İslam’da Tasvir Yasağı ve Emevi Sarayları

0
195

Tasvir Yasağı

İslam etkisi ile ortaya çıkan eserlere baktığımızda bitkisel ve geometrik bezemeler oldukça fazla iken insan figürünün bunlara oranla oldukça az olduklarına şahit oluruz. İslamiyet ‘te tasvir yasağı olmamakla birlikte bu durum zamanla ortaya çıkan yorumlamaların bir sonucudur. Kur’an ‘da insan figürünü ve resmi yasaklayan net bir ayet yoktur ancak Hadis ile değişen bir inanış söz konusudur. Hadis, canlı varlıkların resmini yapanların Allah ‘la boy ölçüşmeye kalkıştıkları için kötü kişiler olduklarını söyler ve bu gibilerin Kıyamet Günü, yaptıkları tasvirlere can vermek zorunda bırakılacaklarını, bunu başaramayacakları için de cehenneme azabı çekeceklerini bildirir (Buhari, Libas 89/2 – Abdullah ibn Omar; Buhari, Buyu 104 – Said ibn Abu’l-Hasan)

Kur ‘an-ı Kerim’de ise tasvir ile ilgili net bir hüküm olduğu söylenemez ancak Mâide Sûresi 93. Ayet  “Ey iman edenler, içki, kumar, putlar ve kısmet çekilen zarlar, hep şeytan işi, murdar bir şeydir. Onun için siz ondan kaçın ki yakayı kurtarasınız“  cümlesindeki Türkçeye ‘put’ olarak çevirilen ‘ensab’ kelimesi ‘resim’ ve ‘tasvir’ olarak da yorumlanmaya açıktır.

Bu sebeplerle bu konu yüzyıllar boyu tartışma konusu olmuştur. Kur’an ‘ın indiği ilk zamanlarda halkın putlara tapıyor olması ve bunu engellemek amacı ile bunun söylendiği ve İslam ‘ın herhangi bir sanatsal girişimi engelleyici tavrı olmadığı düşünülür. Zaten Hz. Muhammed Döneminden sonra da bu yasağa uyulduğunu belirten net bir belge yoktur. Aksine Emevi, Abbasi dönemi sarayları bunun tersi bir düşüncenin ürünüdür.

Emevi Sarayları

Ürdün sınırları içinde bilinen 20 ‘çöl sarayı’ vardır. Bu sarayların çölde olmasının nedeni olarak birçok görüş sunulmuştur. Çöl sevgisi, şehirdeki hastalıklardan uzak kalma isteği, kilise ile ters düşmeme gerekliliği, çöl aşiretleri ile iletişimi kaybetmeme  gibi birçok sebep öne sürülebilir ancak bu konuda net ve kesin bir sebep belirlenememiştir.

Bu saraylarda Roma-Bizans ve Sasani etkisi görünür.

1) Kusayr Amra

Lut Gölü ‘nün kuzey ucunda yer alır. 1.Velid tarafından yaptırılan bazilikal planlı bir yapıdır. Taht salonun ve güneyindeki hücreler yapıyı oluşturur. Hemen dibinde su sarnıcı, ahır ve hamam bulunmaktadır. Hamam ve taht salonundaki figürlü süslemeleri oldukça dikkat çekicidir.

Kusayr Amra
Kusayr Amra’nın dış görünümü

Kusayr Amra ‘nın en öenmli ve bilinen özelliği freskleridir. Taht salonunda Halife 1.Velid tasviri ve yanında muhafızları bulunmaktadır. 1.Velid ‘in ayaklarının altında bir deniz ve çevrede uçan kuşlar yer alır. Bunun, Halifenin, karaların ve denizlerin hakimi olduğunu ifade etmek istediği düşünülmektedir.

Taht salonunun Batı duvarında tören giysileri içerisinde hükümdarlar yer alır. Bunlardan bazıları Bizans hükümdarı Kayser, Sasani Şahı Kisra ‘dır. Hükümdar freskleri için iki farklı fikir ortaya sunulmuştur. Bunlardan biri tüm dünyanın ve onların imparatorlarının İslam fetihlerini kabullenmesi; diğeri ise kardeşlik mesajıdır. Hükümdarların oldukça asil ve boyun eğmez biçimde resmedilmesi de bunu doğrulamaktadır.

Hamam bölümünde ise birçok eğlence sahnesi bir arada uygulanmıştır. Sıcaklık kısmının kubbesinde burçlar haritası ve takvim bulunmaktadır. Burçlar burada hayvan simgeleriyle belirtilmiştir.

Sıcaklık kısmındaki burçlar haritası

Ayrıca yapıda mizahi hayvan figürleri, yarı çıplak kadınlar, zanaatkarlar ve av sahneleri görülmektedir.

2) Kasr el Hayr el Garbi

728 yılında Halife Hişam bin Abdu’l-Melik tarafından yaptırılmıştır. Yapı Tedmür şehrinin güneybatısında yer alır. Kuzeyinde birer han ve hamamı bulunan saray kare planlıdır. Malzeme olarak taş ve tuğla kullanılmıştır. Dış duvarları yarım silindirik kulelerle desteklenmiştir.

Sarayın meşhur giriş ünitesine ait maket Şam Milli Müzesi’nde sergilenmektedir. Bu giriş sarayın tek girişi olarak bilinir ve iki yanındaki birer kuleyle desteklenir. Oymalı stuko tezyinatı ile de göz kamaştırmaktadır.

Sarayın giriş ünitesine ait alçı maket

Koridordan geçilerek ana avluya ulaşılır. Bu revaklı avlunun ortasında da bir havuz yer alır. Yapıyı oluşturan dikdörtgen planlı mekanlar direkt biçimde avluya açılır. Diğer mekanlar ise altışarlı gruplar halindedir.

Hanı ise hala bilinen ilk han örneğidir. Kareye yakın ölçülerdedir. Yine merkezi bir avlu ve onun çevresindeki odalardan oluşmaktadır.

Yapının en bilindik özelliğiyse süslemeleridir. Figürlü süslemelerin yanı sıra alçı kabartma halindeki süslemeleri ile de popülerdir. Tanrıça sembolizmi ilgi çeker; bereketi sembolize eden tanrıça heykel ve kabartmaları bunlardandır. Ana kapının girişindeyse Halife Hişam ‘ın kabartması yer alır. Tacın iki yanındaki kanatlar Sasani etkisidir.

Fresklerinden bahsedecek olur isek alışılmışın dışında bir durumla karşılaşırız. Freskler duvara değil tavana resmedilmiştir. Bunlardan bir tanesi tanrıça Geya(Gaia) ‘nın bir madalyon içine yerleştirilmiş resmidir. Tanrıçanın boynuna bir yılan dolanmış vaziyettedir ve elinde tuttuğu bezin içerisinde meyveler vardır. Madalyonun bir kısmı bitkisel süslemeler ile çevrilidir. Üst kısımda, asma dalları arasında iki denizatı figürü yer alır. Altta ise hayvan mücadelesi sahnelenmiştir.

Tanrıça figürü(1)

 

Tanrıça figürü(2)

İkinci fresk ise üç parçadan oluşur. Sasani ve Orta Asya etkisi görülen bu panonun üst kısmında iki kadın figürü görülür. Bunlardan biri ud; diğeri ise kaval çalmaktadır. Bir eğlencenin resmedildiği düşünülmektedir. Orta kısımdaysa av sahnesi yer alır. Av hayvanı siyah bir atın üzerindeki süvari tarafından vurulmuş halde resmedilmiştir. Üçüncü yani en alt kısımda ise bir av hayvanı ve bir insan tasvir edilmiştir.

Sanat ve tasvir ile ilgili en net yargı Tevrat ‘ta yapılmıştır ancak İslam dininde tasvirin yasak oluşu tamamen Hadislere dayandırılarak elde edilen bir sonuçtur bu sebeple de erken İslam dönemi saraylarındaki bu çalışmalar her ne kadar dönemin ve toplumun İslam anlayışına uzak olsa da İslam sanatı içinde kabul edilebilirler. Sanat, inançlar paralelinde olsa da olmasa da ortaya çıkmak için kendine daima bir yol bulur.

Kaynakça;

  • KONAK, Ruhi, İslam ‘da Tasvir Yasağı Sorunu ve Minyatür Sanatı, TJSS, cilt 6, sayı 1, s. 967-988, Ocak 2013
  • TURANİ, Adnan, Dünya Sanat Tarihi, Remzi Kitapevi, İstanbul 1992
  • İPŞİROĞLU, Mahzar Şevket, İslâm’da Resim Yasağı ve Sonuçları, Yapı Kredi
  • Yayınları, İstanbul 2005
  • ALSAN, Şenay Sayın, İslamiyet ‘te Tasvir Yasağı ve Türk Mimari Süsleme Sanatında İnsan Figürünün Kullanımı, TJSS, cilt 3, sayı 5, 2019
  • SİVRİOĞLU, Ulaş Töre, Emevi Saray Tezyinatında Kullanılan Antik Figürler, History Studios International Journal of History, cilt 5, sayı 3, s.191-205, Mayıs 2013
  • BENGİN, Eksaç, https://islamansiklopedisi.org.tr/kasrul-hayr, 21 Temmuz 2019
  • KAVRAKOĞLU, Füsun, https://kavrakoglu.com/fotograflarla-suriye-gezisi-1/amp/, 19 Temmuz 2019
  • Kasrul Hayrul Garbi, http://www.sanatinyolculugu.com/kasrul-hayrul-garbi/, 21 Temmuz 2019

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz