Michelangelo Buonarroti'nin Hayatı ve Eserleri | Tarihli Sanat

Michelangelo Buonarroti’nin Hayatı ve Eserleri

- Okuma süresi: 4 dk, 52 sn

Michelangelo Buonarrati 6 Mart 1475’de Floransa, Caprese’de dünyaya geldi. Babasının adı Ludavico Buonarroti Simoni, annesinin adı ise Francesca di Neri’dir. Süt annesi bir taş oyucunun karısıydı bu yüzden çocukluğunda çekiçler ve taşçı kalemleriyle oynardı. Büyüdüğünde heykellere, bu oyuncaklardan ötürü heves duyduğunu söylerdi.

Bu ilgisinden dolayı 1488’de babası tarafından Rönesans ressamı Domenico Ghirdaio’nun yanına gönderildi. Burada fresk yapmayı öğrendi. Ama asıl amacı iyi bir heykeltıraş olmaktı. Michelangelo kendini her zaman bir ressamdan çok heykeltıraş olarak görmüştür.

Ustasının yanından ayrılan Michelangelo, Lorenzo de Medici diye ya da ‘’Muhteşem Lorenzo’’ diye bilinen bir soylunun koruyuculuğunda kurulan okulda heykeltıraşlığa başlamıştır. Kısa bir süre sonra Lorenzo’nun ilgisini çekmeye başlamıştır. Lorenzo bir gün okulda Michelangelo’yu çöpe atılan mermerden yapılmış gülen yüzlü bir heykeli parlatırken görür.

Bu olay Lorenzo’nun çok hoşuna gider ve yarı şaka yarı ciddi bir şekilde ‘’oldukça yaşlı bir yüz yapmışsın, bu geçkin budalanın tüm dişleri tam. İnsanların yaşlandıkça dişlerinin döküldüğünü bilmiyor musun?’’ diye sorar. Michelangolo da keskisini aldığı gibi dişlerden birini kırar. Bu zekice davranışından etkilenen Lorenzo, Michelangelo’nun babasını çağırtır ve onu kendi himayesi altına alır.

Bu dönem Michelangelo’nun sanatının yetişme dönemidir ve bu döneme ait eserlerde Lorenzo’nun Michelangelo’ya aşıladığı yunan etkilerini görürüz.

Michelangelo’nun şiire ilgisi de bu yıllarda başlamıştır. Dante’den oldukça etkilenmiştir. Yaşadığı aşklarını, yazdığı şiirlerde ki dizelerle dile getirmiştir. Şiirlerindeki anlatım da kişiliğindeki, heykellerindeki ve resimlerindeki gibi yoğun ve güçlüdür.

Uyuyan Aşk İlahı

Michelangelo Medicilerin sarayında 3 yıl kaldıktan sonra, 1492’de Lorenzo’nun ölümü ardından ayrılmıştır ve Venedik, Bologna’ya gitmiştir. Bu şehirde 1 yıl kadar Gianfranceso Aldovrandi’nin misafiri olarak kaldıktan sonra 1495’te Floransa’ya geri döndü.

Burada ‘’Uyuyan Aşk İlahı’’ adlı heykelini yaptı. Heykel Kardinal Riaria’nın eline geçince Michelangelo’yu Roma’ya davet etti. 1496 ve 1501 yılları arasında Roma’da kaldı. Burada kaldığı süre içerisinde Eski Roma ve Grek eserlerini inceledi.

1501’de Floransa’ya davet edildi. Burada Michelangelo 4 yıl uğraştığı ve 7 metre boyundaki göz alıcı Davut heykelini ortaya çıkardı. Bu heykel o kadar çok beğenildi ki Leonardo Da Vinci ve Boticelli’nin de içerisinde olduğu jüri tarafından şehrin en önemli yerine dikilmesine karar verildi. Böylece Palazzo della Signoria’nın önündeki Donatello tarafından yapılan Judith heykelinin yerine yerleştirildi.

1505 yılında Papa II. Giulio, Michelangelo’yu Roma’ya çağırttı. Kendisine gösterişli bir anıt mezar yapmasını istedi. 1505’de ikinci kez Roma’ya gidip gerekli mermerleri seçmek için ünlü taş ocaklarının bulunduğu Carrara’ya gitti. Devasa güzellikteki Musa heykelini yapma fikri burada aklına geldi, bu Musa heykelini Giulio’nun mezarına koyacaktı.

michelangelo

Michelangelo

Roma’ya dönünce Sistine Şapeli’nin duvar ve kubbe fresklerini süsleme işini Michelangelo’ya verdiler. Mezar işi geride kaldı. Önce sinirlenip Floransa’ya geri döndü. Sonra Papa’nın ısrarları üzerine 2 yıl sonra Roma’ya gelip ünlü fresklerini yapmaya başladı. Tam 4 yıl uğraşarak dillere destan bir şaheser ortaya koydu.

Çalışma aşamasında yanına kimseyi almadı ve kiliseyi kapatıp kapıları kilitledi. Tek başına iskelelere tırmanıp fresklerini yaptı. Bu çalışma tarzı oldukça güç ve yorucuydu. Fresk tekniğinin gerektirdikleri oldukça zordu. Boya duvar yaşken uygulanmalıydı. İskele tavana çok yakın olduğu için genellikle sırt üstü yatıp çalışmalarını yapıyordu.

Bu çalışmasının sonucunda Michelangelo’nun sırtında ve gözlerinde kalıcı hasar oluştu. Sistine Şapeli’nin tavanındaki fresklerin ölçüsü yaklaşık 14 metre genişliğinde ve 40 metre uzunluğundadır. Burada Yaratılış Kitabı’ndan sahneler betimlenir.

Michelangelo

Sisitine Şapeli’nin tavanı anıtsal resimlerin mutlak zirvesidir ve Michelangelo’nun gerçek bir Rönesans sanatçısı olduğunu gösterir. Kilise halka açıldığında herkes gördükleri şeyi hayretle karşılamış ve bunun bir insanın elinden çıkmasına imkansız gözüyle bakmışlardır.

1513’de Papa öldü. Ciulio’nun mezarı yeniden gündeme geldi ama Michelangelo’nun başka işleri olduğu için bu işe başlayamadı. Mezar yapısını yapmasa da 1544’de Musa heykelini bitirdi.

İLGİLİ : Leonardo Da Vinci Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Michelangelo dönemin en önemli sanatçılarından biriydi. Yaşamı boyunca kendisine ‘’İl Divino ‘’ (Tanrısal İlahi) takma adı yakıştırıldı. San Lorenzo Kilisesi’nin dış cephe projesini, Medici ailesi mezarlığı için heykeller yaptı.

Michelangelo çok donanımlı ve çok yönlü bir sanatçıydı. Resimleri, heykelleri, şiirleri, yazıları ve mimarlığı vardı. Birçok sanatçı tarafından kıskançlıkla’da olsa takdir edilirken bazıları tarafından ise nefret edilmiştir. 18 Şubat 1564’de 89 yaşında öldü. Fransa,Santa Crace Kilisesi’nde Dante Anıtı’nın yanına gömüldü.

En Önemli Eserleri;

  • Madonna ve Çocuk
  • Cascina Savaşı
  • Sistina Şapeli’ndeki freskler
  • Davut Heykeli
  • Musa Heykeli
  • Pieta
  • Sarhoş Baküs
  • Aziz Peter’in Çarmıha Gerilişi
  • Pavlus’un Din Değiştirmesi

Kaynakça: D. Hızlan Tarihe Yön Veren 100 Lider

Beyza Akat, Anadolu Üniversitesi'nde Sanat Tarihi Bölümü okuyor. İletişim : azyebtaka@gmail.com

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir