Mitolojik Yaratıklar - 1 | Tarihli Sanat

Mitolojik Yaratıklar – 1

- Okuma süresi: 7 dk, 13 sn

Ejderha

Farklı mitolojilerde karşımıza çıkan ejderha, birçok hayvan türünün görünümünü ve gücünü bünyesinde bulunduran efsanevi bir yaratıktır. Köken olarak yılan, timsah ve kertenkele ile özdeşleştirilir. Genellikle kanatlı, kuyruklu(dikenli), pullu ve ağzından ateş püsküren bir yaratık olarak betimlenir. Ejderhalara benzer özelliklere sahip mitolojik yaratıklar neredeyse her kültürde bulunur ancak bölgeden bölgeye betimlemeleri ve bakış açıları farklılık gösterir.

mitolojik-yaratiklar

Çoğu tasvirde kanatlı iken doğu tasvirlerinde kanatsız olarak tasvir edilir. Aynı zamanda uzak doğu’da uzun ömürlü oluşu ve büyüye olan yeteneklerinden dolayı bilgeliğin sembolüdür ve uğurlu olarak da kabul edilir.

Avrupa da ise uğursuzluk getirdiğine inanılır. Türk Kültüründe ise ejderha “Evren” olarak ifade edilir. Güç, kuvvet gibi özelliklerin simgesi olarak kullanıldığı gibi şeytani varlık ve kötülüğün simgesi olarak da kullanılır. (Hukuki sembol olarak da kullanılmıştır.)

Türk kültüründe ejderhanın Çin ve Fars kültüründen etkilenerek ortaya çıktığı düşünülmektedir. Büyük (devasa) bir yılan şeklinde tasvir edilir. Yunancadaki ‘drákōn ’ sözcüğü başlangıçta büyük yılan tasvirleri için kullanılırdı. İsminin de buradan geldiğini düşünebiliriz.

Günümüzde pek çok insan ejderhaların eskiden gerçekten yaşadıklarına inanmaktadır. Ejderhalar hakkında belgeseller bile çekilmektedir. (Örnek: Real Dragon)

Kerberos

Yunan mitolojisinde yer alan bu yaratık Hades’in yönettiği ölülerin bulunduğu yer altı kapısında bekçilik yapan 3 başlı köpektir. Kerberos, Latincede “Cerberus” Yunancada ‘Çukur İblisi’ anlamına gelmektedir. Büyük zincirle bağlı olan bu mitolojik hayvanın görevi yer altındaki ölülerin tekrardan yeryüzüne çıkmalarını engellemektir.

Üzerinde sayısız yılan başı olduğu ve ısırığının zehirli olduğu söylenir. 3 başlı tasvir edilmesinden önce 50 ve 100 kafalı olarak da tasvirleri vardır.

Bu devasa köpek sadece beş kez yenilgiye uğramıştır bunlar;

  • Orpheus tarafından müzik kullanarak uyutularak,
  • Hermes tarafından Lette ırmağındaki su yardımı ile uyutularak,
  • Roma mitolojisinde Aineias tarafından ilaçlı kekler yedirilerek,
  • Başka bir Roma masalındanPsykhe tarafından yine ilaçlı kek yedirilerek,
  • Herakles‘in 12 görevinden birini yerine getirirken köpekle güreşmiş ve yenmiştir. ( Herakles’in son görevi  veya 12. görevi Hades’in ölüler diyarındaki üç başlı cehennem köpeği Kerberus’u sağ bir şekilde Atina’ya getirmektir. Herakles bu görevi başarmış ve sonra köpeği geri ölüler ülkesine getirmiştir.)

Elf

Elf, İskandinav, Anglo Sakson(İngiltere) ve Cermen mitolojisinde yer alan doğaüstü bir halktır. Görüntüleri çoğunlukla insanlara benzese de daha güzel, daha uzun ve daha kırılgan(narin) betimlenirler. (Genellikle kulakları sivri şekilde betimlenir.) Kırılgan görünümlerine rağmen oldukça güçlü, hızlı ve beceriklidirler.

Elfler özellikle öldürülmedikçe ölmezler ve hiç hasta olmazlar.  Büyü ve savaş konusunda iyilerdir. Bazen sıkıldıklarında ya da insanların kötülüklerine dayanamadıkların da bilinmeyen diyara göç ederler.Diğer ırklarla gerekmedikçe fazla iletişim kurmazlar. Elfler çoğu zaman Asil, alçak gönüllü,  şefkatli, hastalıkları iyileştiren, sözünden dönmeyen ve doğanın sırlarını bilen varlıklar olarak tanımlanır.

Kötü niyetli elfler olarak ta tasvir edildikleri hikayeler vardır. Elfler özellikle fantastik kurgu kitap ve filmlerde yer alır. Bunların en ünlüsü ise John Ronald Reuel Tolkien tarafından ele alınmış Lord of the Rings ve Hobbit serisidir.

Griffon

‘Griffon’ yada ‘Griffin’ olarak tanımlanan  mitolojik yaratık genellikle aslan vücutlu, kartal kafalı ve kanatlı olarak betimlenir. (Farklı tasvirlere göre kartal yada aslan ayaklıdır.)  Erkek griffon ile dişi bir atınlın çiftleşmesi ile ortaya çıkan yaratğak ise ‘Hipogrif’ adı verilmektedir. Bu canlı ise at gövdesine sahip büyük kartal başlı ve kanatlı olarak tasvir edilir.

Griffon Yakındoğu ve Yunan mitolojisinde(Akdeniz) yer alan bu canlı aynı zamanda Türk mitolojisinde de yer almaktadır. Mitolojilere göre tasvirleri farklı olabilir.

Türk mitolojisinde güç ve bilgeliği simgelemektedir. Güçlü, cesur ve gururlu hayvanlar olarak bilinirler. Büyük ve kuvvetli pençelere sahiptir. Birçok canlıyı pençelerinde taşıyabildiği söylenir.

Çin mitolojisinde ise Griffon geyik boynuzlu, pullarla dolu bir bedene sahip, kartal pençeli ve kanatlı bir ejderha olarak tasvir edilmektedir. Bu hayvanın görülmesi zafer ve barışın müjdecisi olarak yorumlanır.

 

Basilisk

Avrupa Hikayelerinde bahsedilen bu canlı, zehirli dişlere sahip ve bakışlarıyla canlıları taşa çevirebilen veya öldürebilen efsanevi bir yaratıktır. Ağzından ateş çıkardığı ve hatta sadece tıslamasıyla bile canlıları öldürebildiği söylenir.

Uzun yıllar varlığını sürdüren bu canlı devasa boyutlarda bir yılan şeklinde tasvir edilir. Basilisk, Yunanca “Kral” olarak da bilinir. Zaten Basilisk ismi ‘Yılanların Kralı’ anlamı olan ‘Basilikos’ dan gelmiştir.

Basilisk’in yılan yada kara kurbağası ile çiftleşmiş horozdan türediği düşünülür. Bu yüzden horoz ötüşünün basilisk için öldürücü olduğu söylenir. Aslında öldürülmesi oldukça zor bir canlıdır.

Başka hikayelere göre ise tilki ve öldürücü zehir sağlayan gelincik tarafından da öldürülebildiği söylenir. Basilisk’in karşımıza çıktığı en ünlü kitap ve film Joanne Kathleen Rowling’in elinden çıkma “Harry Potter and the Chamber of Secrets” dır.

Minotor

Yunan mitolojisinde yer alan yarı insan – yarı boğa (kafası boğa, gövdesi insan biçiminde) olan yaratıktır. Farklı dillerde ‘Minotaur’, ‘Minotauros’ vb. gibi isimlerle de anılır. Yunanca “Minos’un Boğası” anlamına gelmektedir. Minotor’un asıl çıkışı ile ilgili hikayede buradan gelmektedir. Hikayeyi kısaca anlatacak olursak;

Girit’te hüküm süren Kral Minos, gücünü ispat etmek için, deniz ve deprem tanrısı olan Poseidon’dan ona kurban etmek için bir boğa vermesini ister.(Poseidon’un sembollerinden biri de boğadır.)  Poseidon Minos’un isteği üzerine kendisine kurban etmesi için ona boğayı verir.

İLGİLİ : İkarus’un Hikayesi – Yükseliş ve Düşüş

Fakat,  Minos boğayı o kadar çok beğenir ki onu kurban etmek istemez ve onu saklayarak başka bir boğayı kurban eder. Poseidon Minos’un yaptığı kurnazlığı öğrendiğinde çok hiddetlenir. Ceza olarak Minos’un karısı Pasiphae’yi boğaya aşık eder. Bunun üzerine boğa ve Pasiphae’nin çiftleşmesinden boğa ve insan karışımı Minotor doğar.

Minotor başlarda diğer çocuklarla beraber büyütülmesine rağmen,gittikçe yırtıcı ve vahşi bir hale gelir. İnsan eti ile beslenmeye başlar. Bundan dolayı Minos, sanatçı Daidalos’a içinden çıkılması neredeyse imkansız olan ‘Labyrinthos’ adlı mekanı yaptırıp ve Minotor’u oraya kapatır.

Minator insan eti ile beslendiği için Minos Atinalılara karşı yendiği savaşta haraç olarak her yıl yedi genç erkek ve yedi genç kız ister. Üçüncü haraç yılında Theseus (Atinalılar için Herakles’e eş bir kahraman.) Minotor’u uykusundayken öldürür.

Dev

Birçok kültürde ve mitolojide yer alan büyük boyutlarda olan ırktır. (Örmek; Bulgar, Hint, Avrupa, Ermeni, Yunan…) Genellikle görünümleri insana benzer ama daha uzun, cüsseli ve daha güçlü olarak tasvir edilirler. Kadın ve erkek olabilirler.

Çoğunlukla ormanlarda ve mağaralardaki harabe yapılarda barınırlar. Hikayelere göre bazılarında lanetli bir ırk olarak tanımlanır. Bazılarında ise insanları yiyen etrafı yakıp yıkan yaratıklar olarak karşımıza çıkarlar.

Yunan hikayelerinde ise insanın yaradılışından önce var olan ‘Tanrı’nın Çocukları’ olarak da tasvir edilmiştir. (Titanomakhia). Yahudi hikayesin de ise Davut ile savaşan Goliath devdir.

Kaynakça;

  • Vikipedia Özgür Ansiklopedi
  • Bedrettin Cömert – Mitoloji ve İkonografi
  • Azra Erhat – Mitoloji Sözlüğü

Mitolojik Yaratıklar – 2

mitolojik yaratiklar

Beyza Akat, Anadolu Üniversitesi'nde Sanat Tarihi Bölümü okuyor. İletişim : azyebtaka@gmail.com

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir