovuluş hikayesi birçok dinde bahsi geçen bir hikayedir. Bilindiği üzere Adem ve Havva sonsuz cennet hayatlarını yasak meyveyi yiyerek kaybeder ve ölümlü olurlar. Bu hikaye İncil’de şu şekilde geçmektedir;

“RAB Tanrı’nın yarattığı yabanıl hayvanların en kurnazı yılandı. Yılan kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin’ dedi mi?” diye sordu.Kadın, “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz” diye yanıtladı, “Ama Tanrı, ‘Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz’ dedi.”Yılan, “Kesinlikle ölmezsiniz” dedi,  “Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız.”Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. O zaman ikisinin de gözleri açıldı, ikisi de çıplaklıklarını gördüler. İncir yapraklarını birbirine dikerek önlerini örttüler.” (Yaratılış 3: 1-7)

Soldaki sahnede Adem ile Havva’nın Cennet’te oldukları görülmektedir. Adem ve Havva burada, cennette güzel ve sağlıklı bedenleri içinde ölümsüzlük içinde yaşamaktadırlar.

Bu sahne ilk günahın işlenmesi anını gösterir. Havva arkasına doğru uzanmış ağacın üzerinden uzanan yılan olarak betimlenmiş Şeytan’ın verdiği yasak meyveyi almak üzere hareket etmiştir. Havva’nın yaslandığı kayalıklar “basit” şekilleri ile çizilirken Michelangelo insan ayrıntılarına özen göstermiştir. Çünkü onun için esas olan budur. Manzara geri plandadır.

Ağaca dolanmış bir şekilde dikkat çeken yılan, parlak, renkli ve çekici bir gövdeye sahiptir.

Yılanın yani şeytanın kadın olarak resmedilmesi baştan çıkarılmak olarak yorumlanabilir. Aynı zamanda bu kadın İbrani mitlerinde geçen ve Adem’in ilk karısı olarak bahsedilen Lilith’i de simgeler.

Kompozisyonun tam ortasında Yasak Ağaç görülür yani yasak meyvenin yetiştiği ağaç. Bu ağaç Bilgelik Ağacı olarak da bilinir. Birçok kompozisyonun aksine burada incir ağacı olarak seçilmiştir.

Freskteki cennet kısmı daha aydınlık iken cennetten kovulma anı sahnesinde yalnızca elinde kılıç ile Adem ve Havva’yı cennetten çıkaran melek aydınlık ve renklidir. Meleğin elindeki kılıç Tanrı’nın Havva’ya verdiği “yanan kılıca” bir atıftır.

Havva’nın yüzü sol tarafta genç ve güzel iken sağ tarafta pişman, çirkin ve yaşlı olarak görünür. Ölümlülük külfeti ve işlediği günah onu bu hale getirmiştir.

Adem ve Havva sol kısımda, cennette güzel ve sağlıklı bedenleri içinde ölümsüzlük içinde yaşamaktadırlar.

Adem İncil’deki hikayenin aksine yasak meyveyi Havva’nın kendisini ikna ederek uzattığı şekilde almaz. Doğrudan ağacın kendisine uzanmıştır. Burada Michelangelo’nun bazı sahnelerini kendi insiyatifi ile hazırlandığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Resmin sağ tarafına geldiğimiz zaman manzaradan yoksun sarı savanlar içinde bir arka plan görürüz. Bu kısım Cennetten Kovuluş anını gösterir. Adem ve Havva işledikleri suçun bedeli olarak ölümlü olurlar ve cennetten kovulurlar. Pişmanlıkları ve utançları yüzlerinden okunan Adem ile Havva cennette çıplaklıklarından rahatsız değil iken burada çıplak olduklarının farkına varıp utanç duyarlar. İncil’de burası üzerlerini incir yaprakları ile örttükleri şeklinde anlatılır ancak Michelangelo’nun freskinde figürler çıplaktır, herhangi bir örtme girişiminde bulunmazlar.

Dünyanın en popüler sanat eserlerinden biri haline gelen Sistina Şapeli’nin freskleri Michelangelo’nun sabrı, üstün yeteneği ve eşsiz yorumunun bir ürünüdür. Üzerinden ne kadar yıl geçerse geçsin izleyenleri büyülemeye devam etmektedir ve hiç kuşkusuz büyüleyecektir.

Yararlanılan Kaynaklar;

  • ArtBook – Michelangelo
  • Bedrettin Cömert – Mitoloji ve İkonografi
  • Büyük Ressamlar – Michelangelo
  • Giorgio Vasari – Sanatçıların Hayat Hikayeleri
  • NTV – Sanat
  • Sanatın Büyük Ustaları – Michelangelo
  • Patrick De Rynck – Resim Nasıl Okunur

Kübra Nur Kalkan, Hacettepe Üniversitesi'nde Sanat Tarihi Bölümü okuyor, İletişim : knurkalkan@outlook.com

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir