Şehzade Camii – İstanbul | Mimar Sinan Eserleri

- Okuma süresi: 3 dk, 27 sn

Şehzade Camii ve Külliyesi

Mimar Sinan’ın yaptığı bu külliye 1.Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman, Saruhan’da Sancak Beyliği yaparken ölen oğlu Şehzade Mehmed için yaptırmıştır bu yapıyı.

Külliyenin içerisine önce 22 yaşında ölen Şehzade Mehmed’ in türbesi inşa edilmiştir. Caminin yapımı ise 1543-1548 yılları arasında 5 yıl sürmüştür. Ayrıca külliyenin içerisinde; medrese, imaret, tabhane ve sıbyan mektebi bulunur.

Külliye Düzeni

Bu yapı Mimar Sinan’ın ilk Selatin Külliyesidir. Sultanların yaptırdıkları yapılara ”Selatin Külliyesi” adı verilmektedir. Mimar Sinan Cami ve türbeleri bir bölüme, diğer külliye yapılarını ise başka bir bölüme ayırarak yeni bir deneme yapmış ve daha önce ki dönemlerde Osmanlı Mimarisinde gelişi güzel yerleştirilen bu bölümleri bir düzen içine sokmuştur.

Ayrıca yapı anıtsal olabilmesi bakımından İstanbul’un merkezine konumlandırılmıştır. Külliye içerisinde ; Şehzade Mahmud ve Rüstem Paşa’ya ait türbeler bulunmaktadır. Dış avluda yer alan kısımda ise Destari Mustafa Paşa’nın türbesi yer almaktadır.

Planı

Caminin mimarisine gelecek olursak merkezi plan sisteminde yapıldığını söyleyebiliriz. İki minareli ve avlulu bir yapıdır. Avlusu olması ve avlunun yapısı bakımından Edirne Üç Şerefeli Cami ile büyük  benzerlik gösterir.

Şehzade Camii Planı

Piramidal Uygulama

Ana kubbenin dört yönü yarım kubbelerle desteklenmiştir. Yarım kubbelerin ise eksedralarla tekrar desteklenmiş ve köşelerde ise kuleler kullanılmıştır.

Bütün bu sistem bir kademelenme yaratarak yapıya piramidal bir görünüm kazandırmaktadır. Mimar Sinan bu kademelenmeyi yani piramidalleşmeyi daha sonra diğer yapılarında da kullanmıştır. Özellikle Edirne Selimiye Camii’de bu özelliği mükemmel bir hale getirdiğini söyleyebiliriz.

İLGİLİ : Mimar Sinan – Anıtsal Eserlerin Mimarı

Yenilikler ve Çözümler

Yapıya aynı zamanda is odaları yerleştirilerek caminin içerisinde yanan kandil ve mumların isleri buraya toplanmış ve bunlardan mürekkep elde edilmiştir.

Isınma, havalandırma ve akustik gibi pek çok soruna da çözüm getirilmiştir. Örneğin; İmamın sesinin cami içinde her noktadan duyulabilmesi için yani Akustik sorunu için kubbe içerisine büyük cam kavanozlar yerleştirilmiştir.

Avlu ve Taç Kapı

Avluda ise mahfillerin bulunması ilk kez karşılaşmadığımız bir durumdur. Muhtemelen Mimar Sinan yapının içinden yer kazanmak isteyerek böyle bir uygulamaya gitmiştir.Mahfiller bugün bakıldığında avluda değiller çünkü sonraki dönemlerde avludan da kaldırılmışlar.

Ayrıca avluda üç kapı bulunmaktadır. Bunlardan biri Taç Kapı diğer ikisi ise normal kapılar, biri doğuda diğeri batıda yer alıyor. Taç Kapı ise Anadolu Selçuklu Taç kapıları geleneğine sahiptir. Avlu duvarlarında ise abdest için çeşmelere yer verilmiştir.

Süsleme

Yapının süslemelerine gelecek olursak Mimar Sinan’ın daha önce hiç bir camisinde bu kadar taş süsleme yaptırdığı görülmemiştir.

Şehzade Mehmed’in Türbesi de Cami kadar süslüdür ve özellikle çinileri ile dikkat çeker. Caminin minberi ise mermerdendir ve ajur tekniği kullanılarak yapılmıştır. Minaresinde yine yoğun bir taş üzeri süsleme vardır ve bu özellik Mimar Sinan’ın sadece bu eserinde vardır.

Anadolu Selçuklu Taç kapıları gelenğini taşıyan taç kapı devasa boyutlara sahip olmasının yanı sıra mukarnas ve kavsaralarla haeketlendirilmiş ve süslenmiştir. Son olarak Şehzade Mehmed’in türbesinde ahşapttan bir taht bulunmaktadır.

Şehzade Camii hakkında kısaca bilgiler vermeye çalıştım. Umarım beğenirsiniz. Okuduğunuz için teşekkür ederim sanatla kalın.

Kaynaklar;

Oktay Aslanapa – Osmanlı Devri Mimarisi

Oktay Aslanapa – Türk Sanatı

Ders Notlarım

Celil Sadık, Pamukkale Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü mezunu, İletişim : celilsadk02@gmail.com , Twitter : @SanatnTarihi

1 Yorum

  1. mehmet ali eruzun

    27 Mart 2018 at 05:39

    eser kısaca tanımlama adına detaya geçilmemiş. onun için yazı için bir şey söylemek yanlış olur. benim dikkat çekmek istediğim nokta kaynaklar. Oktay Aslanapa iyi bir araştırmacı zamanındaki imkanlarla sayı olarak geniş bir eser incelemesi yapmış. ancak zamanla özellikle çizimlerde hatalar görülmüş. zaten kendisi de pek detaycı değil. mimari alanda Doğan Kuban daha sağlamdır. 2002 mezunuyum sanat tarihinden koptum belki Kuban’dan daha detaycı araştırmacılar da çıkmıştır.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir