Oedipus Kompleksi – Mitoloji ve Psikoloji

2
523

Oedipus kompleksi, Freud’un yaratıcı bir fikri mi yoksa yüzyıllar öncesine dayanan bir hikaye mi?

Sanat, tarih ve bilim birbirlerini sürekli etkileyen ve etkileşim halinde olan alanlardır. Bu etkileşimden ortaya çıkan sonuçlar ise bizlerin düşünsel sürecini şekillendirir, bu nedenle bir konuyu yalnızca tek bir bağlamda incelemek, onun potansiyelinin tamamını özümsemeyi engelleyecektir. Bu yazıda da Oedipus Kompleksi konseptinin bir mitten modern psikanaliz literatürüne yerleşmesi ele alınacaktır.

Günümüzde Oedipus Kompleksi, Freud tarafından modern dünyadaki bilinirliğine erişmiş olsa da, kavramın doğuş noktası M.Ö. 5. yüzyılda ortaya çıkan bir tragedya örneğine dayanmaktadır. O zamandan beri çeşitli tiyatro oyunlarına, romanlara, sinema filmlerine konu oldu.

oedipus ve sfenks
Sfenks’in sorularını yanıtlayan Oedipus, Grek vazosundan esinlenilerek yapılan gravür.

Bir Mitin Doğuşu – Oedipus

İlk olarak M.Ö. 5. yüzyıla dayanan grek mitiyle konuya giriş yapmak doğru olacaktır. Oedipus ve ailesinin hikayesi antik yunan tragedyasına ciddi bir ilham kaynağı olmuştur: Sofokles, M.Ö. yaklaşık 420 yılında Kral Oedipus adlı eserinde bu tragedyayı ele almıştır.

Peki bu tragedyanın konusu nedir?

Teb antik kentinde geçen hikaye kral Laios ve kraliçe Jocasta’nın bir oğulları olması ile başlar. Delphi kentinden gelen, tanrı Apollon’un kehanet elçilerinden Pythie adlı kadın, aileye kehaneti açıklar: oğulları babasını öldürecek ve annesi ile evlenecektir.

Bu dehşet verici haberin üzerine kral, hizmetlilerini oğulları Oedipus‘u dağlık bir alanda ölüme terk etmekle görevlendirir. Fakat, birçok hikayede de karşılaştığımız gibi hizmetli bebeğe acır ve Korint kentinden gelen Phorbas adlı bir çobana bebeği verir.

Çoban ise bebeği Polybe adlı Korint kralına götürür ve kral çocuğu olmadığı için Oedipus‘u oğlu gibi yetiştirmeye karar verir. Oedipus, Korint kentinin resmi varisi olmuştur. Bir gün bir tartışmada kral Oedipus‘a evlatlık olması üzerinden hakaret eder ve bundan şüphelenen Oedipus Delphi kahinine giderek gerçek ailesini sorar fakat aldığı yanıt babasını öldüreceğinden ve annesi ile evleneceğinden başka bir şey değildir.

Kendini yollarda bulan Oedipus bir dört yol ağzına gelir. Dört yol, antik yunan kültüründe uğursuz bir mekan olarak kabul edilmektedir. Oedipus bu dört yolda yaşlı bir adamla karşılaşır fakat adam ona yol vermeyince kavga ederler ve yaşlı adam ölür. Bu yaşlı adam ise yıllar önceki kehaneti doğrulayan babası Laios’dan başkası değildir.

oedipus ve sfenks
Gustave Moreau Oedipus ve Sfenks, 1864, 206.4 cm X 104.8 cm, Metropolitan Müzesi.

Yoluna devam eden Oedipus, Teb kentine geldiğinde şehire Sfenks adlı yarı insan yarı aslan bir yaratık tarafından saldırıldığını görür. Sfenks her geçen kişiye bir bulmaca sormakta ve bilemeyenleri yemektedir. Bilmece ise şöyledir: ” Sabah dört ayaklı, öğlen iki ayaklı ve akşam üç ayaklı olan canlı kimdir?”.

Oedipus doğru olan ”insan” cevabını verir ve Sfenks’i yener. Teb kentine huzuru getirdiği için tahtın ve kraliçenin sahibi olur. Bu kraliçenin annesi Jocasta olduğundan habersiz, ondan dört çocuğu olur. Bu çocuklardan Antigon daha sonrasında birçok esere konu olacaktır. Birkaç yıl sonra kente bir salgın yayılır…

İşte tam bu noktada Sofokles’in eseri başlar, çünkü geleneksel mit önceden yaşanan hikayeyi anlatmaktadır fakat şimdi daha sonrasında olan olaylar anlatılacak ve incelenecektir. Uğursuzluğun kente gelmesi sebebiyle kahinlere başvurulur ve kehanete göre Laios’un katili yakalanmadan bu lanet şehrin üzerinden kalkmayacaktır.

Oedipus, birçok maceradan ve araştırmadan geçer; Sofokles eserinde bu araştırma sürecinden detaylı olarak bahseder.  Ardından katilin kendisi olduğunu ve annesi ile evlendiğini öğrenir. Jocasta, oğlu ile evlendiğini öğrenince kendini asar ve Oedipus da gözlerini kör eder ve kentten sürülür.

Antik yunan kentlerinde en büyük tabulardan olan ve günümüze kadar ciddiyetini koruyan ensest, baba katli gibi suçlara en ufak tahammül bulunmaz ve şehrin işleyişini bozup, uğursuzluk getirmemesi adına bu kişiler sürülürdü.

Sofokles Büstü
Sofokles Büstü, Puşkin Müzesi.

Freud ve Oedipus Mitinin Psikanalizi

Psikanalizin kurucularından kabul edilen Sigmund Freud, 1856 yılında doğmuş ve 1939 yılında vefat etmiştir. Oedipus kompleksi, Freud’ün araştırmalarında ciddi bir yere sahiptir.

Kısaca bu kompleks, küçük erkek çocuklarında bilinçsiz bir şekilde babalarını düşman ve rakip olarak görerek onlardan kurtulma ve anneleri ile yakınlaşma arzusu olarak açıklanabilir.

Freud, bu kompleksin, bireyin ergenlik çağına ulaşması ile bilinçli cinsel yaklaşımlar edinmesi sonucunda ortadan kalktığını söylüyor.

Freud’ün Oedipus kompleksinde bu mitten yararlandığını gösteren birçok kaynak bulunmaktadır. İlk olarak; 15 Ekim 1897’de doktor Wilhelm Fliess‘e yolladığı bir mektupta kendi oto-psikanaliz deneyiminden bahseder.

Çıkardığı sonuç ise bu kompleksin istisnasız her çocukta bulunduğunu ve ergenlikle beraber çözülmediği takdirde mental bir bozukluk ile sonuçlanacağını açıklar.

Sigmund Freud
Sigmund Freud, 1856-1939.

İkinci olarak, 1917’de kaleme aldığı Psikanalize Giriş adlı kitabında Oedipus mitinden faydalanarak teorisini kanıtlıyor: eğer M.Ö. 5. yüzyılda da bu konu ele alınıyorsa demektir ki bu insanın doğasında vardır ve herkes için geçerlidir. Teorisini kanıtlamak amacıyla spesifik olarak Sofokles’in Oedipus hikayesinden yararlanıyor, böylece mitin genel halinden daha detaylı bir versiyonunu ele alarak teorisini güçlendirebilmesi mümkün.

Freud, Oedipus’un olay örgüsü boyunca kral Laios’un katilini aramak için yaşadığı tüm deneyimleri aslında kişiliğini aramak için geçen süreç olarak yorumluyor. Aynı zamanda Sfenks’in bilmecesini çözerken kendisi varoluşunun da bilmecesini çözmektedir.

Sofokles’in eseri olay örgüsünü kronolojik olarak ilerlese de olayların çözümü ve temeline ilerleyiş tersten gerçekleşmektedir. Bu ters kronoloji psikanalizdeki geçmişe dönerek sorunların çözümünü bulma tedavisine temel niteliğindedir; bir nevi mental arkeoloji olarak tanımlanabilir.

Oedipus ve Antigon
Charles Jalabert, Oedipus ve Antigon ya da Teb Vebası, 1843, Marsilya Güzel Sanatlar Müzesi.

Freud’ün Teorisine Karşı Farklı Yaklaşımlar

Psikanalist Didier Anzieu

Psikanalist Didier Anzieu, 1966 tarihli, Mitlerin Kompleks ve Yorum Öncesinde Oedipus adlı araştırmasında antik yunan mitlerinin genelleştirilmiş bir psikanalitik incelemesini yapıyor.

Anzieu’e göre mitlerin genelinde ensest, babasını öldürmek gibi suçlar mevcuttur ve Oedipus’a özgü değildir. Buna örnek olarak Hêsíodos’un Teogonia / Tanrıların Doğuşu ‘nda da geçen Uranos ve Kronos’un hikayesine değinir: İlk olarak Uronos’un yaratıcısı Gaia / Doğa Ana ile birlikte olması ensest örneğidir.

Ardından Kronos’un babası Uranos’u kovmasından bahseder. Fakat, burada söz konusu olan bir Oedipus üçgeni değildir çünkü bu mitte Gaya, bir kadın figürü değil onların yaratıcısıdır.

Ayrıca, Oedipus’un hikayesine birebir uyması için Kronos’un babası Uronos’u öldürüp yerini alması gerekmektedir fakat bu söz konusu değildir. Kronos, babasını gökyüzüne kovalar ki kardeşleri yeryüzüne çıkabilsin..

Oedipus
Fulchran-Jean Harriet, Oedipus Colonus’ta, 1798, 157 cm X 134 cm, Cleveland Sanat Müzesi. Sofokles’in yazdığı bir başka tragedyadan esinlenilmiştir.

Kompleks Olmadan Oedipus : Mite Halkın Gözünden Bakmak

Tarihçi Jean-Pierre Vernant, Anzieu’nün makalelerinden yola çıkarak konuya bir tarihçi ve antik çağ uzmanı olarak yaklaşıp, konuyu Freud’ün teorisinden ayrı bir şekilde incelemeyi hedefler.

Bu süreçte iki ana kritik belirler:

1- Gerçeği mitteki gibi ele almak. Yani, Oedipus’un ne babasını öldürürken ne de annesiyle evlenirken hiçbir içgüdüsel sebebi yoktu, onların kim olduğunu dahi bilmiyordu.

2- Freud methodunu, Oedipus miti ile M.Ö. V. yüzyılın politik ideolojisi kapsamında incelemek. Laios’u dört yolda öldürmesi veya Jocasta ile evlenmesi Freud’ün savunduğu gibi bilinçaltının bir ürünü değil çünkü hiçbiri Oedipus için ebeveyn figürleri değildi, o halde Vernant için bu noktada bilgisizlik/ cehalet temelde bulunuyor.

Çocuk Oedipus çoban Phorbas tarafından kurtarılırken
Antoine-Denis Chaudet, Çocuk Oedipus çoban Phorbas tarafından kurtarılırken, 1800’lü yıllar, 196 cm X 82 cm, Louvre Müzesi.

Vernant’ın yaklaşımı iki bilimin zıtlığında buluşuyor; çünkü Vernant için önemli olan bir diğer nokta ise Sofokles’in M.Ö. V. yüzyıla ait eseri ve bu eser dahi konunun ilk kez ele alındığı kaynak değil, öte yandan Freud ise Viyana’da 19. yüzyılın sonu – 20. yüzyılın başlarında yaşadı. Dolayısıyla bu dönem ve kültür farkı Freud için sorun oluşturmasa da bir tarihçi olan Vernant için önemli bir değişken.

Vernant’a göre bu konu dönemin sosyal, tarihi, kültürel, politik hatta dini boyutları ile incelenmeli ve modern çağ Avrupa’sının burjuva bakış açısı ile incelenemez.

M.Ö. V. yüzyılda tragedya sadece bir sanat biçimi değil aynı zamanda sosyal bir olguydu. Piyesleri izlemeye halkla beraber kentin dini ve politik görevlileri de katılıyordu. Demokratik antik Atina kentinde tragedyalar politik tartışmalar için kullanılıyordu; kentin değerlerini ve ideolojisini sarsabilecek olayları inceleyip, halka çözümlerin sunulduğu bir etkinlikti.

Sofokles’in eseri ise tiranlık üzerine bir eleştiri sunuyor. Oedipus; otoriter, gücünü paylaşmayan, hırslı ve hatta şiddetli bir karakter. Farkında olmadan bile olsa bu özellikleri anne ve babasının ölümüne sebep oluyor.

İşte bu noktada, antik Yunan kültürünün dokunulmaz değerlerini çiğniyor. Ensest, cinayet gibi suçlar toplumda demokrasinin ve medeniyetin gücünü sarstığından ve hatta Platon’un da Devlet‘te bahsettiği gibi insanı medeni varlığından uzaklaştırıp bir vahşiye dönüştürdüğünden dolayı çok büyük cezaları hak eder.

Oedipus’un da başına geldiği gibi cezası; sürülmek ve demokratik bir kentten, güvenli ve birliktelik içindeki bir yaşam tarzından uzaklaştırılmaktır.

Kör Oedipus'a yol gösteren Antigon
Christoffer Wilhelm Eckersberg, Kör Oedipus’a yol gösteren Antigon, 1812, 61,5 x 50 cm, İsveç Ulusal Müzesi.

Antik Yunan’da Suçlar ve Cezalar

Son olarak bu kavramların dönemin antik kentlerinde yarattığı etki ve sonucunda alınan önlemleri anlamak amacıyla bazı spesifik dini ve ”hukuki” yaptırımlar incelenmelidir.

  • Pharmakos Dini Ritüeli

Her sene, kentte bir vatandaş suçları, kirlenmiş değerleri sebebiyle seçilir ve kentten sürülür. Bu şekilde, topluluk arınmaya ulaşır ve kötülüklerden temizlenir.

  • Sürgün

Demokrasi için tehlike oluşturan kişiler 10 yıl boyunca kentten sürülür. Bu kişiler genelde kent içinde popüler hale gelen, gereğinden fazla güç elde ederek demokrasinin eşitlik ilkesini tehdit eden şahıslardır. Diktatörlüğe methiye  düzen ortamlar demokrasiye sahip çıkmak açısından engellenmelidir.

Sonuç olarak, bir mit ele alınış biçimine, içinde bulunduğu bakış açısına bağlı olarak birçok bağlamda incelenebilir. Oedipus’da da olduğu gibi güncel ve çağdaş analizler için mitler kaynak görevi görebilir. Freud’ün teorisi günümüz psikanalizinde hala büyük bir yere sahiptir. Freud, Oedipus Kompleksi mitini yaratmıştır.

İLGİLİ : Herakles’in 12 Görevi ve Hikayesi (Herkül)

Kral Oedipus, 1931, 44,1 x 28,4 cm, Liebig Koleksiyonu.
KAYNAKÇA:
  • Juan David Nasio, Oedipus, Say Yayınları, 2012.
  • Gülüşan Göçen, Psikoloji Mitoloji ve Din, Kaknüs Yayınları, 2018.
  • Sigmund Freud, Psikanaliz Üzerine, Cem Yayınevi, 2019 basımı.
  • Sofokles ( Çeviri Güngör Dilmen), Eski Yunan Tragedyaları 3-Kral Oedipus, Mitos Boyut Yayınları, 2017.
  • Platon, Devlet, Antik Kitap, 2005.

2 YORUMLAR

  1. Bilmecedeki 2 ve 4 ayak anlaşılıyor fakat 3 ayak neyin benzetmesi acaba.. yaşlılıkta kullanılan baston olduğu ya da erekte penis olduğu ile ilgili tahminler var .. elektra kompleksi hakkında da benzer bi yazı olursa seviniriz 🙂
    güzel derleme emeğinize sağlık ..

    • Öncelikle, nazik yorumunuz için teşekkürler 🙂 Okuduğum kaynaklarda genellikle baston olarak geçse de değdiğiniz gibi yoruma açık bir bilmece. Tabii ki, Elektra kompleksi ile ilgili devam niteliğinde bir yazıyı en kısa zamanda hazırlamayı çok isterim!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz