Kübizm Sanat Akımı ve Avignonlu Kızlar

Kübizm’in Ortaya Çıkışı

1.Dünya Savaşı bittikten sonra Paris’de ortaya çıkar Kübizm. Savaş sonrası tüm Dünya parçalanmış ve sıra sanata gelmiştir…


Paul Cezanne’nin izinden giden sanatçılar 20.yy içinde oluşan ve geniş kitlelere yayılan Kübizm alanında eserler vermeye başladılar. Cezanne’nin Kübizm akımını tetikleyen bir düşüncesi var. Bu düşünce tüm resimsel biçimleri ; daire, dikdörtgen, oval gibi şekillere indirgeme düşüncesidir. Cezanne’ye göre doğada gördüğümüz her şey geometrik bir anlatımla ele alınabilir.

Öncüleri

İşte bu arzuyu ve fikri benimseyen Pablo Picasso ve George Braque bugün Kübizm’in en tanınmış isimleri olarak Sanat Tarihine adlarını yazdırdılar.

Paris’de doğan akım kısa zamanda İtalya, Rusya, Almanya ve İngiltere’ye yayıldı ve kısa sürede 20.yy’ın en ünlü sanat akımlarından biri haline geldi.

Pablo Picasso

Kübizm kendinden önceki hiç bir sanat akımına benzemiyordu. Klasik resim anlayışını tamamen reddediyordu. Kübistler bir şeyi doğrudan resmetmek yerine, değişik kısımlarından görüntülerini bir araya getirerek yeni formlar yaratıyorlardı.

Kübizm’in Bileşenleri

Kübist ressam bir kişiyi veya objeyi resmetmek için karşısına aldığında, kendince önemli ve güzel bulduğu parçaları, kendi anlayışına göre şekillendirirdi. Tabi bunu yaparken Kübizm’in etkilendiği bazı teknikler ve biçimler de var. Bunlardan biri Afrika’nın yerli kabile sanatıdır.

Afrika’da ilkel kabilelerin kullandıkları ”Masklar” Kübizm’de özellikle de Picasso’nun sanatında önemli yere sahiptir. Yani ilk olarak Cezanne’nin düşünceleri, Klasik resim anlayışını reddetme ve Afrika Sanatı Kübizm’i etkileyen ve besleyen faktörlerdir diyebiliriz.

Kübizm’in Çeşitleri

Kübizm kendi içerisinde ”Analitik Kübizm” ve ”Orphic” yani ”İleri Analitik Kübizm” olarak ikiye ayrılıyor.

Analitik Kübizm; Daha önce de bahsettiğim. Sanatçının seçtiği parçaları uygun gördüğü şekilde yeniden bir bütün haline getirmesi durumu.

İleri Analitik Kübizm; Daha güçlü renklerin ve renkler arası uyumun ön plana çıktığı bir dönemdir. Özellikle prizmada kırılan renklerin kullanılması bu dönemde en çok karşılaştığımız durumdur.

Picasso ve Braque

Şimdi gelelim akımın en ünü sanatçısı olan Pablo Picasso’ya. Tam adı Pablo Diego Jose Francisco de Paula Juan Nepomuceno Maria de los Remedios Cipriano de la Santisima Trinidad Ruiz y Picasso…

”Çeşitliliğin Ustası” olarak tanımlıyor kendisini. 20.yy’ın en ünlü ve en önemli ressamlarından biridir Picasso. 15.000 civarı resim, 660′ yakın heykel çalışması vardır. Ayrıca seramik, grafik ve eskiz gibi konularda da eserler vermiştir. Tüm bunlara bakıldığında  Sanat Tarihinin geçmişten 20.yy’a kadar yaşamış en üretken ressamı olduğunu söyleyebiliriz.

Picasso ve Braque

Pablo Picasso ile birlikte Kübistlere öncülük etmiş ve bu akımı başlatmış olarak kabul edilen diğer sanatçı ise George Braque’dir.

Heykeltıraş ve ressam olan Braque yaptığı bir resim ile Kübizm’e ”Kübizm” denmesini sağlamıştır. Braque’nin sergisini gezen Louis Vauxcelle adlı sanat eleştirmeni onun bir tablosunu görür ve bu tablo için ”küçük küpler” benzetmesi yapar. Kübizm adı da buradan gelmektedir.

Braque ve Picasso’nun resimleri birbirleriyle benzerlik gösterirler. İki ressamda gördüklerini zihinlerinde kesip parçalayıp yeniden bir araya getirirler ve bu teknikle birbirinden güzel manzaralar, portreler ve natürmortlar resmederler.

Bu resimlerde bir yüz gördüğünüzde onun yandan resmedildiğini ancak iki gözünün birden göründüğünü fark edersiniz. Tek bakış açısıyla figürlerin pek çok yönünü görmemizi sağlayan bir özelliktir bu.

Avignonlu Kızlar

Kübizm’in doğuşu sayılabilecek ve en ünlü eseri olarak kabul edilebilecek eser ise Picasso’nun ”Avignonlu Kızlar” adlı resmidir. Tuval üzerine yağlı boya olan bu eser günümüzde New York’da bulunan Museum Of Modern Art’da sergilenmektedir.

1905-1906 yıllarına tarihlenen bu resim Barcelona-Avignon sokağında yer alan bir genelevdeki beş çıplak kadını betimler. Eser Kübizm’in öncü eseri olarak da kabul edilir. Bu eser resim sanatı için bir yenilikler döneminin kapılarını açar.

Avignonlu Kızlar

Avignonlu Kızlar’ın çizgileri, figürleri ve mekanı ile dönemin sanat sevenlerini şoka uğrattığı kesin. Üslubu ve konusu ise çok serttir. Kadın figürlerinin yüzlerine yerleştirilen Afrika Kabile Masklarının yüz ifadeleri ise oldukça ürpertici bir görüntü yaratır.

Bize doğru bakan bu beş kadının ne yapmakta olduklarını anlamak, parçalarını ve mekanı ayırt etmek çok zor. Korkunç maskeler takmış çıplak kadınlar izleyiciye dik dik bakmakta ve ortaya sinir bozucu bir durum çıkmaktadır. Ayakta duran her figür bir şeyi sembolize ediyor ya da temsil ediyor olabilir mi ?

Pablo Picasso bu eseri üzerine bir dostu ile sohbet ederken balta ile parçalanmış figürlerden meydana gelen bir vücut oluşturduğundan bahsetmiştir. Balta ile parçalanmış, maske takan figürler… Eserde tarzlar iç içe geçmiş sivri noktalar yuvarlak hatlara, yuvarlak hatlar ise sivri  noktalara dönüşmüş. Ön görünüşler arkaya, arka görünüşler de öne gelmiş gibidir.

Picasso ve Frengi

Peki bu kadınlar neden böyle korkunç resmedildi ? Picasso neden bu kadar korkuyordu ?

Resimde ön kısımda oturur gibi gözüken figür ise oldukça dikkat çekicidir. Burası bir genelev olduğu için muhtemelen bir tedaviyi bekliyor. Böyle söylememin nedeni ise bu eseri hazırlarken ilk aşamada Picasso’nun iki tane de erkek figürü çizmesidir.

Bu erkek figürlerinden birinin elinde defter benzeri bir cisim vardır. O dönem yaygın olan hastalık bir hastalık var. Cinsel yolla bulaşan ve ölüme götüren bu hastalığın adı Frengi. O dönem Avrupa’da inanılmaz derecede yayılan frengi tahmin edebileceğiniz gibi bu genelevlerden çıkıyor.

Yani ilk aşamada Picasso Frengi teşhisi için geneleve kontrole gelen iki doktoru ve kontrol edilmeyi bekleyen beş hayat kadınını resmedecekti. Ancak bir sebepten dolayı erkek figürlerini resimden çıkartarak ”Avignonlu Kızlar” adlı eserini yaptı.

Picasso’da frengiden korkuyor muydu ? Bu kadınlar korkunç Afrika maskları takıyor. Soğuk, korkutucu ve ölümcül bakıyorlar. Hayat kadınları gibi değiller. Her biri ölümü ve günahı sembolize ediyor olabilir mi ?

George Braque

Picasso ve Avignonlu Kızlar adlı eserini geçip birazda Kübizm’in diğer önemli temsilcisi George Braque’ye bakalım.

Braque

Braque sistemli olarak nesneleri parçalamış ve bu parçalardan yeni resimler üretmiştir. Üç boyutlu bir objeye baktığında o objenin düzlem üzerinde nasıl duracağını merak eden tüm Kübistler gibi o da geometrik biçimleri yeniden biçimlendirir. Yine çoğu Kübist gibi Braque’da şişe, kitap, bardak, sürahi veya bir müzik aletinin tek bakış açısıyla tüm yönlerini göstermeyi hedeflemiştir.

Temsilciler

Kübist Sanatçılar ;

Pablo Picasso, Georges Braque, Jean Metzinger, Albert Gleizes, Fernand Leger, Juan Gris, Fernand Leger, Marc Chagall, Piet Mondrian.

Özetle Kübizm resim sanatından ve bazı örneklerinden bahsetmeye çalıştım. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Sanatla kalın.

İLGİLİKonstrüktivizm Sanat Akımı ve Temsilcileri

Toplam Puan!
Oy verin!
Teşekkürler!

Celil Sadık / Pamukkale Üniversitesi / Sanat Tarihi Mezunu
Twitter : @SanatnTarihi

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir