Narmanlı Sanat İstanbul’da Kapılarını Sanatseverlere Açtı

- Okuma süresi: 10 dk, 46 sn

Narmanlı Sanat’ın kapıları İstanbul’da sanatseverlere açıldı. Teşvikiye’de Narmanlı Apartmanı’nda bulunan Narmanlı Sanat ” Hep birlikte sanatı anlamak, anlatmak, tartışmak; sanata, müziğe, edebiyata ve felsefeye merak duyan kişileri bir çatı altında toplamak istiyoruz. ” diyor.

Bu ay kapılarını sanatseverlere açan Narmanlı Sanat teorik atölyeler, workshoplar, sergiler, okumalar, gösterimler, dinletiler, geziler ve daha nice etkinliğe ev sahipliği yapacak.

Detaylı bilgi almak için gereken bilgilere bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

Narmanlı Sanat Hakkında

Narmanlı Sanat “sanat”ı anlamaya, anlatmaya, paylaşmaya ve tartışmaya alan sağlayan, sanata, müziğe, siyasete, edebiyata, felsefeye ilgi duyan bireyleri tek bir çatı altında toplamayı hedefleyen bir sanat evidir. Bu proje kapsamında Narmanlı Apartmanı’nda yer alan “Bilge Alkor Koleksiyon Evi” ve “ Narmanlı Sanat ” sohbet ve sergileme alanı bir arada kullanıma açılmıştır.

Bilge Alkor Koleksiyon Evi, ressam ve koleksiyoner Bilge Alkor tarafından kurulmuştur. Alkor, sanata alan sağlayarak Aliye Berger, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi sanatçıların üretim yaptığı Narmanlı Han’ın kültürel mirasını devam ettirmek ister.

Sanatçı, Müze-Ev’in her odasını sanat hayatı süresince üzerine çalıştığı farklı kavramlar çerçevesinde tasarlamıştır. Hem kendi eserlerini hem de obje koleksiyonlarını diyaloğa sokarak izleyiciye sanatçının üretim sürecine ve iç dünyasına işaret eden ipuçları bırakmaktadır.

Narmanlı Sanat olarak çeşitli teorik atölyeler, workshoplar, sergiler, okumalar, gösterimler, dinletiler, geziler ve daha nice etkinliğe ev sahipliği yapıyoruz.

Sanatı konuşmayı, anlamayı ve tartışmayı, dinamik ve genç bir kitleye de erişilebilir kılmayı hedefliyoruz. Sanat’a her açıdan alan vermeyi, kişilerin soru sorabileceği, eleştiride bulunabileceği, deneyimleyebileceği, paylaşabileceği, eserlerini sergileyebileceği, disiplinler arası çalışan bir platform olarak kendimizi konumlandırıyoruz.

Katılabileceğiniz Atölyeler

Zihinsel Koleksiyonlar

Konuşmacı: Aslı Kotaman

Kader, aşk ve ilişkiler, hatırlamak, unutmak, acı çekmek, yas tutmak, mutluluk gibi temel kavramları merkeze alarak sorular sormayı amaçlıyoruz. Kariyer kaygılarını, özgüven kaygılarını, toplum tarafından yeterince kabul görmemeyi masaya yatırıyoruz. Örneğin neden bu kadar çok alışveriş meraklısıyız? İçimizdeki hangi boşluğu mağazalardan aldıklarımızla doldurmaya çalışıyoruz. Satın aldıklarımızla mutlu olabilir miyiz?

Epikuros bizi dinlese ne parayla mutlu olabilirsiniz ne parasızken derdi. Çaresi nedir? Felsefi metinlere ilgi duyan, edebiyat seven, filmlerin gizemli dünyasını merak eden, resimlerin sinema üzerindeki etkisinden büyülenen, insanı anlamak için toplumu, toplumu anlamak için insanı anlamak gerektiğine inanan herkes seminerimize davetlidir.

Kayıplar ve umutlar: Seneca’ya göre asıl bilgeliğin, gerçekliği ne zaman kendi isteklerimize göre şekillendirebileceğimizi, değiştirilemeyecek olanı ise ne zaman sükunetle kabulleneceğimizi bilmenin gerektiği düşüncesi kaybettiklerimize çare olur muydu? Cevap ararken bulamamak can acıtır ama öyle zamanlarda Epokhe demeyi bilmek gerekir.

Pyrthoncular cevabını bilmedikleri ya da cevaptan kaçındıkları ve kendileriyle soruyla üzmek istemedikleri her önermeye bu yanıtı veriyordu: Epokhe. Çünkü Edip Cansever “öyle sevdalar vardır biter biter başlar” der. Yanıtları bilmemek umut olabilir mi?

Unutma ve hatırlama üzerine: Mitolojideki Lethe’yi bilir misiniz? Unutuşun nehri Lethe, acılarınızı suyla beraber temizler, götürür ama bir bedel karşılığında. Acılar giderken, anılar da gider. İyi ve güzel ne varsa hepsi suya karışır. Unuturken neyi unutacağınızı seçmenize izin yoktur. Anılarımız bizi biz yapar, onları iyi ya da kötü diye ayırmak nasıl mümkün olabilir ki? Sil Baştan filmi üzerinden tartışma.

Kader: Augustinus, “insana düşen olacakları oturup beklemektir” der. Amelie filkahve falları, Zulu dili, kader tanrıçaları Mira ve Moira, ressam Edward Hopper üzerine bir tartışma.

Ertelemek mi? Beklemek mi?: Bir şey gerçekten onu beklediğinde mi daha değerli olur. Kafka, Milena’dan aylarca beklediği mektupları bu yüzden mi açmaz?Hegel, “bilgeliği anlamanın yolu olup bitenlere uzaktan bakmayı başarana kadar beklemektir” derken ne demek ister?

11 Mart – 1 Nisan 2019 arası her Pazartesi, 19.00-21.00 arası (4 hafta)

1kitap1mekan ile Yaratıcı Edebiyat Sohbetleri

Konuşmacı: Duygu Özdemir

Okumak, daha çok okumak, okudukça kelimelerin dünyasına bırakmak kendimizi… “Okuma” kavramı ucu sayfaların sonsuzluğuna açılan bir yolculuk. Okuma alışkanlıklarımız, aylık okuma listemiz, kitap seçimlerimiz üzerine başlayan bir sohbet ile sevdiğimiz kitapları yanımızda getirerek onlar ve yazarları üzerine tartışacağız. Edebiyat ile ilgili birbirinden farklı sorular üzerinden yeni açılımlara beraber tanık olacağız!

Duygu Özdemir herkesin sorduğu ne okumalıyım, nasıl okumalıyım gibi sorulardan yola çıkarak okuma alışkanlıklarını bizlerle paylaşacak. Sonrasında sevdiği 3-4 kitap üzerinden önerilerde bulunup soru-cevap şeklinde ilerleyecek.

11 Mart, Pazartesi, 19.00-21.00 arası

Cem Güventürk ile Yaratıcılık Atölyesi

narmanlı sanat
Konuşmacı: Cem Güventürk

“Yaratıcılık, her probleme bir çözüm bulur. Alışkanlıkları bir yana koyup yaratıcı davranmak her zaman üstünlük kazandırır.” der George Louis.

Fakat bazen yaratıcı düşünceyi nasıl yönlendireceğimizi, gerçekleştireceğimizi bilemeyebiliyoruz. Hayal gücümüzü, düşünce yeteneğimizi kağıda dökmenin bir yolu olan karikatür sanatını Cem Güventürk ile deneyimliyoruz.

Çevremizdeki olaylardan ilham alabilmeyi, yaratıcılığa yön verebilmeyi öğrenirken kendi karikatürlerimizi yaratma ve Cem Güventürk’ün yolculuğundan ilham alma adına sizleri 4 hafta sürecek olan atölyemize bekliyoruz.

6 Mart – 27 Mart 2019 arası her Çarşamba, 19.00-21.00 arası (4 hafta)

Şarabın Seyahatnamesi; Toprak Çömlekten Kristal Karafa Şarap ve Gastro-Felsefe

Konuşmacı: Ayhan Cöner

Antik çağdan günümüze tören ve ritüellerin vazgeçilmezi, mutasavvıflara sembol, mitolojilere işlev, alegorilere kaynak yegane içki olan Şarabın kültürel, tarihi, edebi özelliklerini daha yakından birlikte tanımayı istedik.

Daha sonra bu edim ve özellikleri günümüzde nöro-gastronomi ile birleştirerek, kokuları, tatları tanıyacak, tadımlar yapacak, Gastro-felsefe’de özne olan şarabın Gastronomide nesneleşmesini inceleyerek birlikte yorumlayacağız.

12-19-26 Mart Salı, 19.00-21.30 arası (3 hafta)

“Önce Siz Ateş Edin Mösyö Burjuvazi”; Devrimler ve Sanat

Konuşmacı: Osman Erden

Sanat insanın varoluşu ile başlar ve insanı bağlı olduğu toplumdan ayırmak neredeyse olanaksızdır. Dolayısıyla toplumu etkileyen kişi ve olayların; devletlerin, savaşların ve devrimlerin sanat alanındaki etkileri göz ardı edilemez.

Osman Erden ile Avrupa’da yaşanan devrimlerin sanat ve sanatçı üzerindeki etkisini keşfediyoruz. 4 hafta sürecek olan atölyede Fransız Devrimi, 1830 ve 1848 Devrimleri, Sovyet Devrimi üzerinde durularak sanat dünyasında yarattığı etkileri ve sonuçlarını örnekler üzerinden tartışacağız.

7 Mart – 28 Mart 2019 arası her Perşembe, 19.00-21.00 arası, 4 hafta

Philosophia Perennis: “Ebedî/Sonsuz Felsefe” Atölyesi


Konuşmacı: Güçlü Ateşoğlu

“Felsefe eseri anlamını, mesajını tek bir okumayla teslim etmediği için yığın yığın anlam yüklüdür, doğası gereği tükenmez, hatta bir bakıma sonsuzdur, yorumlamayı bilen için her zaman diyecek yeni şeyler vardır” der Louis Althusser. Bu sayede felsefenin düz ilerleyen bir tarih çizgisi olmadığını, aksine birbirleri arasında yüzyıllar olan filozofları birlikte keşfedeceğimiz koca bir evren olduğunu söyleyebiliriz.

Dr. Güçlü Ateşoğlu ile 6 hafta sürecek olan Felsefe Atölyesinde felsefe konuşmayı, felsefe yapmayı, anlamlandırmayı öğreniyor olacağız. Farklı konulara vurgu yapılarak ilerlenecek olan programın içeriği aşağıdaki gibidir:

Aristoteles: Mutluluk etiği nedir, nasıl temellendirilir?

Spinoza: Duygular, arzu, neşe, keder ve var-kalma çabası (conatus)

Alman Romantizmi: İroni, alegori, romantik şiir, nükte/zekâ (Witz)

Hegel: Arzu, ihtiyaç ve politika

Marx: Süreklilik ve kopuş; tarih ile felsefe ilişkisini yeniden düşünmek

Nietzsche: Ahlâkın soykütüğü, değerlerin yeniden değerlendirilmesi

11 Şubat – 18 Mart 2019 arası her Pazartesi, 13.00-15.00 arası, 6 hafta

1917’de Duchamp “Pisuar” ile ortaya çıktığında biz Türkiye’liler sanatın ve edebiyatın neresindeydik?

Konuşmacı: İnci Aydın Çolak

Hiç merak ettiniz mi neden 1871 senesine kadar Osmanlı toplumunda heykel nedir bilinmediğini? İlk roman örneklerimizde yer alan “özgür” kadınların neden “kötü” olduğunu? Veya ünlü ressam Osman Hamdi’nin Türk sanatında açtığı yolları, Batı’ya eğitim amacı ile gönderilen ilk Türk ressamların ülkemize dönerken getirdiklerini?Resmin yazara, yazarın da ressama nasıl ilham verdiğini?

İnci Aydın Çolak ile 1850-1950 yılları arasında Türkiye’de gelişen resim ve edebiyatı bir arada inceliyoruz. Ülkemizin tarihi gelişimi açısından dönüm noktalarını barındıran bu süreçte sırasıyla Tanzimat Dönemi, Meşrutiyet Dönemi, Savaş Yılları ve Cumhuriyet Yılları Resim-Edebiyat ilişkisini örnekler üzerinden öğreniyoruz.

11 Şubat – 4 Mart 2019 arası her Pazartesi 19.00-21.00 arası, 4 hafta

Memed Erdener Atölyesi; Prometheus Tutuklanmalı mı?

Konuşmacı: Memed Erdener

Mitoloji der ki, tanrıların tapınağından ateşi çalan Prometheus bu değerli hazineyi insanlığa armağan etmiştir, böylece insanlık tarihi yazılmaya başlanacaktır.

Zeus’un insanlığı mahrum bıraktığı ateş; bilgiyi, sorgulamayı, başkaldırmayı ve üretmeyi sembolize ediyordu. Peki bugünün Zeusları bizleri nelerden mahrum bırakıyor?

Bugünün filmlerinin, müziklerinin, kitaplarının geçmiş ile bağlarını görmeye çalışalım. Öyleyse soralım, geçmiş değişebilir mi? Değişebilirse, Prometheus tutuklanmalı mı? Hallac-ı Mansur öldürülmeseydi Ortadoğu’dan kaç Rosa Parks çıkardı?

Yaşadığımız şehrin çirkinliğinin sebebi, mimarlığın katili olan harf mi? Peki Kylie Minogue, bir Ophelia mı? Çağlar arası yolculuk yaptıran sorular sormak için, 6-13-20-27 Şubat çarşamba akşamları Narmanlı Sanat’ta bir masa etrafında olacağız. Kitap ve kalem ile vakit geçirmek isteyenleri bekliyoruz. Unutmadan, en itaatsiz en güzeldir!

Fotoğraf: Barbaros Kayan

8 Şubat – 1 Mart 2019 arası her Çarşamba, 19.00-21.00 arası (4 hafta)

Nesnellikten Öznelliğe Yolculuk: Fotoğrafın Kısa Tarihi

Konuşmacı: Laleper Aytek

1826’da Niepce’in 8 saatlik bir poz süresi sonunda tespit ettiği ilk görüntü, 19. Yüzyılın devrim niteliğinde bir buluşuydu. Fotoğrafın 180 yıllık kısa tarihine baktığımızda 1839’da Daguerre adına tescil edilişinden bu yana yerleştirilebileceği en temel ve belirgin eksenlerden biri bu tarihin bir öznelleşme tarihi olarak okunması gerektiğidir.

Teknik gelişmeler fotoğraf tarihinin çok önemli ve göz ardı edilmeyecek bir parçası olmakla birlikte; modern fotoğraf tarihi Avrupa ve Amerika’da Resimselcilik akımına karşı çıkışın tarihidir.

Resimde olduğu gibi senteze değil, ama seçime dayalı mekanik bir yeniden-üretim tekniği olarak gelişen ve değerlendirilen fotoğraf, fotoğrafçının kendi içindeki ötekilerin bir dışavurumu olarak aynı olanı değil, ayrı ve farklı olanı ortaya koyabildiği ölçüde öznelleşmiştir.

Laleper Aytek ile gerçekleştirilecek 4 haftalık seminer dizisiyle, işleri ve yaklaşımlarıyla farklı algı, bakma ve görme biçimleri ortaya koyan/öneren fotoğrafçılar ve dönemler incelenerek, ‘normal’ seçkiyi şüpheli hale getirecek yeni görsel okuma önerilerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

5 Şubat – 26 Şubat 2019 arası her Salı, 19.00-21.00 arası, 4 hafta

Sanat ve Kadın: Mitolojiden Günümüze


Konuşmacı: Seda Yavuz

Kadın kimdir ve kimler tanımlamıştır? El değmemiş midir? Mağdur mudur, Tanrıça mıdır? Savaşçı mıdır? Çocuklarının annesi midir? İyilik ve kötülük kadının kimliğinde nasıl kurgulanır? Kadın özgür ifadesine kavuşmuş mudur?

Seda Yavuz’un anlatımı ile kadın imgesinin sanattaki dönüşümünü ve kadın sanatçıları inceliyoruz.

4 hafta sürecek olan atölyede Antik Yunan’dan başlayarak tarihin kayıp kadın sanatçılarını, Mitolojinin aşk ve savaşı temsil eden tanrıçalarını, kadına biçilen ‘cadılık’ tarihini, ilk günahın yükünü taşıyan Havva’yı, erdem ve fedakarlık yüklenen Meryem’i ve son olarak günümüze yaklaşarak Yoko Ono ile Abramoviç performanslarını karşılaştırarak, tartışıyoruz.

7 Şubat – 28 Şubat 2019 arası her Perşembe, 19.00-21.00 arası, 4 hafta

İstanbul Sanat Atölyesi

Tarihli Sanat Editoryal Servisi - İletişim : tarihlisanat@gmail.com

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir