Otto Dix – Savaşın Ressamı

- Okuma süresi: 5 dk, 28 sn

Otto Dix Kimdir ?

Bugün sizlere Dışavurumculuk / Ekspresyonizm akımının önemli sanatçılarından biri olan Otto Dix ’i anlatacağım. Her ne kadar ekspresyonist diyerek Otto Dix’i kısıtlamış olsam da o ‘Yeni Nesilcilik’ ve Dadaizm akımının da önemli bir temsilcisidir.

otto dix

Hayatı

Hatta Yeni Nesilcilik için oldukça önemli bir sanatçıdır. Şimdi en geriye gidelim… 2 Aralık 1891 yılında Untermhaus, Almanya’da doğdu. Annesi bir şairdi Dix’in ancak terzilik yaparak ailesine katkıda bulunuyordu. Babası demir döküm işçisiydi. Resme olan ilgisi ise kuzeni Fritz Amman sayesinde başladı.

otto dix

Amman bir ressamdı ve bir atölyesi vardı. Dix küçük yaşlarda, kuzeninin atölyesinde resimlere ve ressamlara dair pek çok şey öğrendi. Böylece kendisi de resimler yapmaya ve kendini bu alanda geliştirmeye başladı. Kuzeninden aldığı eğitim sayesinde okulda da sınıf arkadaşlarından öne geçti ve öğretmeni tarafından resim yapmaya teşvik edildi. Ardından dört yıl boyunca Carl Senff’in çırağı oldu ve yanında çalıştı. Bu dönemde manzara resimleri yaptı ve kendi geliştirdi.

Resim Eğitimi

Ancak Carl Senff’in yanında ressamlık üzerine eğitim almadı. Burada çıraklığı iç mimarlık üzerineydi. İç mimariye uygun manzara resimleri yapmakla yetiniyordu. 1910 yılında Dresden Güzel Sanatlar Akademisine kabul edildi ve sanatını güçlendirip hayatını değiştirdi. 1914 yılına kadar burada eğitim aldı.

Burada kaldığı zamanlarda Die Brücke, Der Blaue Reiter ve Fütürizm gibi akımlar ve gruplardan etkilendi. Ancak onun hayatını asıl Güzel Sanatlar ve resim sanatında öğrendikleri değili, savaş değiştirecekti…

Savaş Yılları

Otto Dix, sanatının gücünü, gönüllü olarak katıldığı 1.Dünya Savaşı’na borçludur. Güze Sanatlar falan derken bir anda orduda buldu kendini. Kısa süre sonra ise kendini oraya ait hissetmeye başladı diyebiliriz.

Hiç düşünmeden Alman ordusuna gönüllü oldu ve dresden’de topçu birliğine katıldı. 1915 yılında ise onu çok etkileyen, aklından bir daha hiç çıkmayacak olan Somme Muharebesine girdi. Burada bir parantez açmam lazım…

otto dix

Savaş, bir insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden biridir. İnsan küçük bir savaşa girse bile psikolojisini koruması zor bir şey olsa gerek. Ancak Otto Dix dünyanın en büyük Meydan Muharebelerinden birine girmiş ve bunun etkisi resimlerine büyük oranda yansımıştır. Somme Muharebesi sırasında 1 milyondan fazla insan ölmüş ve bu savaşta İngilizler tarafından ilk defa tank kullanılmıştır.

Savaşın Sanatına Etkisi

Otto Dix böyle büyük bir vahşete tanıklık etmiş, birçok kez yaralanmış ve savaşın izlerini taşımıştır. 1917 yılında ise Rusya yapılan bir savaşa katılmıştır. Savaş bittiğinde ise evine madalya ile dönmüştür. Hemen Dresden’e geri dönüp resim çalışmalarına yeniden başlayan Otto Dix Die Brücke ve Der Blaue Reiter gibi ekspresyonist grupların etkisini göstermeye ve güçlü dışavurumcu resimler yapmaya başladı.

otto dix

Yavaş yavaş tarzını olıuşturuyordu. Ardından 1920 yılında ünlü ressam George Grozs ile tanıştı ve Dadaizm akımından etkilendi. Kısa süre sonra Berlin’de bulunan ilk Dada festivaline katıldı. Ancak bu yazımda onun sanatını, Yeni Nesilcilik veya Dada gibi akımlara girmeden, Dışavurumculuk üzerine yaptığı resimleriyle anlatacağım.

Çünkü Otto Dix’in, sanatını icra ederken savaştan ve dışavurumluktan güç aldığını düşünüyorum. Onun resimlerine ve eskiz çalışmalarına bakarak siz de aynı şeyleri görebilirsiniz.

Savaş Tanrısı Mars

Sanatçının otoportre resimleri de oldukça güçlüdür. Çok sayıda savaş temalı resim yapan sanatçı bazı resimlerinde kendini de Savaş Tanrısı Mars olarak resmetmiştir. Resimlerinde hem savaşın korkunç yönlerini gösterir hem de kendini bir kahraman olarak resmeder. Bazı resimleri adeta bir cehennem sahnesi gibidir.

Savaşta gördüğü ve hafızasında atamadığı sahneleri dışavurumsal görüntülere dönüştürür. Fırçasını da tuvale saldırgan bir ritm ile sürer ve güçlü renkler kullanır. Tüm bunları yaparak öfkesini görselleştirmeyi hedeflemektedir. Bunu yaparken kullandığı hızlı fırça darbeleri ise Fütürizm Sanatına ciddi bir şekilde öncülük etmiştir.

Nazi Dönemi

Otto Dix bu çalışmalarını yürütürken artık Dresden Akademisinde öğrenci değil öğretmen olmuştu. 1.Dünya Savaşı biteli yıllar olmuş ve Avrupa yaralarını sarmakla uğraşıyordu. Bu sırada Almanya’da yeni bir hareketlilik başlıyordu. İktidara gelen Naziler yok etme hastalıklarına sanattan başlamışlardı bile…

otto dix

Otto Dix’in de içinde bulunduğu bir çok ressamın özellikle Dışavurumcu ressamların resimlerini ‘Dejenere Sanat’ olarak tanımlıyor ve yok ediyor ya da çalıyorlardı. Kısa süre sonra Otto Dix’in akademik görevine son verdiler. Daha da kötüsü Naziler, Dix’in resimlerinin bir kısmını elinden aldılar…Sadece elinden almak ile kalmadılar, bazı resimlerini ‘Dejenere Sanatı’ adı altında sergilediler sonra da yaktılar.

Otto Dix ve onunla birlikte birçok sanatçı, sadece ve sadece manzara resimleri yapacaklarına yemin ettirildiler. Ancak Dix, Nazileri eleştirmeye ve onlara göndermeli resimler yapmaya devam etti ve Adolf Hitler’e karşı gelmekten tutuklandı.

Savaş, Sanat ve Esaretle Geçen bir Hayat

Tutsak hayatı ise çok uzun sürmedi ve serbest bırakıldı. Hatta İkinci Dünya Savaşı sona ermek üzereyken savaşa bile alındı. İkinci kere çaresiz bir şekilde Nazi Üniforması giyip savaşa girdi ve Fransız askerlerine esir düştü. Esareti uzun sürmedi, kısa süre sonra serbest bırakıldı. Ardından tekrar hayatını geçirdiği Dresden’e döndü. Savaş artık bitmişti. Bundan sonra yine Savaş teması başta olmak üzere pek çok resim yapmaya devam etti. Sonunda 25 Temmuz 1969 yılında 77 yaşında uzun ve yorucu bir hayata veda etti…

Kısaca sizlere Otto Dix’i, hayatını ve resim üslubunu tanıtmaya çalıştım.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Sanatla, sevgiyle ve barışla kalın…

Kaynaklar:
Ekspresyonizm Sanat Ansiklopedisi
Ders Notlarım

Celil Sadık, Pamukkale Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü mezunu, İletişim : celilsadk02@gmail.com , Twitter : @SanatnTarihi

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir