Mustafa Kemal Atatürk ve Arkeoloji Çalışmaları

Atatürk ve Arkeoloji

Atatürk’ün Arkeoloji ile ilgili çalışmaları

Atatürk sanatın hemen her dalı ile ilgilenmiştir. Batı müziği, bale, opera ve çağdaş tiyatroyu Türk milletine sevdirmeye çalışmıştır. Aynı zamanda sanat dallarına önem verdiği kadar arkeoloji ve müze-bilime de önem vermiş, ”Türkiye Cumhuriyeti’nin Temeli Kültürdür.” demiştir.

TBMM açılışının hemen ardından 9 Mayıs 1920 tarihindeki hükümet programında ‘Milli eski eserlerimizi derhal derleyerek korumanın amaçlandığı’ sözüne yer vermiştir. Yeni kurulan hükümette Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir müdür ve katipten oluşan ”Türk Asar-ı Atika Müdürlüğü’ kurulmuştur.


İstiklal Savaşı bittikten sonra Hars Müdürlüğü adıyla Anadolu’da birçok ilde müzeler açılmaya başlanmış ve eserlerin derlenmesi, depolanması ve korunması için çalışmalar yapılmıştır.

1929 CHP 5.Büyük Kurultay’ında onaylanan programın 47. Maddesi ” Müzelerimizi zenginleştirecek kıymetteki tarihi eserlerin toplanmasına ve bu maksatla hafriyat yapılmasına ehemmiyet verilecek ve umumiyetle eski eserlerin tasnifine ve icap edenlerin yerlerinde iyi muhafazasına itina olunacaktır” der.

İlk yıllarda Anadolu’nun çoğu ilinde yeni müzeler açılırken Türk İslam Eserleri Müzesi gibi daha önce kurulmuş olan müzeler geliştirilmiştir. Milli Eğitim Bakanı İsmail Safa Bey’in yayınladığı genelge ile müze müdür ve memurlarının sorumlulukları bildirilmiş, etnografya, arkeoloji kapsamındaki eserlerin derlenmesi, envanterlenmesi ve yeni müzelerin kurulması istenmiştir

atatürk ve arkeoloji

Alacahöyük Buluntuları

Bu tarihlerde bazı büyük illerde ‘Müze-i Humayun Şubeleri’ adı altında çevrede bulunan eserlerin toplandığı müze depoları vardır. Daha sonraki tarihlerde bu depoların çoğu müzeye dönüştürülmüştür. Ayrıca Bakanlar Kurulu’nun kararıyla Topkapı Sarayı’nın müze olmasına karar verilmiş, Atatürk tarafından da uygun görülmüştür.

1921- 1936 yılları arasında Ankara Arkeoloji, Diyarbakır, Antalya, Konya Mevlana, Efes, Sivas, Adana, Edirne, Tokat, Amasya, Ankara Etnografya, Bursa, Afyon, Bergama, Sinop, Tire ve Çanakkale Müzeleri açılmıştır.

Ankara Etnografya Müzesi

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurulmasını istediği müzelerin en başında Etnografya Müzesi gelmektedir. Ankara’ya egemen bir tepede vakıf alanında Arif Hikmet Koyunoğlu’nun planlarını çizdiği müzenin yapımına Eylül 1925’de başlanmış ve 1928 yılında Ankara Etnografya Müzesi açılmıştır.

Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından turistik kılavuzlar, monografiler, müze katalogları, arkeoloji dergileri gibi yayınlar yapılmıştır.

Kazılar

İlk Türk Tarih Kurumu Kongresi’nde Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye’de kazılar yapılması gerektiğini açıklamıştır. Ayrıca arkeoloji öğrenimi için Avrupa’ya öğrenciler göndermiştir.

İLGİLİ : Türkiye’de Arkeoloji ve Kazı Araştırma Teknikleri

Cumhuriyet döneminin ilk arkeoloji çalışması Ankara Orman Çiftliği’nde bir Frig tümülüsünün kazılmasıyla başlamış, Ankara güneyinde bulunan Roma Taş Ocağı çalışmaları ile devam etmiştir.

Kazıların devam etmesiyle Anadolu Arkeoloji dünyasında ön plana çıkmıştır.

Atatürk’ün arkeoloji alanında yetişmek üzere Avrupa’ya burslu olarak gönderdiği öğrenciler yüzünü kara çıkarmamıştır. Ekrem Akurgal, Halet Çambel, Sedat Alp, Arif Müfit Mansel bu öğrenciler arasındadır.

Çalışmaların devamlılığını sağlamak amacıyla mirasının büyük bir bölümünü kazı ve araştırmalarda kullanılmak üzere Türk Tarih Kurumu’na bırakmıştır.

atatürk ve arkeoloji

İstanbul Arkeoloji Müzesi

Ayasofya

Ayasofya’nın perişan hali Mustafa Kemal Atatürk’ün dikkatini çeker. Avlusu parsellenmiş kahvehane olarak işletilmektedir. Ayasofya’yı hızlı bir şekilde maarif vekaletine bağlatarak Müze olmasını sağlar.

‘Ehl-i Salip artıklarının her devirde tamahını çeken Ayasofya’yı müze olarak ilim alemine armağan ediyoruz’ der.

Kaynak:
Cumhuriyet Gazetesi
arkeologlardernegi.org

Toplam Puan!
Oy verin!
Teşekkürler!

Ali Kalburcu, Anadolu Üniversitesi’nde Sanat Tarihi okuyor.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir