Kubbet-üs Sahra – İslam Sanatındaki İlk Kubbeli Yapı

Kubbet-üs Sahra

İslam mimarisinin bilinen ilk kubbeli yapısı olan Kubbet-üs Sahra, Kudüs‘de bulunmaktadır. Emevi halifesi Abdülmelik b. Mervan tarafından  689-691 yılları arasında inşa ettirilen yapı, Kudüs’ün fethinden sonra Hz. Ömer tarafından yaptırılan mescidin yerine inşa edildiği için “Ömer Camii” olarak da bilinmektedir. Kubbetüs Sahra mimari özellikleri ile eşsizdir.

Düzgün bir sekizgen üzerine inşa edilen esas camii, Hacer-i Muallak taşının üzerindedir. Bu, Hz. Muhammed’in miraca çıktığı kaya olarak bilinir.


Kubbet-üs Sahra, üç din için de kutsal kabul edilir. Bunun sebebi çeşitli efsanevi ve tarihi olaylarla bağlantılı bir bölgede yer almasıdır. Dini kaynaklara göre; Hz. Nuh’un gemisi burada karaya oturmuş, Hz. Davud burada tövbe etmiş, Hz. Adem cennetten buraya inmiş, Hz. İbrahim oğlu İsmail’i burada kurban etmek istemiş, Hz. İsa buradaki kaya üzerinde çarmıha gerilmiş ve Hz. Muhammed buradan miraca yükselmiştir.

Kubbet-üs Sahra bir mescitten çok bir ziyaretgah olarak planlanmıştır. Buradaki ilk namazı halife Abdülmelik b. Mervan kıldırmıştır. Yapının yapılış amacı için farklı görüşler belirtilir. Örneğin; müslümanların hac merkezlerinden biri olması için Kabe’ye alternatif olarak inşa edildiği bilinir.

Diğer yandan Musevilik ve Hıristiyanlık için önemlilik atfeden yapıların olduğu yerde müslümanlar için de bir yapı inşa etme gerekliliği doğmuştur.

Bu, bir nevi o topraklarda İslam’ın ve Emeviler’in varlığını da kanıtlamak demektir. Ayrıca hem yahudiler hem de müslümanlar için kutsal olan Hacer-i Muallak taşını koruma altına almak da yapının amaçlarından biri olarak gösterilebilir.

Kubbet-üs Sahra’nın Mimarisi

Merkezi bir plan şemasına sahip olan Kubbet-üs Sahra, kayayı çevreleyen bir çift koridor ve sekizgen bir kasnak üzerine oturan kubbeden oluşur.

İç sahnı çevrelen dört ayak arasında, üçer sütun yer almaktadır ve bu orta bölüm, yandaki galerilerin seviyesinden yüksektir. Çevresinde 16 penceresi bulunan bir kasnağı vardır. Gösterişli bir kubbeye sahiptir. Kubbesinin çapı 20,44 m olup 35 m. yüksekliğindedir.

Kubbetü's Sahra - Plan 1

Kubbetü's Sahra - Plan 2

 

 

 

 

 

 

Kubbe önceleri ahşaptır ve üstü kurşunla kaplıdır ancak daha sonra Kanuni Sultan Süleyman bu kubbeyi altın ile kaplatmıştır. Kubbe kasnağı ise çinilerle kaplıdır ve kasnakta isra suresinden ayetlerin yer aldığı sülüs bir yazı kuşağı bulunmaktadır.

İri blok taşlardan yapılmış olan 1,30 m. kalınlığındaki dış duvarların yüksekliği 9,50 metredir. Dış duvarların alttan 4.44 metreye kadar olan kısmı farklı renk ve desenlerdeki mermer plakalarla, daha yukarısı ise çinilerle kaplanmıştır. Sekiz kenarlı yapının 1., 3., 5. ve 7. kenarlarında birer giriş kapısı bulunur.

Kubbetü's Sahra - Kubbe

Kubbet-üs Sahra – Kubbe

Mekan, cephelerdeki 40 ve kubbe kasnağındaki 16 pencere ile aydınlatılmaktadır. Üst pencerelerin kenarlarını süsleyen çiniler yine Kanuni Sultan Süleyman dönemine aittir.

Yapıda İslam mimarisinin ilk mihraplarından biri bulunur. Mihrapta yekpare mermer kullanılmıştır. Süsleme ve form anlamında oldukça basit yapılmıştır ancak ondan sonra yapılacak olan mihraplara örnek özelliği taşıdığı için önemli bir yeri vardır.

Mozaik

Yapının içi ve dışı değişik tekniklerle zengin bir biçimde süslenmiştir. Dışta, renkli taş ve mozaik süslemenin yanında özellikle Kanuni dönemindeki onarımda eklenen Osmanlı çinileri dikkati çeker.

Mozaik tekniği ön plandadır ve genelikle zemin için altın rengi kullanılmıştır. İç mekanda kullanılan pembe taş, cam ve sedef mozaiklerde altın yaldızlı zemin üzerine mavi ve yeşilin hakim olduğu yirmi beş çeşit renk bulunmaktadır. Kufi yazının ilk örnekleri burada kullanılmış, yazılar çini üzerine yazılmıştır.

Kubbet-üs Sahra

Yazıların konusunu besmele, kelime-i tevhid ve Kuran’dan ayetler oluşturur. Bu ayetlerden bazıları şu şekildedir; Ahzab suresinin 56. ayeti, İsra suresinin 111. ayeti, Al-i İmran suresinin 18-19, 51. ayetleri, Nisa suresinin 171-172 ayetleri ve İhlas Suresi. Sasani ve Bizans etkisini hissettiren süslemelerin detaylarında bitkisel motifler vardır.

Zeytin, hurma ve badem ağaçları, bambu demetleriyle akantus ve asma yaprakları, bereket boynuzları, sepet, vazo, çiçek, kozalak, meyve ve mücevher kompozisyonları kullanılmıştır.

Bu süslemeler Helenistik ve Roma sanatın bir etkisi olarak karşımıza çıkar. Ayrıca süslemeler, Erken İslam süsleme sanatının bir örneği olduğu gibi Bizans mozaik sanatı için de bir belge niteliği taşımaktadır.

İLGİLİ : Eşrefoğlu Camii – Ahşap Süslemeciliğinin Doruk Noktası

Kubbet-üs Sahra farklı dönemlerde tadilatlardan geçmiştir. Bu tadilatlar sırasıyla;

  • 1187 – Selahaddin Eyyübi
  • 1318-1319 – Memlüklü Sultani Nasır Muhammed
  • 1522 – Kanuni Sultan Süleyman
  • 1873 – Sultan Abdülaziz

tarafından yaptırılmıştır. Ayrıca yapının hasarlı balkonu Mimar Sinan tarafından onarılmıştır.

Yararlanılan Kaynaklar; 

  • Adnan Turani – Dünya Sanat Tarihi
  • İslam Ansiklopedisi

Yazarın diğer yazıları>>

Toplam Puan!
Oy verin!
Teşekkürler!

Kübra Nur Kalkan, Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğrencisi

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir