Laodikeia Antik Kenti – Denizli

 Bu yazı, Laodikeia Antik Kenti’ne yapmış olduğum seyahat süresince çekilen fotoğraflardan ve kazı alanındaki arkeoloji notlarından derlenerek  oluşturulmuştur.

laodikeia

Laodikeia Antik Kenti

Laodikeia, ”Denizli ilinin 6 kilometre kuzeyinde yer almaktadır. Helenistik kent, M.Ö. 3. yy.’ın ortalarında Seleukos Kralı II. Antiokhos tarafından karısı Laodike adına kurulmuştur. M.Ö. 130/129 yılında ise bölge tamamen Roma’ya (önce Cumhuriyet, sonra İmparatorluk) bağlanmıştır. Hıristiyanlığın ilk 7 kilisesinden birine sahip olan kent, Erken Bizans Dönemi’nde metropollük seviyesinde dini bir merkez haline gelmiştir. Laodikeia’da yapılan kazı çalışmaları, Erken Kalkolitik Dönem (Bakır Çağı, M.Ö. 5500’den M.S. 7. yy.’a kadar kesintisiz yerleşimlerin varlığını ortaya koymuştur. Laodikeia, önemli arkeolojik kalıntılara sahiptir. Yaklaşık 5 kilometrekarelik alana yayılan Laodikeia’nın önemli ve günümüze kadar gelebilen yapıları içinde; Anadolu’nun en büyük stadyumu (ölçüleri 285×70 m.), 2 tiyatrosu, 4 hamam kompleksi, 5 agorası, 5 nymphaeumu, 2 anıtsal giriş kapısı, Bouleuterionu, tapınakları, Peristylli evleri, Latrina, kiliseleri ve anıtsal caddeleri sayılabilir. Kentin dört tarafını ise nekropol alanları çevirir.”

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün sitesinden alıntılanan genel bir açıklamadır.

Laodikeia Kilisesi’ne Gönderilen Mektup

Isa’nın havarilerinden Yuhanna kendi İncilini yazdığı esnada, Tanrı Yuhanna’ya göründü ve ondan ”…. gördüklerini, o anda olanları ve daha sonra olacakları yazmasını istedi” ( Vahiy 1:19-20). Aynı zamanda bu yazıklarını tek tek isimlerini sıraladığı Yedi Kilise‘ye göndermesini istedi. ” Gördüklerini kitaba yaz ve Yedi Kilise’ye; Ephesos, Smyrna, Pergamon, Thyateira, Sardeis, Philadephia ve Laodikeia’ya gönder…” diye duyurdu. (Vahiy 1:11)

Yedi Kilise- Harita

Anadolu’daki Yedi Kilise’ye karşı Tanrı’nın bildirilerini içeren Kutsal Kitap içerisindeki Laodikeia’ya gönderilen mektupta şöyle der;

”… Ve Laodikeia’da olan kilisenin meleğine yaz: Amin sadık ve hakiki şahit Allah’ın hilkatının başlangıcı, bu şeyler, diyor. Senin işlerini bilirim. Ne soğuksun, ne de sıcak, keşke soğuk yahut sıcak olsaydın, ne böyle sıcak, ne de soğuk. Ilık olduğun için seni ağzımdan kusacağım. Madem ki zenginim ve zenginleştim ve ihtiyacım yoktur diyorsun ve zavallı ve acınacak halde fakir ve kör ve çıplak olduğunu bilmiyorsun; zengin olasın diye ateşle tasfiye edilmiş altın ve giyinesin ve çıplaklığın ayıbı görülmesin diye beyaz esvap ve göresin diye gözlerine sürmek için göz ilacı almayı sana nasihat ediyorum. Ben sevdiklerimin hepsini tevcih ve tedip ederim. Şimdi gayretli ol ve tövbe et. İşte kapıda duruyor ve çalışıyorum. Eğer biri sesimi işitir ve kapıyı açarsa onun yanına gireceğim ve ben onunla ve o benimle akşam yemeği yiyeceğiz. Ben nasıl galip oldum ve Babamla O’nun tahtında oturdumsa, galip olana da benim tahtımda oturmayı vereceğim. Kulağı olan işitsin, Ruh kiliseye ne diyor.”

(Vahiy 3.14-22)

Laodikeia Konsili (M.S. 343-381)

M.S. 313 yılında Milano Fermanı ile Hıristiyanlığın özgürce yaşanması kararlaştırılınca İncil’in yorumlanması, ibadet ve kilise nizamının belirlendiği konsil ve toplantıların yapılması gibi eylemler ortaya çıkmıştır. M.S. 325 yılında I. İznik Konsili’nin toplanmasıyla başlayan bu süreç içerisinde Laodikeia’da kesin tarihi belli olmamakla beraber 341-381 tarihleri arasında yapıldığı bilinen bölgesel, fakat Hıristiyanlık için belirleyici kararların alındığı önemli bir konsil toplanmıştır. 12. yüzyılda yaşanmış Bizanslı yazarlar Zonaras ve Balsamon‘a göre Asia Eyaleti’nin birçok bölgesinden kilise babaları bu toplantıda bir araya gelmiştir. Yapılan toplantıda Hıristiyanlık alemini etkileyen ve aynı zamanda Ekümenik, yani tüm kiliselerce evrensel kabul gören konsiller belirleyici bir rol oynayan toplam 60 kanun kararlaştırılıp kaleme alınmıştır.

Kanunlardan Bazıları

  • Ruhban sınıfından bir kimse tefecilik ve faizcilik yapamaz.

  • Sapkınlıklarına (heretiklik) devam ettikleri sürece sapkın sayılanların (heretikler) Tanrı’nın Evi’ne girmesine izin verilmez.

  • Ambon kürsüsüne çıkıp bir kitaptan ilahı okuyan kanonik şarkıcılar haricinde hiç kimse kilisede şarkı söyleyemez.

  • İnciller, diğer kutsal yazılarla birlikte Şubat (Cumartesi) günü okunacaktır.

  • İlahi ve Kutsal Kitap okuyucuları orarion denilen atkıyı giyemez.

  • Altara kadınlar yaklaşamaz.

laodikeia

Laodikeia Kilisesi

Kilisenin incelemesi doğudan batıya ilerleyen bir planla yapılacaktır.

Bema – Templon

laodikeia

Bemanın günümüze ulaşan kalıntıları

Doğuda sema, ana apsis ve apsisin iki yanında pastophorion hücreleri yer almaktadır. Zemini naos zemininden 0,35m yüksek yapın bema, 5.60 x 8.00 metre ölçülerinde kuzey-güney yönünde dikdörtgen planlıdır ve in situ balustradlar ile ele geçirilen parçalardan anlaşıldığı üzere, önü parapetlerle sınırlandırılarak templon oluşturulmuştur. Yüzeyi, iki kademeli eşkenar dörtgen çerçevenin merkezine yerleştirilen haç motifi ile bezeli olan mermer levhalar kenetlerle balustradlara bağlanmış, kare biçimli balustradların topuzları üzerine, kompozit başlıklı ince sütunlarda oturtularak üzerlerine arşitrav yerleştirilmiştir.

Bema

Bizans kilisesi plan çizimi

Synthronon

Bemadan geçilerek ulaşılan ana apsis 8.70 metre çapında, 4.30 metre derinliğinde yarım daire planlıdır. İçinde çay taşı, moloz traverten ve tuğla ile örülerek mermer plakalarla kaplanmış olan 3 basamaklı synthronon bulunmaktadır.

laodikeiaSynthrononun günümüze ulaşan kalıntıları

Pastophorion

Apsisin iki yanındaki pastophorion hücreleri kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı olup yaklaşık 24 metrekare büyüklüğündedir. Hücreler kapalı birer mekan halinde değil, yan neflerin devamı şeklinde düzenlenmiştir. Fakat, zeminleri 20cm daha yüksek yapılarak yan neflerden ayrılmış ve işlevleri vurgulanmıştır. Açık mekan şeklinde düzenlenmiş olmalarından dolayı hücrelere doğrudan erişimi engellemek amacıyla kuzey ve güney neflerde, doğudaki ilk payeler ile payelerin hizasında duvar önüne yerleştirilmiş aslan ayaklı mermer sövelere sahip küçük geçişler yapılmıştır. Naos tabanı üzerine yıkılmış halde ortaya çıkarılan bu söveler, günümüzde belirlenen orijinal yerlerinde bulunmaktadır.

laodikeia

Aslan ayaklı mermer söveler

Ambon

Orta nefte, eksende, bemanın yaklaşık 5 metre batısında ambon yer almaktadır. Hıristiyanlıkta ambon kelimesinin ilk kez Laodikeia Konsili’nde kullanıldığı düşünüldüğünde, bu orijinal ambonun önemi daha da artmaktadır. Günümüze; süpürgelik, kaide, iki yandan merdiven basamaklarından bir kısmı, korkuluk ve platforma ait bazı parçalar ulaşmıştır. Ambon mermerden yapılmıştır ve 5.80 metre uzunluğundaki profilli süpürgelik en altta olmak üzere, üst kısımda yüzeyi dil motifleriyle bezenmiş olan kaide bölümü vardır.

Ambon orijinal hali

Ambonun basamaklı bölümü traverten blok ve tuğlalarla örülerek üzeri mermerlerle kaplanmış olup doğuda 3, batıda 2 basamaklıdır.

Ambonun basamaklı bölümü

Naos

Naos 29.60 x 34.50 metre ölçülerinde kareye yakın dikdörtgen planlıdır ve 915 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Naos içinde 10 adet ayak, prothesis ve diakonikon mekanları, ambon kürsüsü, doğuda ise sema ve synthrononlu apsis yer alır. Orta nef (8.50m), yan neflere (5.80m) göre daha yüksek ve geniş tutulmuş olup nef ayrımı iki sıralı yerleştirilmiş enine dikdörtgen biçimli üçer adet serbest ayak ve batı duvarı ile doğuda apsis duvarı önünde bulanan ikişer adet olan duvar ayaklarıyla sağlanmıştır. Bu ayaklar kemeleri, kemerler de ahşap çatıyı taşımaktadır. Ayaklar arasında yer alan parapet geçki bölümleri, üç nefin en az bazı bölümlerde olmak üzere parpetlerle kapatıldığını göstermektedir. Cemaat ise kilise içinde seremoni ve vaazları bu dönemde ayakta dinlemekteydi. Kuzey nefte parapetle ayrılan bölümde de kadınların toplandığı düşünülmektedir.

Naos

Kazı çalışmaları sonucunda, 7. yüzyılın başındaki depremde kaideleri hariç, naos tabanına yıkılmış olan ayaklara ait bloklar tamamen açığa çıkarılmıştır. Ortalama 2.10 x 1.90 metre ölçülerine sahip ayakların yüksekliklerinin, ele geçirilen bloklardan yola çıkarak yaklaşık 4 metrenin biraz üstünde olduğu, apsis önündeki duvar ayaklarının diğer ayaklara göre daha yüksek yapıldığı ve en üstteki taç blokları üzerine tuğla kemerlerin oturtulduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, üzerinde aplike haçlara ait yuvaların bulunduğu apsisin önündeki duvar ayaklarının devşirme mermer, geriye kalanların ise yine devşirme traverten bloklardan örüldüğü görülmektedir.

Naos batı duvarının kuzey kesiminde yer alan freskler bulunmaktadır. Orta boy traverten bloklardan oluşturulan duvarın uzunluğu 3.20 metredir. Bu duvarın 1.10 metre yüksekliğinde korunabilmiş bölümü fresklerle bezenmiştir. Postament kaideli sütunlarda ve dikdörtgen panellerden oluşan freskte beyaz, kırmızı ve siyah renkli boyalar kullanılmıştır. Betimlemede postament kaideli sütun önde, dikdörtgen panolar ise arkada gösterilmiştir. Duvarı eşit olarak bölen 3 sütun ve iki panelden oluşan freskte, merkezde yer alan sütun, köşedekilere oranla daha iyi korunmuştur. Bu sütuna ait alt bölüm ile postamentli kaide korunmuş fakat güney köşedeki sütunun yalnızca kaidesi, kuzey köşedeki sütunun ise kaidenin torus profiline ait uç kısmı görülebilmektedir.

Kuzey ve Güney Nef Mozaikleri

Kuzey Nef Mozaikleri

Kuzey Nef Mozaikleri Güney Nef’e göre daha fazla tahrip olmuştur. Bunun en büyük nedenlerinden birisi, Kuzey Nef’in batı kısmında kilisenin inşası için kireç ve harç hazırlama çukurlarının açılmasıdır. Bu nedenle zeminin daha yumuşak olmasından dolayı alan daha fazla tahribata maruz kalmıştır. Özellikle bu bölümde kentte yaşanan depremler sonuncunda fakirleşmesi ve bunun sonucu olarak mozaiklerin batı bölümünün üstünün tamiratlar sırasında tuğla taban döşemeleri ile onarılmıştır. Ayrıca bu bölümde kilisenin özgün olarak tasarlanması sonucunda alanda daha önce var olan ve inşaat sırasında kaldırılan yapıların duvar izleriyle taban mermer kaplamalarını görmek mümkündür. Diğer taraftan ayaklar arasında tuğla kemerlerin olduğu ve depreme bağlı olarak kemerlerin yıkılması sonucunda tabanlarda tespit edilen kalıntılardan bunların mozaik kaplama olduğu anlaşılmıştır.

Kuzey Nef mozaiklerinde ağırlıklı olarak iç içe dairelerden oluşan geometrik ve örgü süslemeleri hakim olup, bunların kenar bordürlerinde sarmaşık yapraklar, palet ve akanthuslardan oluşan bitkisel süslemeler yer alır.

Kuzey Nef Mozaikleri

Kuzey Nef Mozaikleri

Güney Nef Mozaikleri

Kuzey Nef ve Güney Nef olmak üzere iki nef toplamda 352 metrekarelik bir mozaik döşemeye sahiptir. Mozaik döşeme siyah, beyaz, sarı, açık kırmızı, koyu kırmızı, açık ve koyu mavi taş tesseralardan oluşmaktadır. Ölçü olarak birbirinden farklı panolara ayrılmış olan mozaik döşemede kıvrımlı hatlara panolara ayrılmış olan mozaik döşemede kıvrımlı hatlara sahip bitkisel süslemeler opus vermiculatum, geometrik süslemeler ise opus tessellatum tekniği ile yapılmıştır.

Mozaik üzerinde izlenebilen bazı motifler; beyaz, sarı, pembe, kırmızı daire içinde siyah haç ve haçın karşılıklı iki ucu lale-Şaron gülü şeklinde gösterilmiştir. Bunun yanında haç, gamalı haç ve kum saati, inci-payet dizisi, sarmaşıklar, kalpler, açılmış kutsal kitap tepsisi, lale, giyoş, tek merkeze bağlı dörtlü yapraklar ve iki yanında pelta kalkan-palmiye ve çarkıfelek motifleri gibi farklı anlamlar taşıyan süslemelerdir.

Bunu Biliyor Muydunuz?

İki pano ortasında haç içinde mozaikleri yapan Protodiakon Polykarpos ve Diakon Alexandros‘un ismi okunmaktadır.

Bazı motifler:

  • Üç Kalp: Tevrat’da üç kalp ile ilgili bir metin vardır. Burada yüreğin sünneti ve vaftiz ayini görülmektedir. Eski Ahit ile Yeni Ahit, yani Tevrat ile İncil birleştirilmesi olayı Tevrat’da Üç Kalp olarak geçmiştir. Aynı zamanda Baba, Oğul ve Kutsal Ruhu (teslis) da ifade etmektedir.
  • İki Kalp: Kalbin (ruhsal) sünneti ile fiziksel sünneti ifade eder. Ruhsal sünnet, vaftiz ile eşittir. Dolayısıyla, bu ikili figür vaftize vurgu yapmaktadır. Aynı zamanda İsa-Meryem veya Baba-Oğul ikilisine de gönderme yapılmış olabileceği düşünülüyor.
  • Komünyon Masası: Tanrı’nın sofrasının etrafında toplanılması ve herkesin o masadan beslenmesini anlatır. Masada 11 kişi vardır ve Mesih Tanrı’nın yanına alınmıştır. Yehuda’nın ihanetinden sonra 12 elçi sayılmamıştır, kilise mimarisinde de apsis ve apsidiollerin toplamında 11 sayısı vurgulanmıştır. İlerleyen dönemlerde, semboller balık figürlerine dönüşmüş ve İstanbul Ayasofya’da olduğu gibi balıkların toplanıp masadan beslendiği çizimler yapılır.
  • Masa Etrafındaki Yedili Sembol: Yedi sayısı Şabat sayısını temsil eden kutsal bir sayıdır. 7. günde Tanrı yaratma işlemini durdurmuştur.

Vaftizhane

Laodikeia Kilisesi’nin kuzeydoğu kösesine yerleştirilmiş olan vaftizhaneye giriş hem naostan, hem de kuzey yönde naosa paralel yapılan koridor vasıtasıyla sağlanmıştır. Vaftiz odasının giriş kapısının iki yanında ritüelle ilgili objelerin konulduğu düşünülen birer adet niş bulunur. Vaftizhane 30,25 metrekare ölçülerine sahiptir ve kare planlıdır. Köşelerinde birer adet kaideli sütun yer almaktadır.

Vaftizhanenin tabanı farklı renkte sekizgen, dörtgen, üçgen gibi değişik formdaki mermerlerden oluşturulan opus sectile döşemeye sahiptir. Mekan iç duvarlarının tamamen mermer plakalarla kaplı olduğu, harç izlerinden, kenet kalıntılarından ve orijinal yerinde korunan kaplama örneklerinden anlaşılmaktadır.

Vaftizhanenin kuzey bölümünde depremin izlerini gösteren doğu-batı doğrultulu derin çatlaklar aynı zamanda taban üzerinde de izlenebilmektedir.

Vaftizhanenin içerisinde merkez aks üzerinde haç planlı tabana oyularak yapılan bir vaftiz havuzu yer alır. Vaftiz havuzunun doğu-batı yönünde uzunluğu 3.60 metre, kuzey-güney yönünde ise 3.20 metredir. Havuz iç çapı 1.45 metre, havuz derinliği ise 1 metredir. Tuğla örülü üzerine mermer kaplama inşa edilen havuza, doğuda ve batıda 0.30 metre yüksekliğe sahip 3 basamaklı merdivenle inilir. Vaftiz havuzunun planı aynı zamanda bema parapeti çerçevesi üzerine de kazınmıştır. Vaftiz havuzuda vaftiz edilecek kişi batıdan basamaklı merdivenden girmekte ve doğudaki merdivenden çıkmaktaydı. Bu seremoni sırasında doğu uçta papaz, güney ve kuzey haç kolu içinde ise birer din görevlisi yer almaktaydı. Laodikeia Kilisesi’nin vaftiz havuzu en erken örneklerden biri olması bakımından, başlangıçta Hristiyan olmak isteyenlerin ve olanların nasıl bir seremoniden geçtiklerini göstermek yönünden çok önemlidir.

laodikeia

Vaftiz Havuzu

Nartheks Odası

Son olarak, kilisenin batısında bulunan kapalı nartheks mekanı dikdörtgen planlıdır. Batı cephesi, olasılıkla 7. yüzyılın başında yaşanan İmparator Focas Dönemi (602-610) depreminde, iki yandaki küçük duvar parçaları dışında tamamıyla ”Tapınak Doğu Sokak” tabanı üzerine yıkılmış halde ortaya çıkarılmıştır. Duvar, orijinal yıkıldığı haliyle harç analizleri yapılıp tek tek taş ve tuğlaları temizlenerek ayağa kaldırılmıştır. Profilli söve ve lentoya sahip olan iki dış kapıdan güneydeki, Hıristiyan cemaatinin kiliseye girişi için kulanılmışken, kuzeydeki daha çok henüz Hıristiyanlığa kabul edilmemiş kişilerin vaftizhaneye ulaşımını sağlamak üzere planlanmıştır. Nartheksin 1.50 metre genişliğindeki pencereleri tuğlayla örülmüş yarım daire kemerlidir.

laodikeia

Nartheksin doğu duvarında yer alan kapılar kilisenin naos bölümüne açılmaktadır. Ana kapının iki yanında duvarda su sistemlerinin olduğunu gösteren pişmiş toprak borular ve tabanda sığ su teknesi vardır. Nartheks bölümüne gelen atık sular, zemin altındaki kanal ile tahliye edilmiştir. Güneydeki kapının güney yanında iki, kuzey yanında da bir çeşme bulunmaktadır. Çeşmeye su getiren ve kullanılan suyun atılmasını sağlayan künkler, kuzey duvardaki apsidiol altından geçirilerek, dışarıyla bağlantısı sağlanmıştır.

laodikeia

Pişmiş Topraktan Su Boruları

Kaynakça;
  • Gezi Notları.
  • Şimşek, Celal, “2010 Yılı Laodikeia Kazıları”, 33. KST 3 (23-28 Mayıs 2011 Malatya), 2012, 569-601.

  • Kültür Varlıkları ve Müzeler Müdürlüğü: Laodikeia Antik Kenti (Denizli).

Avatar
Deniz YORUC, Şu anda Fransa'nın Rennes şehrinde Université de Rennes II'de Sanat Tarihi 2. sınıf öğrencisiyim. Eğitimini gördüğüm alanlardan bazıları şu şekildedir: Antik Çağ Uygarlıkları, İslam sanatı, modern ve çağdaş sanat, İtalya ve Fransa başta olmak üzere Avrupa kentlerinin tarih öncesi sanatları, genel mimari, Antik Çağ ve Orta Çağ toplumlarında kadın erkek ilişkileri, Batı mitolojisinin Orta Çağ metin ve görsellerine etkisi... Kısacası, sanat ve tarih karşısında büyülenmekten kendini alamayan biriyim!

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir