Pompei ve Mimarisi – Tanrıların Gazabı

Napoli, Milano ve Roma’dan sonra İtalya’nın 3. Büyük şehri ve Güney İtalya’nın başkenti olarak kabul ediliyor.

Kuzeydeki İtalyan şehirlerini gezdikten sonra ve her ne kadar olumsuz birçok görüş hakim olsa da sırf Pompei bile insanları Napoli’ye çekmek için yeterlidir. Pompei’ye Napoli Central’den Circumvesuviana adlı trenle Pompei Scavi durağında inerek ulaşılıyor.

pompei

Pompei, MÖ. 5000 yıllarında “Tanrıların Gazabı” adı verilen Vezüv Yanardağı’nın eteklerinde eski bir İtalyan halkı olan Osciler tarafından eski bir lav tabakasının üzerine kurulmuştur ve ismini de Oscan lisanında “beş” anlamına gelen ‘pompe’den almıştır. MS. 79 yılında Vezüv’ün beklenmedik patlaması sonucu lavlar ve küller altında kalmıştır.

pompei

Vezüv Yanardağı

Pompei, liman kenti olmasından dolayı önemli bir ticaret merkeziydi. Bunun yanında eğlence, kumar, gladyatör dövüşleri ve en önemlisi cinsellik ön plandaydı. Yaklaşık 20.000 kişinin yaşadığı şehirde nüfusun yüzde 60’ını asiller, yüzde 40’ını ise köleler oluşturuyordu.

Asiller öyle bir zenginlik içindeydiler ki daha fazla yemek yiyebilmek için yemek yer, daha sonra kaz tüylerini kullanarak kusarlar ve tekrar yemek yerlerdi.

Tabi bu zenginliğin sonucunda farklı zevkler peşine de düşen Pompei halkında cinsellik ve eşcinsellik hat safhaya ulaşmıştır. Şehrin hemen her köşesine birçok genelev inşa edilmiş ve hatta şehrin ticaret merkezi olmasından dolayı şehre gelen yabancıların genelevleri bulması kolay olsun diye birçok yerde penis şeklinde tabelalar bulunuyormuş.

Tabi bu durumda şehrin cinselliğe olan ilgisi sanat eserlerine de yansımış.

Yapılan kazılarda birçok cinsel içerikli freskler ve küçük heykeller bulunmuş.

Hatta 1800’lü yıllarda yapılan kazılarda seks ve üreme tanrısı olan Priapus’un devasa boyutlardaki penis heykeli, Napoli kralı 1. Francis’in duyduğu utanç sebebiyle National Museum’da yaklaşık 100 yıl boyunca gizlenmiş ve ancak 2000’lerde tekrar sergilenmeye başlanmıştır.

pompei

Mahkeme Salonu

Patlamadan kurtulan Plinly adında bir gencin yazdığı bir mektup bulunmuş. Plinly’e göre patlama günü Pompei ‘de iki büyük tören düzenleniyormuş. Birincisi Pompei halkının babası olarak görülen Augustus’un ölüm yıldönümü olması, ikincisi ise şehrin koruyucu ruhları adına düzenlenen festival.

Tabi öncesinde birçok küçük artçı depremler olduğu ve insanlar buna alışkın olduğu için kimse o gün gerçekleşen depremi önemsememiş.pompeipompei
Bunun yanında Vezüv Yanardağı çevresi bağ bahçeleriyle çevrili yeşillik bir alandı ve Vezüv’ün kraterleri hariç çevrede eski dönemleri yansıtan herhangi bir iz yoktu.

Halbuki Vezüv daha önce de patlamıştı ve Yunan coğrafyacı Strabon bunu keşfetmişti. Fakat bundan kimseye bahsetmeyi uygun bulmamıştı. Bahsetmişse bile kimsenin kendisine inanmadığı tahmin ediliyor.pompei

MS.79 yılının bir Ağustos günü Vezüv’ün ağzından yükselen bir kül bulutu birkaç saat içinde bütün şehri kapladı. Halk paniğe kapılıp limana kaçmaya başladı. Plinly’nin Roma donanmasında amiral olan amcası da limanda Pompei’lileri kurtarmaya çalışıyordu. Gemilere binebilenler oradan uzaklaştılar.

Gökten kızgın taşlar düşmeye başlamıştı. Kül yağmuru, süngertaşı parçaları ve kükürt buharı şehri kapladı ve devamında da lavlar izledi.

Ardı ardına 3 gün boyunca Pompei üzerine kızgın küller yağmaya devam etti ve Pompei yaklaşık 25 metre kül denizi altında kalarak büyük bir mezarlığa dönüştü. Vezüv öyle kuvvetli püskürtmüştü ki küller Mısır ve Anadolu’ya kadar da ulaşmıştı.pompei

Bölge, patlamadan sonra 1700 yıl boyunca sessizliğe gömüldü. 1748 yılında İspanyol mühendis Rocque Joaquin de Alcubierre tarafından şans eseri keşfedilmesine kadar küller altında kaldı.

Asıl sistemli çalışma 1863 yılında Giuseppe Fiorelli tarafından başlatıldı. Fiorelli, taşlaşmış insanları çıkartarak bugün sergileniyor olmasını sağlamıştır. Çıkarılan kalıntıların bir kısmı Napoli Müzesi’nde, bir kısmı ise Pompei antik kentinde sergilenmektedir.

pompei

Pompei Mimarisi

Pompei’de evler cumhuriyet ve erken imparatorluk dönemlerinde farklı zamanlarda yapılmışlardır ve gelişen mimari ile farklılıklar gösterebilir. Fakat genel olarak Helenistik Yunan etkisiyle geleneksel İtalyan tarzı bir araya gelmiş denilebilir.

Pompei’de halkın yüzde 60’nı oluşturan asillerin evlerinde geleneksel İtalyan tarzında, eski bir İtalyan halkı olan Etrüsklerden gelen bir atrium bulunur. Bahçelerle çevrili müstakil villalar yerine başlıca kentsel ev türü atriumlu evlerdir.

Doğrudan sokağa kadar uzanırlar, çoğunun sokak cephesinde dükkanlar vardır ve yandaki evlerle duvarları bitişiktir. Yapım malzemesi moloz ve taş üzerine alçı sıvalı beton olup, iç yüzeyler genellikle süslenmiştir. Sütunlarda Yunan mimarisinde olduğu gibi ionic, doric ve corinthian başlıklar bulunur

Pompei

Corinthian Sütun Başlığı

Romalı mimar Vitruvius, beş tür atriumlu ev tarif ediyor. İki tür daha yaygındır: Toskana(en popüler olanı) ve tetrastil(dört sütunlu). Orijinal olarak MÖ dördüncü yüzyıla ait ve Pompei’de bize ulaşan en eski evlerden biri olan Cerrah Evi’nin ortasında bir Toskana atriumu vardır.

Sokaktan bir giriş holünden (fauces) geçilerek atriuma girilir. Oda compluvium yoluyla göğe açılır; yağmur sığ bir havuza (impluvium) ve aşağıdaki su deposuna akar.

Bu atriumu Toskanalı kılan özelliği, havuzun çevresinde sütun bulunmamasıdır; tavan bunun yerine güçlü merteklerle desteklenir.

Compluvium, önemli bir işlevi daha yerine getirir: normalde yalnızca küçük yarık pencerelerden ve gerideki revaktan gelen ve yağ kandilleri ile yağdan mumlara desteklenen ışığın içeri girmesini sağlar. bu ana oda, daha ılık havalarda hoş, ama soğuk mevsimlerde son derece serin olmalı, o dönemlerde aile mangallarıyla daha küçük kapalı odalara çekilirdi.

Atriumdan genellikle simetrik olarak dizilmiş daha küçük odalar geçilir. Mobilyalar genellikle basit ve taşınabilir herhangi bir odanın işlevi kısa bir sürede değiştirilebilirdi. Ana işlevler şöyleydi: Yatak odası olarak kullanılabilen küçük odalar (cubiculum) ataların portre büstlerinin durduğu iki kanat (alae); arkada en önemli oda olan yemek odası(triclinium) ve ana kabul odası (tablinium).

Tabliniumda, ev sahibi ve ailesi misafirleri resmi bir şekilde karşılarlardı. Zengin bir adamın öneri, para ve destek için eline bakan pek çok ”müşterisi” olurdu ve onları burada kabul ederdi.

Cerrah evi’nin arka tarafında, bir revak ve bahçe var. Sıra dışı yamuk biçimdeki bahçe mülkün tuhaf biçimini yansıtıyor. Aynı şekilde, mutfak da tuhaf biçimli bir köşede; böyle evlerde mutfak küçüktü ve mümkün olan bir noktaya sıkıştırılırdı.

pompei plan

Cerrah Evi

Nüfusunun yaklaşık 20.000 kişiye ulaştığı düşünülen Pompei’de su ve kanalizasyon kanalları, 3 adet amfitiyatrosu, stadyumu, limanı, yazıcı dükkanları, balmumunda tabletleri, hamamları, meyhaneleri, mahkeme salonu, tapınakları, restaurantları ve mozaikleriyle bir antik Yunan kentini andırıyor.

Hemen her sokağın köşesinde üzerinde farklı şekiller olan sokak çeşmeleri mevcut. Su sistemleri o kadar gelişmiş ki sokak çeşmelerine, yüzme havuzlarına, hamamlara, evlere ve işyerlerine su gidebiliyor.pompei

pompei

Evlerin duvarlarına açtıkları deliklerden sokaktan geçen yollara bağlantılı bir boru sistemi oluşturarak kanalizasyon sistemi geliştirmişlerdir.

İnsanlar yollardan karşıdan karşıya geçerken dışkılarla temas etmemesi için de yüksek taşlardan örülü yaya geçidi sistemi oluşturmuşlardır. Bu taşları yerleştirirken de yollardan geçen at arabalarına engel olmayacak şekilde hizalamışlardır.

pompei

Pompei, dönemin “zevk-İ sefa” şehri olmasından dolayı hem Hristiyan hem İslam dünyasında birçok dini literatüre de konu olmuş durumda. “Tanrıların Gazabı” olarak adlandırılan Vezüv bir yana Sodom ve Gomore gibi Allah’ın ceza verdiği bir şehir olduğu inanışı da bazı kesimlerce hakim.

Kilisenin “Sapkınlığa yönelirseniz sonunuz Pompei gibi olur” diyerek halkı korkuttuğu bir şehir. Açıkçası günümüzde de şehirden ayrılırken magnet almak isteyenler olursa iki kere düşünmesi gerekebilir çünkü magnetlerin birçoğu cinsel içerikli ve penis şeklinde.

pompei

Son yapılan araştırmalara göre Vezüv’ün ikibin yılda bir büyük bir patlama yaptığı ortaya koyulmuş durumda ve hala aktif volkanlar arasında gösteriliyor. Bu durumda bu yüzyılın sonunda büyük bir patlama bekleniyor.

Bölgede yaşayan 3 milyon insanı düşününce, meydana gelecek bir olası bir büyük patlamada çok daha büyük felaketlerin olacağı bir gerçek.

OKUMAYA DEVAM ET >> Roma Sanatı ve Mimarisi – Etrüskler

Kaynak

.Gezi Notlarım

.Arkeo284 – Pompei Evler

Avatar
Furkan Özerenler, Kocaeli Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü Mezunu

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir