Sivas Şifaiye Darüşşifa, Medrese ve Türbesi

- Okuma süresi: 5 dk, 25 sn

Sivas Şifaiye Darüşşifa, Medrese ve Türbesi

Yapı 1217 yılında 1. İzzeddin Keykavus tarafından yaptırılmıştır. Eskikale Mahallesi, Kent Meydanında, Sivas Çifte Minareli Medrese’nin tam karşısında olan bu Selçuklu yapısı 3400 metrekare alanı kaplar.

Anadolu’daki en büyük Selçuklu Darüşşifa’sıdır. Yapı Osmanlı Döneminde 1768 yılında çıkan bir ferman ile Medrese olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Plan Özellikleri

Plan tipi olarak dört eyvanlı olarak tasarlanmıştır. Merkezde bir avlu yer alır ve avlunun etrafı revak ile çevrilidir. 48×68 ölçülerinde Dikdörtgen bir alanı kaplayan yapı kesme taş malzeme ile yapılmıştır. Ana eyvanın iki yanında birer büyük salon bulunmaktadır.

Taç Kapı

Yapı için belirleyici olan aslan ve boğa kabartması Taç kapıda yer almaktadır. Özellikle tipik bir Selçuklu taç kapısında görebileceğimiz taş işçiliğini bu yapıda da görmek mümkündür. Anadolu Selçuklu yapılarının taç kapıları gerçekten muazzamdır.

sivas-sifaiye-medresesi

Yapının 1.İzzeddin Keykavus tarafından 1217 yılında yaptırıldığını da bu taç kapı üzerinde yer alan kitabeden biliyoruz. Taç kapı cepheden biraz öne taşırılmıştır. Yani giriş vurgulanmak istenmiştir. Selçuklular yapıların giriş bölümlerine kesinlikle çok özenli davranmışlardır. Yapının en yoğun süslemesi de yine burada görülür.

Kapı kavsarasında dokuz sıralı bir mukarnas görüyoruz. Ayrıca yan taraflarda yıldız ve geometrik motiflere yer verilmiştir. Bu derin mukarnaslar ve bir takım geometrik desenler gün içinde ışığın farklı açılardan kapıya gelmesiyle gölge-ışık oyunlarının sahnelendiği bir gösteriye dönüşmektedir.

Özellikle yapıldığı dönem daha canlı görünen taş işçiliği ve dış cephesi akşam güneşinde nasıl gözüküyordu çok merak ediyorum.

Bunu sadece bu yapı için değil, tüm Anadolu Selçuklu taç kapıları için aynı şeyi düşünüyorum. Kapının kemer kısımında uyumlu şekilde yerleştirilmiş iki hayvan figürü de görülmektedir. Daha önce kısaca bahsetmiştik bunlar aslan ve boğa motifleri. Sağdaki aslan solda yer alan ise boğa motifi.

Tabi oldukça tahrip olmuşlar. Bu yüzden ikisinde aslan motifi olma ihtimali de vardır. Ancak biri çok daha kötü durumda olduğu için onun da aslan olduğunu söylemek zor.

Aslında boğa olduğunu söylemek de zor. Aslan figürü gücü ve sağlığı sembolize ettiği için kullanılmış olmalıdır. Hastaların hasta girip, aslan gibi çıkmasını temenni eden bir semboldür de diyebiliriz.

İzzeddin Keykavus İçin Önemi

Güneyde yer alan eyvan İzzeddin Keykavus’un türbesinin yer aldığı kısımdır. Yapının mimarının kim olduğu ise bilinmiyor. Ayrıca yapıya ait yazılı belgelerin sayısı çok değil. Yine de yapının çevresindeki yerleşimler ve yapılar ile ilgili belgeler mevcut. Ancak burada tıp bilimi için kimler uğraştı o da tam olarak bilinmiyor.

sivas-sifaiye-medresesi

Sivaslı Hekim Ali’nin bu Darüşşifa’da çalıştığı düşünülmektedir. İzeddin Keykavus’un bu yapıyı çok sevdiği düşünülüyor çünkü buraya gömülmeyi kendisi istemiş.

Gençliğinde bir hastalığa yakalanan İzzeddin Keykavus tıp bilimine de bu hastalıkta sonra merak sarmıştır. Çevresinde sürekli iyi hekimler olduğu ve onlarla tıp hakkında sohbetler ettiği bilinmektedir.

Ana Eyvan

Yapıda kesme taş malzeme kullanıldığını söylemiştim. Tabi tüm yapıda bunu görmüyoruz. Yapıda genel olarak taş ve tuğla karışık olarak kullanılmıştır.

Şimdi gelelim yapıda aslan ve boğa gibi sembol olmuş diğer iki önemli sembol motife. Bu motifler ana eyvanın iki köşesinde yer alan erkek ve kadın motifleridir.

sivas-sifaiye-medresesi

Sağ tarafta yer alan ay figürünün içinde yer alan örgülü saçları olan kadın başı motifidir. Bu motifin çevresinde “La-İlâhe İllallâh Muhammedün Resûlllâh” yazısı bulunmaktadır.

Sol tarafta ise güneş figürü içinde bir erkek başı figürü vardır. Onun da çevresinde “La-İlâhe İllallâh Muhammedün Resûlllâh” yazısı bulunmaktadır. Bunun dışında ana eyvan bölümünde de Taç kapıda olduğu gibi yıldız motifleri görülmektedir.

sivas-sifaiye-medresesi

İzzeddin Keykavus Türbesi

Geldik Türbesine. Kompleksin içerisinde İzzeddin Keykuvas’a ait bir türbe bulunduğunu söylemiştik. Bu türbenin tarihi ise 1220. Yapıda üzeri külah ile örtülü yer işte bu türbedir. Türbe kareye yakın plana sahip, tuğla kansaklı ve sivri külah ile örtülü bir yapıdır.

sivas-sifaiye-medresesi

Türbe içinde Keykavus’un sandukası hariç on üç kadar sanduka daha bulunmaktadır. Mihrap önünde yer alan sanduka İzzeddin Keykavus’a ait olan sandukadır.

Türbede zengin bir çini süsleme ile karşılaşıyoruz. Yine geometrik motifler ve yıldız motifleri bu çinilerde de görülüyor. Buna ek olarak Kufi yazıları da bulunmaktadır.

Kullanılan renkler ise firuze, lacivert, mavi ve beyazdır. Türbenin içinde sağ tarafta yer alan pencere üzerindeki alınlıkta çini süslemeleri yapan kişinin adı yazmaktadır.

sivas-sifaiye-medresesi

Bu yazıya göre çini süslemeleri ” Ahbet bin Bekir-ül Marendi ” yapmıştır. Ayrıca bu türbede oldukça duygu yüklü bir yazı kuşağı yer alıyor. Hastalığa yakalanıp genç yaşta ölen İzzeddin Keykavus’un söylediği düşünülen bu yazı kuşağında “Biz sarayların geniş mekânlarından, kabirlerin dar bölmelerine getirildik.” yazmaktadır.

sivas-sifaiye-medresesi

Yapı ayrıca Türk Tarih Kurumu tarafından 1937 yılında incelemeye alınmış ve kazılar başlatılmıştır. Bu kazı çalışmaları Sedat Çetintaş tarafından yapılmıştır.

Söyleyeceklerim bu kadar. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Sanatla kalın.

Kaynaklar
Oktay Aslanapa ”Türk Sanatı”
Gönül Cantay ”Sivas 1. İzzeddin Keykavus Darüşşifası”
Ders Notlarım.

Celil Sadık, Pamukkale Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü mezunu, İletişim : celilsadk02@gmail.com , Twitter : @SanatnTarihi

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir