Semboller ve İşaretler

Çatalhöyük’ten günümüze kadar, tarih boyunca, farklı kültür ve uygarlıklar bazen eşsiz bazen ise benzer semboller kullanmışlardır. Peki sembol nedir? Bir simge yoluyla kavramın uzlaşımsal olarak betimlenmesidir; bir düşüncenin, nesnenin, niteliğin, niceliğin vb. ruhbilimsel ve düşünbilimsel açıdan, tüm kavramlar doğaları itibarı ile simgesel olup, betimlemeleri simgesel bir anlam taşıyan yapay belirtilerdir. 

Heinrich Wölfflin’in vurguladığı üzere, sanat ve eser kavramının zenginliği veya bu eserin anlaşılabilirliği, onu nasıl gördüğümüz, yorumladığımız ve onun hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğumuz ile alakalıdır. Eserleri yorumlarken tamamını, geçmişini ve kullanılış alanlarıyla değerlendirmek gerekir.

Sanat kendi iletişim yolunu gerek resimlere gizlenen imgelemelerle gerekse heykellere kullanlan detaylarla yapar. Buna mimariyi de katmak elbette ki gerekir zira mimarinin bu yoldaki önemi daha büyüktür. Mimari eserler çağlar boyu şehirlerin sembolik işaretçileri olmuşlardır.

Kutsal olarak kabul gören semboller, kimlik sembolleri, alegorik semboller ve sembolik sistemler; bütün bunlar hem tematik hem de coğrafi özellikleri vurgulayan olaylardır. Fakat tüm bunların yanında zaman içinde aynı sembollerin bambaşka anlamlar olduğunu da unutmamak gerekir.

Bu sebeple her ayrıntıya anlam yüklemek ne kadar doğru olur? Peki neden sembol kullanıyoruz? Herhangi bir yolla anlatılacak kompozisyonu açıklamak, direkt mesajlar vermek, kompozisyonda ifade edemediğimizi sembolle anlatmaya çalışıyoruz.

Yüzyıllardır devam eden maddeleştirme kaygısının temelleri insanlığın kendini devam ettirmesinden kaynaklanır. Anlaşılma ihtiyacı da bunun en iyi örneğidir. İnsanlar sembolleştirme eğilimi ile nesne ve formları istemsizce dönüştürdüğünde işte ortaya çağlar boyu devam edecek şeyler çıkar.

Swastika

Dünyanın en çok kullanılan ve bilinen sembolü olma potansiyeline sahip bu imgelemin temelleri çok eskilere dayanır. Budizm A.D. 4-6. yüzyıllarda Sitharta Gorrutama tarafından tüm kuralları yazılmış bir yaşama biçimidir. Bilindiğin üzere de Swastika Buddha’nın ayak izini temsil eder.

Her metin başına konan bu sembol Japon ve Çin sanatlarında “uzun hayat”ı temsil eder. Sanskritçe’de ise “iyi şans” anlamına gelir. İlk olarak Neolitik Avrasya’da izlerine rastlanır, güneşin gökyüzündeki hareketini temsil ettiğine inanılır. İkinci dünya savaşı zamanında ise Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi, nam-ı diğer Nazi Partisinin, bu sembolü kullandıkları görülür.

Süleyman Mührü ve Kutsal Kase

Davut Yıldızı ya da Davut Mührü olarak da bilinen 6 köşeli yıldız, Cebrail’in Adem’e oradan da Süleyman’a geçen ve çeşitli güçleri olduğuna inanılan mühürdür. İki üçgenin, birisi yukarı birisi aşağı bakacak şekilde yerleştirilmesiyle gerçekleşir. Şu anda Yahudilik (ve İsrailoğulları) tarafından kullanılır. Bilinen üzere yukarı bakan üçgen erilliği, erkeği, gücü ve erkeklik organını temsil eder. Aşağı bakan üçgen ise dişiyi, kadını, doğurganlığı ve kadınlık organını temsil eder.

İkisinin birleşiminin ilahi birlikteliği simgelediği düşünülür. Bu heksagram, koruyucu güçlerle donatılmış magen David anlamına gelir. Ki bu da Davut’un kalkanı demektir. Efsaneye göre İsa’nın Son Akşam Yemeği tasvirinde kullandığı ve sonrasında Aramatyalı Yusuf’un onun damlayan kanını içine doldurduğu kupa ya da kase, dönüp dolaşıp İsa’nın kanının devamlılığını sağlayacak olan Mecdelli Meryem’e ithaf gelecektir. Ve Kutsal Şövalyeler’in de onun koruyucuları ve arayıcıları olduğu fikri yüzyıllardır devam etmektedir. Şu an bir kuruluş olduğu bilinir.

Ankh

Antik Mısır’ın kutsal sembollerinden olan ankh, ebedi yaşamı temsil eder. Kimine göre bir anahtar kimine göre bir sandalet kayışı şeklindedir. T harfinin üzerine yerleştilmiş bir ovallikten oluşan bu basit haç kombinasyonu erkeklik ve dişiliğin, başka bir deyişle Osiris ve İsis’in birleşimini veya ölümü yenmeyi anlatır.

Kom Ombo’daki Sobek ve Haroeris Tapınağı’nda yer alan Ptolemaios Hanedanı (AD 304-30) dönemine ait dekoratif bir alçak kabartma detayında, bir ankha asaları tutmaya yarayan iki kol verildiği görülür. Asalarının başlarının hayvan başı olması, sembolün hayvan başlarıyla olan bağlantısını vurgulamak amacıyla yapılmıştır.

Ölümsüzlük Bitkisi

Lingzhi, ling-chih olarak efsaneleşen, özünü içen kişiye ölümsüzlük bahşettiğine inanılan bu bitki aslında bir mantar türüdür ve Polyporus Lucidus ile eşleştirilir. Çin sanatında tasviri bulutsu, yumuşak ve yuvarlak haklıdır. Bu “kutsal mantar” Taoizm’in ölümsüzlük varlıklarının genel bir simgesidir.

Reishi olarak da bilinen bu bitki geleneksel Çin tıbbında yaklaşık 4000 yıldır ilaç olarak kullanılan sıvı olarak özünün tüketildiği bir mantar türüdür. Reishi yenilebilir bir mantar değildir.

Tek Boynuzlu At

Çin ve Japon kültürlerindeki fantastik bir yaratık olan, güzelliğiyle ünlü bu hayvan bir atın gövesine bir ejderhanın başına sahip şekilde tasvir edilir. Asya’nın tek boynuzlu atı Çin’de qilin ya da kylin, Japonya’da ise kirin olarak bilinir. Çift cinsiyetli olduğuna inanıldığı için ying ve yang’ı sembolize ettiği düşünülür.

Ying ve yang’ın uyumlu birleşimi uzun ömür olarak tasvir edilir. Mitolojide saf ve masum olduğuna, kanı içildiğinde kişiyi ölümsüz kıldığına, bu nedenle öldürmenin lanet getireceğine inanılır. Latince ismi olan Unicorn; “bir-tek” anlamına gelen uni- ve boynuz anlamına gelen cornus sözcüklerinden türemiştir.işaretler ve semboller

Yine bir efsaneye göre, sadece bakire kızların yanına yaklaşır ve bu şekilde yakalanabilir. Değerine Orta Çağ’da ulaşan ve o çağlarda bu tür kalıntıların hastalıkları iyileştiren temel ilaçlar olduğuna, panzehir olduğuna inanılıyordur (özellikle arseniğe karşı). Aslında Tekboynuz’ların tarihi çok daha eskidir, MÖ 5. yüzyılın sonlarında Yunan bir terapist olan Ctesias Tekboynuz’ların Hindistan’da bulunduklarına dair bir yazı yazmıştır. Ayrıca İncil’de de Tekboynuz’lara değinilmektedir.

Kaynakça: İşaretler ve Semboller ders notları. Clare Gibson, Semboller Nasıl Okunur?, 3. baskı, 2012.

Avatar
Ankara Üniversitesi, Sanat Tarihi 3. Sınıf öğrencisi. Rönesans'a ve bilime olan düşkünlüğüm ile yazıyorum. Zevkle okumanız, sanatı sevmeniz dileğiyle. İletişim: kivilcim_sengul@hotmail.com

10 Yorum

  1. Avatar

    Figen

    2 Mayıs 2019 at 13:25

    Sanat merakı ve görüşü kadar kendisi de sanat kadar hassas ve araştırmacı olan Kıvılcım hanımı tebrik ediyorum büyük bir keyifle okudum ve takip ediyorum emeğine sağlık

    • Avatar

      Kıvılcım Şengül

      2 Mayıs 2019 at 19:41

      Çok teşekkür ederim, umarım beğenmişsinizdir. Sanatla kalın!

      • Avatar

        volkan

        11 Haziran 2019 at 20:40

        mükemmel

        • Avatar

          Kıvılcım Şengül

          12 Haziran 2019 at 23:39

          Teşekkür ederim! Sanatla kalın.

  2. Avatar

    Soner imamoğlu

    2 Mayıs 2019 at 13:37

    Keyifle ve ilgiyle okudum. Bu araştırma da emeği geçen herkese çok teşekkürler..yeni paylaşımlarda görüşmek dileğiyle …

  3. Avatar

    YıldızlıGeceAbartılıyor

    2 Mayıs 2019 at 13:53

    Çok güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık, kaleminizi çok beğeniyorum 🙂

  4. Avatar

    tuğba küçükbahar

    6 Haziran 2019 at 13:22

    merhaba , 10 mayıs 2019 mersin de tekamül isimli bir seramik sergisi açtım ve teması yaradılıştan bugüne kadar farklı kültür ve inanç sistemlerinde aynı anlamda kullanılan -kullanılmaya devam eden simge sembollerdi.
    bu konuyla ilgilenenlerle karşılaşmaktan mutluyum, teşekkür ederim.

    • Ali Kalburcu

      Ali Kalburcu

      6 Haziran 2019 at 14:50

      Merhaba, serginizle ilgili fotoğraflarınız ve yazmak istedikleriniz olursa yayınlamaktan mutluluk duyarız. İyi günler!

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

up arrow