Michelangelo Merisi da Caravaggio – Meryem’in Ölümü

- Okuma süresi: 5 dk, 42 sn

Meryem’in Ölümü

Merhaba, bugün sizlere Michelangelo Merisi da Caravaggio ’nun ‘Meryem’in Ölümü / Bakirenin Ölümü’ adlı eserinden bahsedeceğim.

Uzun süredir takip edenler bilir. Ciddi bir Caravaggio takıntım var. Bu sebeple arada bir  Caravaggio anlatmak iyi geliyor. Paris’deki Louvre Müzesinde bulunan bu muhteşem eser Barok resim sanatı için oldukça önemlidir. Yağlı boya tekniği ile yapılmıştır ve 1604-1606 yıllarına tarihlenir.

İkonografi

Resmin anlatımını yapmaya başlamadan önce sahnenin İkonografisini anlatacağım. İkonografi resim sanatı için oldukça önemlidir. Özellikle Hristiyan Sanatında İkonografi oldukça sık kullanılır. Bir nevi resimde bulunan sembolleri ve karakterleri tanımamıza yardım eder. Resim konusunun hikayesidir.

İsa Golgotha ( Kurukafa ) tepesinde çarmıha gerildiğinde uzun bir süre çarmıhın dibinde bekleyenlere bir şey söylemedi. Daha sonra annesi  Meryem’e dönerek ”bak anne işte oğlun ! ” dedi genç havarisi Yahya’yı (Yuhanna) göstererek.

Sonra genç Yahya’ya dönerek ”Bak Yahya işte annen !” dedi. Böylece ikisini birbirine emanet etti. Meryem’e yeni bir evlat, Yahya’da yeni bir anne verdi. Bu olaydan sonra Yahya ile Meryem birlikte yaşamaya başladılar.

Meryemin-ölümü

Ancak Yahya, Meryem’in kalbindeki boşluğu doldurmaya yetmedi. Bu yüzden Meryem kendisini de cennetine alması için Tanrı’ya dua etmeye başladı.  Onca duanın ardından sonunda kendisine bir melek göründü.

Meryem’e üç gün içinde cennette oğluna kavuşacağını müjdeledi ve ardından Meryem’e palmiye dalı uzattı. Meryem’de bu palmiyeyi kendi mezarının başına koyması için Yahya verdi ve bütün havarilerin de cenazede bulunmalarını istedi.

Batı Resimlerinde Meryem’in Ölümü Sahnesi

Batı Resim Sanatı tarihi boyunca Meryem’in Ölümü sahnesi resimlerinde havariler işte bu yüzden varlar. Çünkü bu Meryem’in özel isteğidir.

Genellikle bu sahnelerde Meryem’in başucunda Petrus, ayakucunda ise genç Yahya’yı görürüz. Ayrıca Meryem öldüğünde meleklerle birlikte İsa görünür ve annesinin ruhunu ölümlü bedeninden alır.

Hem incil anlatımlarında hem de Batı resim sanatı örneklerinde Meryem oğlu İsa’nın kolları arasında mutlu ve huzurlu bir şekilde cennete doğru yükselir. İsa annesinin ölümlü bedeninin de ruhu ile birlikte cennete çıkarılmasını ister. Bu sayede Meryem’in ruhu, bedeniyle cennette yeniden birleşecektir.

Bu sahne işlenirken genellikle Meryem’i ışıklar ve melekler eşliğinde göğe yükselirken görürüz. Palmiye ise yine bu sahnelerde dikkat çekici bir figürdür. Resimler bir cenaze sahnesi değil de cennetten bir sahne gibidir. Kutsal ve anıtsal gözükmesine özen gösterilir. Havariler ve Meryem’in başlarında haleler vardır ve neredeyse ışık saçacak gibi gözükmektedirler.

Caravaggio Yorumu

Ama Caravaggio bu kuralları ve öncekilerin geleneklerini her zaman yaptığı gibi bir kenara itti.  Sadece gerçek bir cenaze resmetmek istedi. Barok resmin ustası karanlık sanatın gücünü Bakire’nin Ölümü sahnesinde şüphesiz daha da güçlendirmiştir.

İnsanlar bu resmi ilk kez gördüklerinde Cennetten gelen melekleri ya da Meryem’in neden göğe yükselmediğini merak etmiş olmalılar. Resme baktıklarında gözleri kutsal bir şeyler aramış olmalı.

Ayrıca şöyle bir detay daha var. Genellikle bu sahnede tüm figürler mutlu, huzurlu ve kutsal gözükürken Caravaggio’nun eserinde figürleri adeta ölümün acısı ile yıkılmış…

Ölümsüz Meryem’in Gerçekçi Ölümleri

Kırmızılar içinde yatan Meryem figürü hiç de melekler tarafından alıp göklere götürülüyor gibi gözükmüyor. Ölümün etkileri Meryem’in bedeninde gözükmeye başlamış. Karnı şişmiş ve teni solmuş.

Hayatın insan tenine kattığı renkten ve canlılıktan eser yok. Resimde insanı heyecanlandıran ise resmen ölmüş olduğunu gördüğümüz Meryem’in başına kondurulan belli belirsiz incecik hale… Bu kutsal bir insanın gerçekçi ölümünde rastlayabileceğimiz en olağanüstü detay.

Meryemin Ölümü

Meryem’in Ölümü – Michelangelo Merisi Caravaggio

Bunun dışında özensiz elbisesi ve dağınık saçlarıyla hareketsiz yatan bir ölümlüye bakıyorsunuz. Resimde vurgulanmak istenen can alıcı nokta ölümsüzlük değil hayatın gerçekliğidir.

Pek çok suça işleyen, pek çok ölüm gören ve cinayet işleyen biri olarak Caravaggio diğer resimlerinde olduğu gibi bu eserinde de ölümü müthiş bir detaylarla sergilemiştir. Ayrıca Caravaggio Meryem’in ayaklarını ise sanki özenerek çirkin yapmış gibidir.

İLGİLİ : Şüpheci Thomas

Havarilere ise acı ve yas  içinde Meryem figürüne bakmaktadır. Bakışlarla birlikte ışık da Meryem’in üzerine düşürülmüş. Meryem’in etrafında duranlar ellerini başının arasına almış, gözyaşlarını siliyor, kederli düşüncelere dalıyor, uzaklara bakıyorlar…

Figürlerin Konumları

Meryem’in sol koluna bakarsanız çapraz bir hat oluşturduğunu görürsünüz. Bu kol dikkatimizin acı içindeki Mary Magdelene figürüne dönmesine neden olur. Magdelene’nin  önünde ise bakır bir kap görüyoruz. Resmin sol tarafı ise boştur, peki ama neden  ? Orası sizin içim ayrılmış.

Meryemin-ölümü

Caravaggio bu resme baktığınızda onun içinde olmanızı, ayağınızın neredeyse su dolu bakır tasa dokunmasını istiyor. Bu sayede resmin duygusal etkisi güçleniyor ve izleyici sanal bir gerçeklik içine sokuluyor.

Kutsallığın Yıkılışı

Caravaggio’nun diğer eserlerinde de olduğu gibi kutsal figürleri ve sahneleri gündelik yaşama indirgeme konusunda bir baş yapıttır diyebiliriz.

Bu resim günümüzde bizim ilgimizi ve beğenimizi çekiyor olabilir ancak yapıldığı dönem kilise için asla kabul edilemez bir eserdir. Hatta küfür olarak görülmüştür. Çünkü resimde ve figürlerde kutsallığa ait bir şey yoktur. Meryem’in başındaki ince haleyi saymazsak…

Kilisenin Tepkisi

Resim kabul edilemezliğinin üzerine bir de korkunç bir söylentinin kurbanı olmuştur. Eser bu yüzden Kilise Komisyonu tarafından reddedilmiştir.

Bu korkunç söylentide ise Caravaggio’nun Meryem figürüne model olarak Tiber Nehri’nde boğulan genç bir kadını kullanmıştır. Tabi bu söylenti ne kadar doğrudur bilinmez. Yinede bana göre Caravaggio’nun en etkileyici eserlerinden biridir bu resim. Barok üslubun hareketliliği ile resmin etkisi iyice güçlendirmiştir.

Söyleyeceklerim bu kadar. Umarım herkes için faydalı olur. Okuduğunuz için teşekkür ederim, Sanatla kalın…

[Toplam:14    Ortalama:5/5]
Celil Sadık, Pamukkale Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü mezunu, İletişim : celilsadk02@gmail.com , Twitter : @SanatnTarihi

2 Comments

  1. Hakan emre akkol

    16 Aralık 2017 at 05:08

    Paylaşımlarınız fevkalade teşekkür ederiz

    • Celil Sadık

      18 Aralık 2017 at 02:31

      Asıl ben teşekkür ederim ilginize 🙂

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir