Türk Mitolojisinde Yılbaşı ve Çam Ağacı Süsleme Geleneği

- Okuma süresi: 3 dk, 16 sn

Türk Mitolojisinde Yeni Yıl

Yeni yıl kutlama geleneğinin kültürümüzdeki yerini daha iyi kavrayabilmek için İslamiyet öncesi Türk geleneklerine bakarak, zamansal olarak yeni bir takvim yılına geçmenin herhangi bir tür holywood etkisi değil de tüm kültürlerde farklı şekillerde de olsa doğal olarak var olan bir kutlama, gelenek olduğunu anlatmaya çalışacağız. Öncelikle Türklerde yeni yılın ilk günü kabul edilen Nardugan’a bakalım.

Nardugan

Nardugan kelimesi etimolojik olarak Moğol dilinde Nar( Güneş ) ve Türkçe deki Tugan ( Doğan ) kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir kelimedir.

Nardugan aynı şekilde Antik Yunan’da Dionysos Şenlikleri olarak, Roma’da ise Satürnalya olarak kutlanırdı. Aynı Mısır mitolojisinde olduğu gibi Türk mitolojisinde de gece ile gündüz savaş halindeydi.

Türk mitolojisinde gündüzün geceyi bu savaşta yendiği, en uzun gece olan 21 aralıktan sonra güneşin daha çok görünmeye başladığı, gündüzlerin uzadığı ilk gün olan 22 aralık, yeni yılın ilk günü Nardugan’dır.

İLGİLİ : Türk Mitolojisi – Oluşumu, Yaratılış ve Tanrılar

Nardugan’da, Türk mitolojisinde ölümsüzlük sembolü olarak kabul edilen Akçam ağaçları süslenir, bu ağaçların etrafında geleneksel oyunlar oynanır, şarkılar söylenir ve eğlence düzenlenirdi.

Çam Bayramı

Çam ağacının Türklerde ölümsüzlük sembolü olması ve inanışa göre tüm insan ırkının türediği ağaç olması sebebiyle kutsal kabul ediliyordu.

Murad Adji’nin Türklerin ve Büyük Bozkırın Kadim Tarihi adlı kaynağında konuyla ilgili ”Altay’da Çam ağacının her zaman esrar dolu bir güzelliğe sahip olduğu kabul edilmiştir” der.

Türk mitolojisinde Güneş ve Ay, Tanrı Ülgen’in emrindeydi. Ay yılı esasına göre 25 Aralık’ta gündüz geceyi yeniyordu ve insanlar bu tarihte geri verilen güneş için Ülgen’e teşekkür ediyorlardı.

Yeni yılda dualarının kabul edilmesi için Ülgen’in çok sevdiği bir çam ağacının dallarına renkli kurdeleler, çaputlar bağlayarak süslüyor ve yanına hediyeler bırakıyorlardı. İnsanlar aydınlığın karanlığı yenmesini kutluyordu.

Bazı kaynaklar mitolojide Ülgen’in gösterişli ”kırmızı” bir kaftan giymesi ve dış görünüşünden ( kaftan, şapka, kuşak, çizmeler) yola çıkarak, Ded Moroz, Santa Claus veya Noel Baba’nın aslında tamamen Türklere ait olduğuna yer vermiştir.

Doç. Dr. Haluk Berkmen, araştırmalarına göre Noel Ağacı süsleme geleneğinin kökenini İslamiyet öncesi Asya Türklerine ait Hayat Ağacı inancına dayandırmıştır. Akçam ağacının kış mevsiminde dahi yapraklarını dökmemesi ve sürekli yeşil kalması sebebiyle Türkler’de ”hayat ağacı” diye adlandırılmıştı.

turk mitolojisinde yilbasi

Bahsi geçen araştırmada Hayat Ağacı inancının Amerika yerlilerinde de bulunmasına değinilmiştir. Bu konuda Amerikan Navajo yerlilerine ait bir çizim ile bir Asya Türkünün işlediği halı karşılaştırılmış, bu yerlilerin de Türkler gibi bir doğa dini olarak kabul edilebilecek Şamanlığa inandıkları vurgulanmış ve benzerliğe dikkat çekilmiştir.

Ayrıca Hayat Ağacı ve insan ırkının ağaçtan türediği ve buna benzer birçok konuda Türk mitolojisi ile İskandinav mitolojisi arasındaki benzerlikler de araştırılmaya değerdir.

Kaynaklar;

Doç. Dr. Haluk BerkmenNoel ve Nardugan, Murad AdjiKıpçaklar : Türklerin ve Büyük Bozkırın Kadim Tarihi, Muazzez İlmiye Çığ – MERKAM söyleşisi ( Cumhuriyet Gazetesi )

Ali Kalburcu
Ali Kalburcu, Anadolu Üniversitesi'nde Sanat Tarihi okuyor. İletişim : ali@tarihlisanat.com

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir